Rusya Büyükelçisi: Ermenistan ve Kürt açılımlarını destekliyoruz

Büyükelçi İvanovsky: Bu konular Avrupa ve Akdeniz'in enerji güvenliğini etkiliyor. Çözüme yönelik adımları destekliyoruz
Rusya Büyükelçisi: Ermenistan ve Kürt açılımlarını destekliyoruz

Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi İvanovsky, Radikal’e, Türkiye’nin Ermenistan’la normalleşme ve Kürt açılımı girişimlerini desteklediklerini söyledi.
FOTOĞRAF: SERDAR ÖZSOY


Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovsky, Türkiye’nin Ermenistan ile normalleşme ve Kürt açılımı girişimlerini desteklediklerini, bölgeye barış ve istikrar gelmesinde Türkiye’nin gibi, kendilerinin de çıkarı olduğunu söyledi.
Bu konuların sorun olmaktan çıkmasının yalnızca bölgenin değil bütün Avrupa ve Akdeniz alanındaki enerji güvenliği meselesini etkilediğini söyleyen İvanovsky, Türkiye’de önemli enerji yatırımlarının söz konusu olduğunu ve bunların güvenliğinin de önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye, Rusya ve İtalya arasında en son önceki gün üç ülke lideri arasındaki toplantıyla varılan Samsun-Ceyhan petrol boru hattına Kazakistan’ın da katılacağını söyleyen Rus Büyükelçi, Türkiye ile stratejik işbirliği anlaşmasına hazırlandıklarını açıkladı.
Rusya Büyükelçisi ile yaptığımız mülakatın ana hatları şöyle:

Samsun-Ceyhan başlıyor
* (Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’yle 22 Ekim’de Moskova’daki toplantılarına Başbakan Tayip Erdoğan’ın video yoluyla katıldığı toplantı üzerine) Toplantıyı biz organize ettik. Zaten Ankara’daki Rus ve Moskova’daki Türk büyükelçileri olarak bu aralar hafta sonları dahil çalışıyoruz. Samsun-Ceyhan (SC) petrol boru hattı projesi üzerine çalışma grupları oluşturduk. Anlaşması zaten 20 Ekim’de Milano’da imzalanmıştı. Çalışmalar bu ay başlıyor ve en kısa sürede bitecek.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Ankara’dayken onunla da görüştüm. Kazakistan da SC hattına petrol vermek, projeye katılmak istiyor. Kazakistan’ın katılması projeyi güçlendirecek, hızlandıracaktır.

* Biz de Putin ve Erdoğan’ın geçen mayıs ayında Soçi’de yaptıkları görüşme çerçevesinde Güney Akım (Rusya’dan Karadeniz üzerinden Güney Avrupa’ya doğalgaz nakil projesi) için Türk karasularında çalışma iznini 20 Ekim’de aldık. Türkiye’yi Güney Akım’a katılmaya çağırdık; katılırsa başka planlarımız da olacak. İkinci Mavi Hat’tın inşası da mümkün. Tabii bu hat Türkiye’nin ihtiyacı için değil, diğer pazarlara satış için gerekli olacaktır. Alternatifler arasında Rusya’nın güneye giden bütün hatlarının Türkiye’den geçmesi de bulunuyor.

Stratejik işbirliğine doğru
* Rusya’nın dünyadaki üç ülke ile çok özel ilişkileri var: Almanya, Fransa ve İtalya. Bu ülkelerle ikili olarak özel bir işbirliği mekanizması kurduk. Başta Başbakan (ya da Fransa’da Cumhurbaşkanı) var, ardından 9-10 ilgili bakan, bürokratlar, işadamı heyetleri geliyor. Bir de sekretaryası var. Putin son Türkiye ziyaretinde Erdoğan ile konuştuktan sonra kararını verdi; bu tür dördüncü ilişkiyi Türkiye ile kuruyoruz. Bu mekanizmanın kurulmasına önem veriyoruz. Siyasi ve ekonomik boyutlarının yanı sıra, güvenlik boyutu da olacak bu mekanizma. 2010 yılında kurulabilir. 

