PKK üzerine tam saha baskı

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun aldığı kararların açıklanan bölümü dahi yeterince önemli.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun aldığı kararların açıklanan bölümü dahi yeterince önemli. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın en son mayıs ayında vurguladığı 'siyasi direktif' gereği, büyük ölçüde dünkü 'sınır ötesi dahil gerekli önlemler' için gerekli kurumlara 'emir ve talimat' verildiği cümlesinde karşılanıyordu.
Hükümetin, Meclis'e sınır ötesi harekât konusunda yetkiyi Türk Silahlı Kuvvetleri'ne veren bir tezkere sevk edeceği yolundaki haberler, gece saatlerine dek doğrulanamamıştı.
Ama durumun ciddiyeti, toplantıya katılan Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan tarafından ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'a, daha ABD'de sabah olmadan makamına davet ederek tebliğ edildi. Ne de olsa Irak hava sahası ABD güçlerinin kontrolündeydi ve sınırı aşan Türk askerlerinin (Büyükanıt'ın dikkat çektiği gibi) PKK militanlarının yanı sıra Mesut Barzani peşmergeleri ve ABD askerleri ile karşılaşma ihtimali vardı.
Peki Türkiye bu ihtimali, yani ABD ile karşı karşıya gelmeyi, Profesör Hasan Köni'nin deyimiyle 'Metal Fırtına seçeneğini' göze alır mı? Ankara'da en üst katlarda esen rüzgârların söylediği şu: 'Olmaması için
azami gayreti gösteririz. Öte yandan risk almaya değecekse, risk alınır.'
TMYK açıklamasına ilk yankı Irak'tan geldi. Bağdat'tan yapılan açıklamada, terörizmle mücadelenin en iyi yolunun, geçtiğimiz haftalarda imzalanan Terörle Mücadele Anlaşması olduğu vurgulanıyordu. Oysa anlaşmanın görüşmeleri Ankara'da uzun zaman almış ve Irak tarafı biraz da ABD baskısıyla şimdi can simidi gibi sarıldığı anlaşmayı imzalamıştı.
Yalnızca PKK değil, Irak yönetimi de, örneğin (dün anlaşmanın imzalanmasından sonra Ankara'ya telefon yağdırmaya başlayan) Londra, Nev York merkezli uluslararası yatırımcılar da Türkiye'nin kapsamlı bir sınır ötesi harekâta başlayıp başlamayacağına bakıyorlar.
Tabii bu açıklama ve ardından gelen tezkere ile birlikte Türkiye'de beklentiler farklılaştı. Sınır ötesi harekât denildiğinde insanların zihnindeki algılama ile yaşanan gerçeklik farklı.
Ankara'da sınır ötesi harekât dendiğinde artık anlaşılan, sıcak takip ya da eylemi önleme amacıyla sınırın hemen ötesine geçip, sonra sınır gerisine çekilme değil. Sınır ötesi harekât dendiğinde 1990'ların ortasında yapılan kapsamlı harekâtlar anlaşılıyor. (CHP ve MHP'nin zaten talepkâr olduğu) tezkere Meclis'e resmen sunulsa ve kabul edilse bile, böyle kapsamlı bir harekâta kalkışılır mı? TSK'nın bunu en son seçenek olarak gördüğü bir gerçek, tabii hükümetin de...
Gelinen noktada şu saptamaları yapmak mümkün:
1- Erdoğan hükümeti değil, dünyada hiçbir hükümet, eğer ciddiye alınmaya devam etmek istiyorsa, PKK'nın 13 eri şehit ettiği son saldırısını cevapsız bırakamaz,
2- Öte yandan bu saldırıya ve PKK'nın iki yıldır eylemleri sürekli tırmandırmasına verilecek cevap, ne Türkiye'yi Irak bataklığına saplamalı, ne de Türkiye'deki demokratik kazanımları, bölgede edinmeye başladığı
siyasi itibarı tehlikeye atmalı,
3- Demokratik kanalları açık tutmalı. Bunun anlamı şu: İspanya'daki Batasuna-ETA örneğinden hareketle, DTP'yi kapatmak, Meclis'teki üyelerini tutuklamak yönünde bir linç mantığı işletilmemeli. Bunu asla yargıyı etkilemek maksadı ile söylemiyorum. Ancak PKK'nın istediği de zaten Türkiye'deki demokrasinin DTP'yi hazmedecek olgunlukta olmadığı propagandasını yapabilmek. Hatta biraz sabredilse, PKK'nın DTP'ye Meclis'ten çekilmek üzere baskı kurmasını görmek dahi mümkün olabilir. Yani, DTP'yi, DTP'lilere rağmen demokratik kanallarda tutmak gerekiyor.
Ankara, PKK eylemlerinin sabır taşırdığı noktada, tam saha baskı uygulamaya başladı. Bu baskı, 1998-99'da Suriye'nin yıllarca kullandığı PKK lideri Abdullah Öcalan'ı birkaç gün içinde sınırdışı etmesi gibi bir sonuca yol açabilir mi? Koşullar o dönemden çok farklı. Dolayısıyla farklı sonuçlar çıkabilir. Ama baskı başladı. Irak'ta yeni kararların eşiğinde duran ABD de bu yeni durumu dikkate almalı.