Sezer, seçimi konuşacak

<arabaslik>MGK niye öne alındı?</arabaslik></br>Yeni bilgiler, MGK'nın Cumhurbaşkanı Sezer'in isteğiyle 10 Nisan'a alındığını gösteriyor. Üst düzey kaynaklar şu bilgileri veriyor: Sezer, katılacağı son MGK'nın, cumhurbaşkanlığı için adaylık süreci başlamadan yapılmasını talep etti. Amacı, konuyu konuşmak.

Yeni gelen bilgiler, nisan ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısının, geçtiğimiz günlerde basına sızdırıldığı gibi Başbakan Tayyip Erdoğan'ın değil, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in isteğiyle öne alınarak, 10 Nisan'da yapılacağını gösteriyor. Radikal'in ulaştığı bilgiyi doğrulayan üst düzey kaynaklar, Cumhurbaşkanı Sezer'in katılacağı bu son MGK toplantısının, genellikle yapıldığı gibi ayın son haftasında değil, cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylık süreci başlamadan yapılmasını talep ettiğini vurguladı.
Onbirinci cumhurbaşkanı seçilmek isteyenler 16-26 Nisan tarihleri arasında adaylıklarını TBMM'ye bildiriyor. Başbakanlıkla, Erdoğan'ın programı üzerine yapılan çalışma ardından Cumhurbaşanlığı'nın MGK Genel Sekreterliği'ne toplantının 10 Nisan Salı günü yapılması talimatının gönderildiği öğrenildi.
Kaynaklar, Sezer'in bu hamlesinde, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına aday olma ihtimalinin payı olduğuna ve Erdoğan'ın Çankaya'nın onbirinci mukimi olma niyeti varsa, bunu gözden geçirmeye yönelik olabileceğine dikkat çekiyorlar. Aynı kaynaklar, MGK'nın 10 Nisan toplantısının yazılı gündeminde cumhurbaşkanlığı seçimi konusunun yer almasının beklenmediğini söylüyorlar. Buna karşın, Cumhurbaşkanı Sezer'in, cumhurbaşkanlığı konusunu ve Cumhuriyet'in laik niteliğinin korunmasına verdiği önemi bir kez de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanları ve kendi kilit bakanlarının önünde Başbakan Erdoğan'a açması bekleniyor. Bu çerçevede 10 Nisan MGK toplantısının Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı ihtimali konusunda dönüm noktalarından biri olabileceği yorumları, Ankara siyaset kulislerinde yapılmaya başladı.

Erdoğan: Bel fıtığıyla çıkılmaz
Sezer cephesinden gelen bu hamleye karşın, Başbakan Erdoğan adaylığı ihtimali üzerine renk vermeme tutumunu sürdürüyor.
Erdoğan'a dün AK Parti Meclis Grup toplantısı öncesinde kuliste bir grup melektaş ile birlikte hem sırt ağrılarını, hem de cumhurbaşkanlığı konusundaki niyetini sorduk. Yanıtı, CHP lideri Deniz Baykal'ın hafta sonu "Çankaya yokuşu diktir, bel fıtığıyla çıkılmaz" kinayesine gönderme yapar türdendi. Erdoğan, "Ben bel fıtığı oldum, malum. Bel fıtığı olanlar Çankaya'ya çıkamaz" dedi, gülerek grup toplantısına girdi. AK Parti kulisinde, Baykal'ın Meclis kulislerinde pek tutan bu esprisiyle birlikte, Cumhurbaşkanı Sezer'in de uzun süre bel fıtığı tedavisi görmesi de konuşuluyor.
Ancak bu espriler ancak on puanlık soruyu geçiştirmeye yarıyor. Cumhurbaşkanı Sezer'in MGK toplantısını öne almasına, Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerini 'polemik olmasın' diye sadeleştirmesine yol açan cumhurbaşkanlığı seçim süreci, AK Parti yönetimi için de belirsizliklerle dolu. O kadar ki, Başbakanın yakın çalışanları arasında dahi, cumurbaşkanının kim olacağı üzerine bahis tutuşanlar, hatta Dışişleri Bakanı Abdullah Gül üzerine iddiaya girenler var.

Baykal: Erdoğan anlıyor, olmayacak
Belki de Erdoğan'ın dün şakayla karışık söylediği gerçek olacak ve Erdoğan Çankaya'ya gerçekten çıkmayacak. Baykal'ın 'bel fıtığı' kinayesinde bir de mecaz olduğu sözlerinden açıktı. Erdoğan'ın siyasi geçmişi nedeniyle cumhurbaşkanlığı yükünü, mecazi bel fıtığıyla taşımaması gerektiğini dün CHP Meclis Grubu'nda dozu artırarak sıraladı.
Sonra, "Bir istihbarata değil, sağduyuya dayanarak söylüyorum" dedi ve devam etti: Erdoğan cumhurbaşkanı olmamalıydı. Onu en iyi anlayan kişi, Başbakan Erdoğan'ın kendisiydi ve neden cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini ona söylediğini anlıyordu ve Baykal'a göre zaten olmayacaktı.
Baykal, bir bildiği olmadığını söylüyorsa da, bir bildiği olmalı.
Son olarak dün Meclis'te hem AK Parti, hem CHP kulisinde konuşulan bir konuyu aktarmak gerekiyor: KKTC'de yapılan bir törende Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu'nun KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'le arasında geçen konuşma. Bu konuşma ardından Kıbrıs Rumlarının KKTC hükümetinin otoritesi olup olmadığı konusunu istismar edebileceğini, zaten yalnızca Türkiye'nin tanıdığı KKTC hükümetine Ankara'nın sahip çıkması gerektiğini düşünen hem iktidar, hem muhalefet milletvekilleri vardı. İlgilenenler için kayda geçmek istedim.