Putin, Genelkurmay'ın gündemine nasıl girdi?

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ABD'deki temaslarına başladığı gün Genelkurmay'ın internet sitesine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ABD'deki temaslarına başladığı gün Genelkurmay'ın internet sitesine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ABD'ye meydan okuyan konuşmasının konulmuş olması, üzerinde ayrıntıyla durmayı hak eden bir gelişme.
Putin söz konusu konuşmayı 10 Şubat 2007'de Münih'teki Güvenlik Politikaları Konferansı'nda yapmıştı. Konuşma, dünyanın pek çok ülkesinde Sovyetler Birliği'nin 1991'de resmen dağılması ardından Moskova'nın yeniden küresel siyaset dengelerinde ortak kurucu olma isteğinin beyanı olarak yankı buldu. ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ertesi gün Münih Konferansı'nda Putin'e yanıt olarak "Rusya ile yeni bir Soğuk Savaş istemiyoruz" dedi. Bu, ABD yetkililerinin Putin'in çıkışını büyütmek istemedikleri şeklinde algılandı. Washington, Irak ve Afganistan'da bir savaşın içine girmişken ve İran konusunda uluslararası baskıyı sürdürmek için Rusya'ya ihtiyaç duyuyorken, Moskova ile çatışmayı göze almıyordu. Ayrıca Rusya'nın enerji kaynaklarını Almanya başta olmak üzere Avrupa üzerinde siyasi baskı aracı olarak kullanma gücünü saklı tutması ve Irak savaşının artırdığı petrol fiyatlarıyla kazandığı paraları yeniden kıtalararası nükleer başlıklı füzeler ve uzay yarışına harcamaya başlaması da Rusya'nın çıkışını büyütmemeyi gerektiriyor olabilir ABD açısından.
Zaten Gates'in sözleri de, 1- Putin'in çıkışının yeni bir Soğuk Savaş'a başlangıç sayılabilecek nitelikte olduğunu, 2- Ama ABD'nin bunu başlatmak istemediğini açığa çıkarıyor. Ayrıca, geçenlerde Washington'daki Brookings Enstitüsü'nün başlattığı 'Türkiye 2007' programında Fehmi Koru ve Soli Özel ile birlikte konuşma yapmak üzere gittiğimizde ilginç bir duruma da tanık olduk: Washington'da geçtiğimiz hafta boyunca pek çok düşünce kuruluşunun gündeminde Rusya ve Putin'in konuşmasının nasıl değerlendirilmesi gerektiği vardı. Yani ABD, Putin'in dediklerini ciddiye alıyor.
Peki Rusya'nın sınır komşusu ve enerji açısından büyük oranda bağımlı olduğu Rusya'nın siyasetindeki bu gelişme, Türkiye'de ne kadar ciddiye alınıp irdeleniyor?
Konuşma üzerine ilk tepki, Münih toplantılarını izleyen CHP lideri Deniz Baykal'dan gelmiş, Baykal bu konuşmayı "Gecikmiş, ama memnuniyet verici" olarak nitelemişti. Memnuniyet vermesinin nedeni ABD'nin uluslararası alanda tek yanlı karar ve uygulamalarının yol açtığı tahribata nihayet güçlü bir dünya liderinin karşı çıkmasındandı. Gerçi başta ABD'deki Demokratik Parti olmak üzere George Bush yönetimi aynı nedenden kendi ülkesinde de eleştiri altındaydı. Ama Putin'in çıkışından sonra artık dengelerin eskisi gibi olmayacağı anlaşılıyordu.
Putin'in 10 Şubat konuşması 14 Şubat'ta, Orgeneral Büyükanıt'ın Washington'daki resmi temaslarına başlayacağı gün Genelkurmay internet sitesine konuldu.
Baykal ile birlikte Münih'te bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen dün Başbakan Tayyip Erdoğan'a giderek, Almanya izlenimleri konusunda bilgi verdi. Bu, Türk siyaseti standartlarında pek görülmeyen, uygar bir davranıştır. Bu görüşmede Almanya'daki Türk vatandaşlarının oy kullanma hakkı ve Alman kamuoyunda, özellikle sağ partilerde artan Türkiye karşıtlığının yanı sıra Putin'in konuşmasına da değinildiğini, Başbakan'ın yalnızca dinlediğini öğreniyoruz. CHP'nin Almanya dönüşü Putin konusunda Genelkurmay ve belki Cumhurbaşkanlığı ile temas kurup kurmadığı konusu ise henüz açık değil.
Ancak her halükârda, Genelkurmay'ın Putin'in konuşmasına sitesinde yer vermesi anlamlı. Putin'in konuşmasında küreselleşme, ABD'nin tek yanlı karar mekanizmaları ve hükümetlerin parasıyla işletilen hükümet dışı kuruluşların (NGO) faaliyetleri konusunda söylediklerinin Büyükanıt'ın Genelkurmay İkinci Başkanlığı sırasında 29 Mayıs 2005'te Harp Akademileri'nde yaptığı konuşma arasındaki benzerlikler, kimi yerlerindeki paralellikler ise dikkat çekici. Büyükanıt, Washington'daki Türk Büyükelçiliği'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sorunlarını kendini yalnızlaştırarak ve ittifak ilişkilerini kopararak değil, uluslararası ilişkiler sistemi içinde çözüm arayacağını vurgulamıştı. Acaba Genelkurmay sitesinde Putin'in görüşlerine, neticede bir başka ülkenin devlet başkanının görüşlerine yer verilmesi, uluslararası planda çözüm arayışlarının ABD ve AB ile sınırlı olmadığını mı gösteriyor? Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde Kürtçülük ve Ermeni sorunlarında sıkıştığı günlerde sorulmayı hak eden bir soru.