PKK ile mücadelede ?Bürokratik sıkıntı?

TMYK Başkanı Çiçek, Güvenlik Müsteşarlığı kurulmasında ?bürokratik sıkıntı? olduğunu açıkladı

PKK ile yalnızca askeri alanda değil, topyekûn mücadele amacıyla kurulması kararlaştırılan Güvenlik Müsteşarlığı konusuna muhtemelen bugün Başbakan Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ arasında yapılması planlanan haftalık görüşmede yine değinilecek. Ama bugünkü görüşmeden de somut bir sonuç çıkması ihtimali yüksek değil.
En azından Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek beklemiyor. Çiçek, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu (TMYK) Başkanı sıfatıyla İçişleri Bakanlığı’na bağlı kurulması düşünülen Güvenlik Müsteşarlığı çalışmalarında eşgüdümü sağlayan ve Başbakan Erdoğan’a
rapor veren en üst düzey yetkili.
Çiçek’in kararsarlığı nereden kaynaklanıyor? Aylardır yazılıp çizilen istihbarat örgütleri
(MİT, Jandarma, Emniyet) arasındaki ihtilafın en azından engelleyici olmaktan çıktığı konuşuluyordu. Ancak güvenlikle ilgili devlet kuruluşlarının kendi yetki (ve bir nevi egemenlik) alanlarını diğerleriyle paylaşmak istemedikleri de biliniyordu. Örneğin İçişleri’ne bağlı bir müsteşarlık kurulacağı açıklandığında, polislerin Emniyet Genel Müdürlüğü’nün müsteşarlık düzeyine yükseltilmesi gerektiği yolundaki görüşü yeniden tartışmaya açması gibi gelişmeler yaşandı.
Gecikme bu tür bir yetki paylaşma ihtilafından mı kaynaklanıyordu?
Cemil Çiçek dünkü telefon görüşmemizde kısa ama çok şey anlatan bir yanıt verdi: “Yeni yapının kurulması gereği üzerine bir ihtilaf yok. İçişlerine bağlı ve müsteşarlık düzeyinde
olmasında da bir ihtilaf yok. Yeni kuruluşun hangi yetkilere sahip olması üzerine bir sıkıntı
yaşanıyor. Sıkıntı bürokratik.”
Çiçek daha fazla konuşmuyor. Ama söylediklerinin üzerine biraz gidip birkaç telefon görüşmesi yapınca ortaya şöyle bir manzara çıkıyor: Terörle mücadele alanında hemen hemen yeni kurulacak Güvenlik Müsteşarlığı’nın yetkilerine sahip bir devlet dairesi var aslında. Adı, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü. Halen TMYK’nın sekreterlik hizmetlerini üstlenen daire de bu. Güvenlik konularında Başbakan’a raporlar derlemek işini de üstleniyorlar.
Dairenin bir önceki genel müdürü Muammer Türker’in Hakkâri Valiliğine atanması
sonrasında yerine asaleten atama yapılmadı, vekâleten yürütülüyor. Kulislere, Güvenlik İşleri elemanlarının, Güvenlik Müsteşarlığı kurulduktan sonra kendilerine gerek kalmayacağı endişesine kapıldıkları bilgisi yansıyor.
Çiçek’in söz ettiği “bürokratik sıkıntının” bir kaynağı, ama hiç de azımsanmaması
gereken bir kaynağı da bu olsa gerek.
Bu nedenle hükümet katında daha fazla yetki karmaşasına yol açmamak için Güvenlik İşleri’nin yeni kurulacak Güvenlik Müsteşarlığı’na eklemlenmesi, ama Güvenlik
İşleri elemanlarının da Müsteşarlık içinde değerlendirilerek emeklerinin zayi edilmemesi gibi bir görüş ortaya çıkmış gibi görünüyor. Ama bütün bu bürokratik manevralar inanılmaz
zaman ve enerji kaybına yol açıyor, alınması gereken önlemler gecikiyor.
Peki Meclis’in neredeyse üçte işkisine sahip AK Parti hükümeti için kendisine bağlı
bürokrasiyi düzenlemek neden bu kadar zaman alıyor? Neden bu kadar zor? Bürokratik sıkıntının giderilmesi bir kararnameye, bilemediniz bir yasaya bakıyorken, neden  bu kadar zaman alıyor? Kesin bir yanıt almak mümkün olmuyor.
Çiçek, “Bakarsınız bir anda çözülüverir” diyor, ama 29 Mart yerel seçimlerinden önce netice alınması ihtimalini görmüyor.
“Meclis muhtemelen haftaya tatile girer” diyor; “Yasa çıkarmak mümkün olmaz. O yüzden seçimden önce beklemiyorum.”
Seçim deyince AK Parti’nin en az İstanbul ve Ankara kadar, hatta durumun hassasiyeti nedeniyle daha da fazla önem verdiği yer Diyarbakır. Hafta sonu Başbakan Erdoğan Diyarbakır’a gitmeye hazırlanıyor. DTP’liler dün Diyarbakır AK Parti İl Merkezi’ni taşlayarak tehlikeli ve sert bir açılış yaptılar hafta sonu için. Seçim sert geçecek diyoruz ya, Ankara ve İstanbul’daki sertlik siyasi, Diyarbakır’daki ise fiziki. Siyasi rekabetin meşruluğunu zedeleyen bir gerilim söz konusu.
PKK’ya karşı mücadelede askeri yolların dışındaki önlemlere bir an önce başlanması bu gerlimin seçimlerden sonra yurt çapına yayılmaması için de önemli. Türkiye’nin bürokratik sıkıntılarla kaybedecek daha fazla zamanı ve enerjisi olmamalı.