Irak ile gelen dönüm noktası
* Türkiye ile ilişkilerimiz güven ortamı içinde yürüyor. Buradaki dönüm noktasının 2000-2004 dönemi olduğunu söyleyebilirim; o dönem Türkiye’den işbirliği teklifleri almaya başladık. Irak konusu (1 Mart 2003’te Meclis’in ABD’nin Irak’ı işgaline aktif destek tezkeresini reddetmesinden söz ediyor-MY) burada önemliydi. O zaman Türkiye’nin kendi kararlarını verebilen bir ülke olduğu konusu bizce netleşti. Ben 10 yıl kadar önce İstanbul’da başkonsolosluk yapmıştım. O zamandan beri alınan mesafeyi görebiliyorum. 
* ABD’de Barack Obama’nın başkan seçilmesiyle ilişkilerimizin dinamiği değişti. Geçenlerde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Moskova’ya geldi ve Dışişleri Bakanımız Sergey Lavrov’a üzerinde ‘Reset’ Yeniden başlat’ yazılı bir düğme olan bir kutu verdi. Düğmeye birlikte bastılar.
Enerji alanında nükleer silahların yayılması alanında işbirliğine başladık. Her gün Amerikan uçakları üzerimizden geçip Afganistan’a kargo taşıyor. Rus trenleri Baltık’ta Riga limanına gelen NATO yüklerini taşıyor.
Tarih tuhaf. Afganistan’da işbirliği yapıyoruz; koalisyonun El Kaide’ye karşı faaliyetini destekliyoruz.
* Geçen Eylül’de Gürcistan’ın saldırısı sonrası Türk Dışişleri’ne gittiğimde ‘Türk-Ermeni ilişkilerinin düzeltilmesi için çok uygun bir dönem’ demiştim. Türk basınında bizim bu normalleşmeyi istemediğimiz yorumları çıkıyor. Oysa başından beri destekledik. Biliyorsunuz, Lavrov, 10 Ekim’de Türkiye ve Ermenistan arasındaki protokolün imzalanmasına rol oynadı.
Türkiye de, Rusya da Kafkaslar da istikrar istiyor.  Rusya’nın Ermenistan ile de Azerbaycan ile de ilişkileri çok derin. Rusya’da 2.5 milyon Ermeni, 2 milyondan fazla Azeri yaşıyor. Dağlık Karabağ sorununun da çözülmesi de bizim için zorunlu. Çünkü Kafkaslarda istikrar bizim çıkarımıza; bizim de Dağıstan, Çeçenistan gibi kendi problemlerimizi aşmamıza yardımcı olur.
Ancak Karabağ konusunu Ermenistan ile protokol konusuyla birleştirmenin doğru olmayacağına inanıyoruz.

Kürt açılıma destek
* Kürt açılımı, ya da demokratik açılımı olumlu görüyorum. Rusya’nın da benzeri iç sorunları ile arasında paralellik kurmak istemiyorum ama, biz de Çeçenistan sorununu benzeri metotlarla çözüyoruz. Bunun üç boyutu var: Askeri boyut, ekonomik boyut ve kültürel boyut. Biz de gerektiğinde askeri metodu kullanmak şartıyla ekonomik yatırımlar ve Çenence televizyon yayını, okullarda seçmeli dersler gibi metotlar uyguluyoruz ve sonuç alıyoruz.

* Bu hem zaman alıcı, hem de zor bir süreç. Daha da zorluklar yaşanabilir. Ama yapılanın doğru olduğuna inanıyorum. Çünkü, Kürt problemi sadece Türkiye’nin değil, bölgenin problemi, ama acısını en çok Türkiye çekiyor. Bu yüzden çözüme yönelik bütün adımları destekliyoruz. ABD Büyükelçisi meslektaşımla yaptığınız mülakatı (Radikal, 22 Ekim 2009) okudum; bu konuda kendisine katılıyorum.

* PKK konusu Türk-Rus ilişkilerinde bir sorun oluşturmuyor. Rusya, topraklarında Türkiye’ye karşı faaliyetlere izin vermeyecek. Zaten PKK da Rusya’da siyasi-askeri faaliyette bulunmuyor. Buna rağmen Türk yetkililerle her görüşmemizde bize bu konuda verebilecekleri delillere göre hareket etmeye hazır olduğumuzu söylüyoruz. Neticede Kafkaslar’da olduğu gibi bütün bölgede barış ve istikrar herkesin yararına.

Açılım, enerji ve güvenlik
* (Ermenistan ile normalleşme süreci ve Kürt açılımının enerji konusuyla ilgisi olup olmadığı sorusu üzerine) Bu konular yalnızca bölgenin değil bütün Avrupa ve Akdeniz alanındaki enerji güvenliği meselesini etkiliyor. Türkiye topraklarından nakledemez ise, Irak’ın Kuzeyi ne yapacak elindeki petrolü, gazı? Bence 5-10 yıl içinde İran’daki duruma bağlı olarak, İran gazı da Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmeye başlayacak. Biz Türkiye’de enerji yatırımlarına giriyoruz. Örneğin, Samsun-Ceyhan’ı gerçekleştirirsek bu hattın güvenlikli olmasını isteyeceğiz. Elektrik geçişlerini de unutmamamız lazım. Biz Türkiye’deki nükleer santrallarla da ilgileniyoruz; halen görüşmelerimiz sürüyor. Bölgeye barış ve istikrar gelirse, Türkiye dünyanın enerji kavşaklarından biri haline gelecek.