Rize'nin Atatürk ve çayla imtihanı

Çay ilk defa Atatürk'ün çabasıyla Rize'de ekildi. Rize'nin Atatürk ile ilişkisi çayla sınırlı değil, daha acı hatıralar da var. Şapka kanununa muhalefetin yoğun olduğu bir il aynı zamanda. Atatürk heykeli mi çay bardağı mı tartışmasına ve 1 Kasım'a bir de bu açıdan bakalım...

Tartışma, Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap'ın şehir meydanındaki Atatürk heykelinin başka bir yere nakledilebileceği sözleriyle başladı.

Kasap'ın gerekçesi, meydandaki yeniden düzenleme çalışmasıydı ama, aslında resmi törenler sırasında alandaki trafiğin "kilitlenmesinden" de şikayetçiydi.

Resmi törenler, biliyorsunuz yılda bir kaç kere, 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve varsa şehrin kurtuluş yıldönümleridir. Çelenk konulması, İstiklal Marşı, saygı duruşu ve varsa kısa ve basma kalıp protokol konuşmalarıyla bilemediniz yarım saat sürer. Ama demek ki başkana göre bu Rize için önemli bir sorun oluyordu.

***

Atatürkçü Düşünce Derneği'nin Rize şubesinin AK Partili başkanın derdinin çevre düzenlemesi olmadığı, Atatürk heykelinin yerine ince belli, dev bir çay bardağı heykeli dikme niyetinde olduğu iddiasıyla tartışma tırmanmaya ve başka mecraya akmaya başladı.

Malum, Rize'nin çayı meşhur, Türkiye'deki çay bahçelerinin neredeyse tamamı Rize'de.

Başkan bu iddia üzerine meydanın düzenlenme inşaatının bitiminin ardından oraya Atatürk heykelinin yeniden yerleştirilmesi mi, yoksa bardak heykeli dikilmesi gerektiği mi üzerine referandum, halk oylaması yapabileceğini söyledi.

Eğer yapılırsa, bu Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün heykelinin kaldırılması üzerine bir şehirde yapılacak ilk oylama olacak, bildiğimiz kadarıyla.

***

İşin dikkat çekici yanı çayın Rize'deki tarihinde. Çünkü çayı Rize'ye getiren de Atatürk ve onun ilan ettiği Cumhuriyet olmuş.

Türkiye'de çay yetiştirme çabaları Osmanlı zamanında, Abdülhamid döneminde başlamış, ama yanlış yer seçilmiş; çay Bursa'nın ikliminde tutmamış.

Sonra, 1923'de Cumhuriyet'in ilanından sonra her alanda radikal adımların atıldığı bir dönemde Mustafa Kemal 1917'de hazırlanmış ve Rize'de tutabileceğini söyleyen bir rapora dayanarak, artık Gürcistan'da kalan Batum'a uzmanlar göndermiş, fidanlar getirtmiş.

***

Meclis'ten 1925 yılında Rize'de çay üretimini teşvik kanunu çıkmış. Pek çok deneme yanılma çabasının ardından ilk düzenli çay hasatı, Atatürk'ün ölüm döşeğine düşmesinden bir süre önce, 1938'de alınmış.

Verim yükseldikçe 1939'dan çayın el ile işlenmesinden fabrikada işlenmesi çalışmaları başlamış.

İlk çay fabrikası Rize'de CHP'nin iktidarı ülkede 1950'de yapılan ilk çok partili ve serbest seçimlerle Demokrat Parti'ye devretmesinden önce 1947'de işletmeye açılmış.

***

Tabii, Rize'nin Atatürk ile biraz karmaşık ilişkisi çayla sınırlı değil, daha acı hatıralar da var.

Yine 1925 yılında, Ağustos ayında Atatürk İnebolu'da "Efendiler bu şemsiperli serpuşa şapka denir" sözleriyle şapka ve kıyafet inkılabını başlatır; reform Kasım'da kanunlaşır.

Ama bu reform doğrusu pek katı, pek radikal, o dönem Avrupa'da esmekte olan sert rüzgarlara paralel bir biçimde uygulanır.

