Sabancı, Kürt sorunu ve çocuk gelinler

18 yaş altındaki her 100 kız çocuğundan 32'si evlendiriliyor Türkiye'de; Avrupa Konseyi ülkeleri arasında Gürcistan'dan sonra 2.

Çocuk gelinler sorunu ile Kürt sorununun ne alakası var demeyin; dün Güler Sabancı bizlere güzel güzel anlattı.

Ama önce şu korkunç tabloyu sizinle paylaşmama izin verin. Birleşmiş Milletler sayılarına göre geçen yıl dünyada 18 yaşın altındaki 14 milyon kadar kız çocuğunun, aileleri, çoğunlukla da babaları tarafından zorla ya kendi yaşıtlarıyla veya en az babası yaşındakilerle evlendirildiği tahmin ediliyor. Bu rakam iki yıl önce yılda 11 milyondu, sorun büyüyor. Yani her gün 38 bin kız çocuğu zorla evlendiriliyor. Şöyle söyleyelim: Bu yazıyı okumaya başladığınızdan bu yana yaklaşık bir dakika geçti; işte o bir dakikada bu felaket istatistiğe 27 kız çocuğu daha katıldı.

Gerekçeler sıralanıyor: Eğitimsizlik, fakirlik, gelenekler, töreler, dini inançlar, kız çocukların çoğunlukla fakir ve güçsüz ebeveyni tarafından korunamaması, toplumsal cinsiyet rolleri, yasal düzenlemelerin bulunmaması, varsa uygulanamaması. Bunların hiçbiri kız çocuklarının kırılmış oyuncak bebekler gibi bir kenara atılmasının bahanesi olmamalı kuşkusuz.

Bütün bunlar dün Sabancı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da başlayan ve 40 civarında değişik ülkeden sivil toplum kuruluşunun katılımıyla başlayan ‘Çocuk Evliliklerine Beraber Son Verebiliriz” toplantılarında konuşuldu.

Sabancı Vakfı ile birlikte bu projeye destek olan Clinton Vakfı’nın başındaki eski ABD Başkanı Bill Clinton’a göre, “Bir tür kölelik” bu. Sabancı, “Dünyanın belki en yalnız insanları” diyor, “Sessiz, savunmasız”.

Çocuk gelinler sorununun, kadına karşı şiddet sorunuyla örtüştüğü yer de işte burası. Babaevine geri dönme umudu olmayan çocuklar, her tür şiddet uygulanarak robota dönüştürülüyor. İstisnalar kaideyi bozmuyor. İflas ettikleri noktada ya (çoğunlukla) kurban ya da katil oluyorlar. Onların yetiştirdiği çocuklar ise ortada, fazla söze gerek yok.

Bu sorun yalnızca ağır bir insan hakkı ihlali olmakla kalmıyor; işin sosyal, ekonomik boyutları var. Daha eğitimli, daha müreffeh toplumlarda 18 yaş altı evliliklerin çok daha az görülmesi rastlantı değil. Sorunun en vahim olduğu yerler Kara Afrika, Güney ve Orta Asya.

Türkiye’nin durumu hiç iç açıcı değil. On sekiz yaşın altındaki her 100 kız çocuğundan 32’si evlendiriliyor Türkiye’de; Avrupa Konseyi ülkeleri arasında Gürcistan’dan sonra ikinci sırada. Üstelik 17 yaş altı evliliklerin yasa ile sınırlandırılmış olmasına rağmen. Böyle bir yasa çıkaran başka Müslüman nüfuslu ülke yok. Sabancı, yaş sınırının 18’e yükseltilip eğitimin zorunlu kılınması ve tam uygulanmasını istiyor.
Gelelim Kürt sorunuyla ilgisine... Tıpkı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu sorun ekonomik refah ve eğitim ile bağlantılı, yani bölgeler arası farklılık had safhada. Türkiye’nin yüzde 32 oranında, Doğu ve Güneydoğu’da yüzde 50’yi aşan oranın payı var.

“Bu yüzden şu dönemi bir fırsat olarak görüyorum” diyor Sabancı; “Türkiye’nin daha sivil, demokratik, eşitlikçi bir anayasa yazabilmesi ve ‘Barış Süreci’nin, ‘Barış ve Kardeşlik Süreci’nin başarıya ulaşması halinde Türkiye’nin uçacağına inanıyorum. Bundan umutluyum.” Sabancı çocuk gelinler sorununun da barış ve kalkınma ortamında büyük oranda geriletileceğine inanıyor.

Sabancı, Kürt sorununda diyalog sürecini başlatan kişinin, zaten arkasında önemli destek olan Başbakan Tayyip Erdoğan olmasını özellikle önemsiyor.

Ama bu günlerde zaten Irak petrollerinden çocuk gelinlere dek hangi soruna elinizi atsanız bir şekilde Kürt sorununa bağlanıyor. Bu da bir yerde, toplumda Kürt sorununun çözümü, en azından çözüm yoluna girmesi doğrultusunda beklenti ve arzusunun mevcut olduğunu göstermiyor mu?