PKK ile "tahkim edilmiş ateşkes" konuşuluyor, ortak açıklama gelebilir

4 Şubat İmralı görüşmesi beklendiği gibi önemli sonuçlar getirdi. Öcalan HDP'nin seçime girme kararını destekliyor. Hükümet ve HDP önümüzdeki günlerde ortak süreç açıklaması yapabilir.

Sizce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile dünkü görüşmelerindeki en önemli konu ne olmuştur?

Fidan’ın AK Parti’den milletvekili adayı olup olmayacağı mı?

Yoksa giderek terör dozunu vahşete çeviren Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne, El-Kaide ve benzerlerine karşı giderek sertleşen uluslararası mücadeleye dair Türkiye’nin atacağı adımlar mı?

Yoksa bir gün önceki İmralı görüşmelerinin sonucu mu?

Diğerleri önemsizdir demiyorum, ama Kürt diyalog süreciyle 7 Haziran seçimlerini iç içe geçiren İmralı görüşmesi mutlaka konuşulmuş olmalı.

***

İmralı’da 4 Şubat görüşmesi beklendiği üzere (Radikal, 3 Şubat 2015) önemli sonuçlara yol açmış görünüyor.

Görüşmeye dair henüz resmi açıklama yapılmış değil. Tarafların ketumiyeti nedeniyle henüz tam olarak nelerin olduğunu öğrenmek zor oluyor. Ancak kaynak açıklamama sözüyle edindiğimiz bilgileri bir araya getirince çıkan manzara dahi yeterince önemli sonuçlar içeriyor.

Görüşme öncesi bir hükümetin, bir de HDP’nin yasadışı PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ağzından duymak istediği iki konu vardı.

Hükümet, Öcalan’ın o çok beklenen “silahlı mücadeleye son” ya da en azından “mutlak eylemsizlik” açıklamasını yapmasını bekliyordu. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan bunun için 21 Mart Nevruz kutlamalarına dek gün vermişti.

HDP ise Öcalan’ın seçimlere parti olarak girip, Meclis dışında kalma riskini de göze alarak yüzde 10 barajı ve dolayısıyla AK Parti hükümetine meydan okuma kararını destekleyip desteklemediğini merak ediyordu.

***

Dolayısıyla şöyle bir siyasi denklem oluşmuş gibiydi: Öcalan desteğini HDP’nin daha öncekiler gibi bağımsız milletvekilleri toplamı olarak Meclis’e girmesi yolunda kullanırsa, bu PKK ile diyalog sürecinde tam mutabakat işareti sayılacaktı; artık hükümete meydan okuma gereği kalmamış olacaktı.

Ancak Öcalan’ın HDP’nin seçime parti olarak girmesine desteği devam ediyor olmasına karşın, görüşmelerin çökmediği, tersine yeni bir ara yolda uzlaşma ihtimalinin arttığı anlaşılıyor.

Hükümetin PKK ile “tahkim edilmiş ateşkes” üzerinde konuştuğunu söylemek mümkün. Keza hükümet 2 Ekim 2014 kararnamesi ile görüşmeleri yürütmek üzere başında Muhammed Dervişoğlu’nun bulunduğu Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nı yetkili kıldığına göre, görüşmelerin hükümet adına yürütüldüğünü söylemek de mümkün.

Peki, nedir bu “tahkim edilmiş ateşkes”.

***

Erdoğan’ın girişimi ile Fidan aracılığıyla Öcalan ile İmralı’da doğrudan görüşmelerin başladığı 2012 sonundan bu yana zaten fiili ateşkes durumu var.

Fiili ateşkes kan banyosunu durdurdu, hem asker, polis aileleri, hem militanların aileleri nefes aldı. Ancak ne bölgeye henüz barış geldiğinden, hem de kamu düzeninin yerinde olduğundan söz edilebilir.

PKK’nın, moda deyimle, kendi paralel devletini kurma girişiminden, mesela HDP’li belediyelerin kırsalında kendi mahkemelerini karakollarını, askere alma ve vergi dairelerini oluşturmasından Ankara had safhada rahatsız. Ancak hükümetin çatışmasızlığın devamı adına asker ve polise operasyon izni vermemesi nedeniyle bu konuda bir şey yapılmıyor. Yine de Cizre’de olduğu gibi kamuoyundan saklanamayacak patlamalar yaşanıyor.

Tablo bu olunca “tahkim edilmiş ateşkes” şu anlama geliyor: 1- Ateşkesin sürecin bir parçası olarak resmileşmesi, 2- PKK’nın paralel devlet girişimi uygulamalarına son vermesi, 3- Yol kesme ve kontrollerine son verilerek seyahat güvenliğinin sağlanması, 4- Bölgedeki inşaat ve ekonomik faaliyetin engellenmesine, tahribine son verilmesi.

***

Bunun karşılığında, tabii Öcalan’ın açıklama yapmasıyla birlikte, hükümetin zaten hazırlıkları az çok tamam olan bazı adımları atması söz konusu olabilecek.

Örneğin Meclis’te oylanmayı bekleyen Avrupa Yerel Yönetimler Şartı’nın genel Kurul’a indirilmesi. Bu şart yerel yönetimlere siyasi olmasa da idari ve mali anlamda ciddi özerklik imkânları sağlıyor.

Örneğin Öcalan’a daha geniş hareket imkânı sağlanması… Buna Öcalan’ın İmralı adasındaki Adalet Bakanlığı’nın eski Mete Kampı’nda bir tür ev hapsine alınması, İmralı’daki diğer PKK’lı mahkûmların sekretarya, arşiv ve büro hizmeti görebilecek, bilgisayar, tercihan yabancı dil özellikleri olan daha genç olanlarla değiştirilmesi; Öcalan’a bir nevi başkanlık makamı tahsisi.

Mutlaka her iki tarafta da başka maddeler var, dediğimiz gibi, bunlar ilk ağızda öğrenebildiklerimiz.

***

Şimdi sırada HDP’lilerin Kandil ve Brüksel’e giderek bu durumu anlatmaları, oradan aldıkları cevapla Ankara’ya dönmeleri var.

O aşamada hükümet temsilcileriyle başka görüşmeler de olması bekleniyor.

İşler planlandığı gibi giderse, önümüzdeki günlerde hükümet yetkilileriyle HDP’lilerin ilk kez gidişat üzerine ortak bir açıklama yapması dahi söz konusu.

Ayrıntılar ortaya çıktıkça sizinle paylaşmaya devam edeceğiz.