Seçimi etkilemek

Çalışmalara göre seçimin birincisi AKP. Şimdiden görülüyor ki Türkiye, 23 Temmuz günü bambaşka dengelere uyanacak.

Seçim sonucunun Tarhan Erdem ve KONDA ekibinin tahmin ettiği gibi çıkıp çıkmayacağından emin değilim. Ama son zamanlarda gördüğüm bütün anketler, hatta Mülkiyeliler Birliği'nin YÖNARA'ya yaptırdığı anket dahil, AK Parti'nin seçimlerden birinci parti çıkacağını kestiriyor.
Gördüğüm iki uç örnek, YÖNARA'nın AK Parti'yi yüzde 31, CHP'yi yüzde 28.9, MHP'yi yüzde 15.7 gösteren çalışması ile, bugün manşetimizde yer alan KONDA'nın AK Parti'yi yüzde 47.9, CHP'yi yüzde 19.5, MHP'yi yüzde 14.1 gösteren çalışması.
Gerçek ikisinin arasında bir yerde mi, yoksa KONDA'nın tahminlerine yakın mı çıkacak?
Çünkü dün ulaştığım AK Parti yönetiminin elindeki araştırma, AK Parti'ye KONDA'dan daha az şans tanıyor, CHP'ye de biraz daha fazla. Parti yönetimindeki son tahminlerde, AK Parti yüzde 40-42, CHP yüzde 20-22, MHP ise yüzde 10.5 ile 12 arasında görünüyor.
Parti kurmayları, 2002 seçimlerinde de MHP'nin yüzde 12 göründüğünü, ancak sandıktan çıkamadığını vurgulayarak, Meclis'te üçüncü partiyi hâlâ garanti saymıyorlar. Sandalye dağılımı tahminlerini de iki partili ya da üç partili Meclis'e göre yapıyorlar. İki partili Meclis'te kendilerini (Anayasayı değiştirip cumhurbaşkanı seçecek şekilde, 380'e yakın görüyorlar, 25 bağımsız düşünce CHP'ye de 145 vekil kalıyor. Üç partili Meclis'te ise kendilerine 310-320 arası, MHP'ye 70-80 arası sandalye tahmininde bulunuyorlar, gerisi de CHP'ye kalıyor.
CHP'nin hesaplarını bilmiyoruz. Deniz Baykal, mitinglere itibar etmediği gibi, anketlere de itibar etmiyor. Hükümeti tek başına kurmayacağına inanmasa, bu kampanyayı götürmesi zor. Ancak parti kademelerinde, bir zamanlar düşüncesi bile hoş karşılanmayan MHP ile koalisyon ihtimali konuşulur vaziyette.
AK Parti'nin 2002 seçimlerinde aldığı yüzde 34.4 oy oranının üzerine çıkabileceği yönünde kamuoyunda yaygın kanı var. Ancak;
1- MHP'nin,
2- Bağımsız milletvekili seçildikten sonra grup oluşturacak DTP'nin Meclis'e giriyor olması nedeniyle, AK Parti oy oranındaki yükselişi milletvekili sayısında yükseliş cinsinden ifade edemeyecek. Tersine, milletvekili sayısı düşecek. KONDA araştırması AK Parti'nin Meclis'teki muhtemel sandalye sayısını 310-340 arasında tahmin ediyor. Başbakan Erdoğan'ın çalışma ekibi içinde yapılan tahminlerin 290-320 arasında olduğu bu sütunda daha önce yazıldı.
Keza, AK Parti üst yöneticilerinin 300-310 arasında milletvekili alarak hükümet kurmalarından memnun olmayacakları, böyle bir iktidarı, 'kırılgan' bir iktidar sayacakları da anlaşılıyor.
Şu anda konuşulmaya değer konu, AK Parti ve MHP oylarındaki gözle görülür artış ve CHP'nin oylarında beklenen artışın sağlanamayacağı inancının nelere bağlı olduğu.
Seçim sürecini iki konu belirledi:
1- Cumhurbaşkanlığı seçimi, ki erken seçimi Meclis'in on birinci cumhurbaşkanının seçememesine borçluyuz,
2- PKK saldırılarına bağlı güvenlik sorunları.
Bunlardan hükümetin sürekli gündemde tutmak istediği, tartışma başka alanlara kaydıkça ya Başbakan Erdoğan, ya Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ya da Meclis Başkanı Bülent Arınç tarafından oraya çekilen konu cumhurbaşkanlığı oldu.
CHP ve MHP tarafından gündemde daha çok tutulmaya çalışılan konu ise, PKK saldırıları, bunların Irak kaynaklı oluşu ve hükümetin bu konuda bekleneni yapamaması. Hatta MHP örneğinde iş Abdullah Öcalan'ın idam edilmesinin yeniden gündeme getirilmesine dek tırmandı.
CHP'nin cumhuriyet mitingleriyle ve DSP güçbirliği ile yükselme eğilimine giren desteğin durması ve AK Parti'nin durma eğilimine giren desteğin yükselmesinde aynı nedenin payı olabilir mi: Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışması ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan iki açıklamanın seçim sonuçlarındaki payı, belki 23 Temmuz sabahı daha iyi görülecek.
Büyük şehirlerdeki bağımsız sol adayların CHP'nin oy potansiyelini olumsuz etkileyeceği, ya da örneğin 'Deniz Baykal'a tepki' olarak algılanacağı yorumları gerçekçi değil. Baskın Oran'dan Ufuk Uras'a, Şükrü Erbaş'a dek gidecek oyların belki çok küçük bir yüzdesi CHP'ye giderdi zaten.
Türkiye 23 Temmuz'da bambaşka dengelere uyanacak ve bu şimdiden görülüyor.