Şapka bütün kamu şahıslarına mecburidir. Başlarına bir şey giymek isteyen sivillere de öyle, sarık, fes ve benzeri, eski dönemi hatırlatacak her giysi yasaklanır. Köylerde geleneksel kadın baş örtülerinin, şehirlerde mesela eşarpın görmezden gelindiği olsa da, çarşaf, peçe gibi İslami usulü çağrıştıran baş örtüleri yasak sayılır.

***

Anadolu'nun bazı şehirlerinde halk buna karşı ayaklanır. Asker ve polis tarafından sertlikle bastırılan bu "isyanlar" sonucu İstiklal Mahkemeleri kararlarıyla toplam 47 kişi idam edilir. (En çok idam cezası, 28 infaz ile beş yıl sonra Teğmen Kubilay'ın şehit edilmesiyle sonuçlanacak Nakşibendi ayaklanmasına sahne olacak Menemen'de verilir; önderlerinden birisi "Laz İbrahim"dir.)

Ama şapka ayaklanmalarının en çok akılda kalanı Rize sayılır.

***

Rizeliler daha önceki yıllarda başbakan Mesut Yılmaz'ın memleketi olmakla gurur duyarlardı. (Doğrusu Yılmaz'ın şehrindeki Atatürk heykeli/bardak heykeli tartışması konusunda ne düşündüğü sanırım benim gibi Rizelilerin de merak konusudur.)

Şimdi daha çok Rizeli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın memleketi olmakla gurur duyuyor.

Erdoğan'ın ailesi İstanbul'a Kasımpaşa'ya, Rize'nin Güneysu İlçesi'nden gelmiş; hâlâ en küçük fırsat bulduğunda orada dinlenmeye çekiliyor.

***

İşte Rize'deki protestolar, ya da Ankara'nın iddiasıyla şapka ayaklanması Güneysu'dan, eski adıyla Potomya'dan Aralık ortalarında, Nakşibendi tarikatına bağlı olduğu kayıtlara geçmiş Şaban isimli bir imam tarafından başlatılıyor.

Ankara'nın tepkisi sert oluyor. Hamidiye kruvazörü Rize açıklarına demirliyor. Asker şehre girerken, Hamidiye namlularını şehre çeviriyor, hatta şehrin arkasındaki dağ yamaçlarına güçlü toplarıyla uyarı ateşi açıyor.

Ayaklanma 25 Aralık'ta bastırılıyor, bir iki gün içinde verilen karar ile 8 kişi idam ediliyor, yüzden fazlası batı illerine sürülüyor.

***

Rizeliler Türkü yakıyor:

Atma Hamidiye, atma/

Din kardeşiyiz/

Vergi de vereceğiz/

Askere de gideceğiz/

Şapka da giyeceğiz

***

Atatürk'ün mirası konusunda bu kadar karışık ve karmaşık hatıralara sahip bir şehirde belediye başkanının heykel konusunu sadece şehir planlaması açısından mı, yoksa kritik bir seçim öncesi dindar kitlenin sinir uçlarını uyarmak için mi gündeme getirdiğinin tartışılması şaşırtıcı değil.

Başkan Kasap bu eleştirileri kesin dille reddediyor.

Atatürk'ün mirasını asıl bu millete hizmet için çalışan kendisi; Adnan Menderes ve Cumhurbaşkanı Erdoğan "gibilerin" temsil ettiğini söylüyor.

***

Kasap bir istatistik profesörü. Geçmişte Avrupa Birliği ve UNESCO projelerinde de çalışmış; aklı dünyaya açık bir Cumhuriyet çocuğu profili çiziyor.

Türkiye'de de dünyada da, siyasi rekabetin merkezkaç kuvvetinin insanları tahmin edilemeyecek noktalara savurduğunun sayısız örneği var. Hedeflerini genellikle de tam isabetle vuramıyorlar.

Dedik ya Atatürk heykeli/bardak heykeli tartışması geçen hafta, 1 Kasım seçimleri için milletvekili aday listeleri 18 Eylül'de kesinleşmeden önce başladı.

İlgisi olup olmadığına dair bir kanıt mevcut değil ama, Kasap o listelerde yoktu.