Tuğcu: 'Anayasa Mahkemesi bu kaosa girmez. Üç gün içinde kararını verir'

Anayasa Mahkemesi Başkanı Tuğcu, Köşk seçiminin ilk turunda toplantı yeter sayısına dair Radikal'in sorusunu yanıtladı: "Yargıdan mesaj beklemek hatalı. Başvuru olursa, bu kaosa girmeyiz, üç günde kararımızı veririz."

Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda 367 katılımcının bulunmaması halinde kendilerine yapılacak bir başvuru olursa, bunu ikinci tura geçilmeden önce karara bağlayacaklarını söyledi. Radikal'in sorularını yanıtlayan Tuğcu, ne 367 başvurusunun haklı olup olmadığı, ne de cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda görüş açıklamayacağını, yargı siyasallaşmasın diyenlerin yargıdan böyle bir mesaj beklemesinin de yanlış olacağını söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçiminin mahkemelik olma ihtimalinin de demokrasinin kuralları içinde çözülmesi gerektiğini vurgulayan Tuğcu, "Daha önce bir örneğin olmaması, ele alınmasına engel değil. Demokrasi böyle gelişecek, kuralları böyle yerleşik hale gelecek" dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Tuğcu'nun Radikal'in sorularına yanıtları şöyle oldu:
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde gözlerin çevrildiği birkaç kurum arasında Anayasa Mahkemesi de var. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, cumhurbaşkanının uzlaşma içinde seçilmesi görüşünü dile getirdi. Siz nasıl bakıyorsunuz?
Hem yargı siyasallaşmasın deyip, hem de yargıdan mesaj beklemek yanlış olur. Ben bu konuda görüş açıklamayı uygun bulmuyorum. Zaten açıklasam da bu mahkemeyi değil, yalnızca beni bağlardı.
Anamuhalefet CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı durumunda, Meclis'teki ilk tur
oylamada 367 katılımcı olmaz ise, Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağını açıkladı. Bu konuda hukukçulardan da farklı görüşler geliyor. Böyle bir başvuru halinde ne yapacaksınız?
Biz de bu kaosa girmeyiz. Başvuru olduğu takdirde üç gün içinde, yani ikinci oylamaya kadar kararı yetiştirmeye çalışırız. Ama ne karar çıkar bilemem. Tek başına değilim, 11 kişi bir araya gelip karar vereceğiz. Şu aşamada görüş açıklamak yanlış olur.
Daha önce örneği görülmemiş, akla bile gelmemiş bir durum cumhurbaşkanlığı seçiminin mahkemelik olması. Bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?
Evet, hiç düşünülmemiş bir durum, ama şimdi düşünülecek. Daha önce bir örneği olmaması, ele alınmasına engel değil. Öncelikle 367 nedeniyle bir başvurunun yapılıp yapılmaması bizi ilgilendiren bir sorun değil. Başvuru olup olmaması Parlamento'nun sorunu. Demokrasinin kuralları içinde çözülmesi gerekiyor. Parlamento konuşacak. İleride benzer bir sorun çıktığında, '2007 seçiminde şöyle olmuştu' denilecek bir örnek ortaya çıkacak. Demokrasi böyle gelişecek, kuralları böyle yerleşik hale gelecek.
25 Nisan cumhurbaşkanlığı adaylığı için son gün. Aynı gün sizin hem uluslararası bir sempozyumunuz var, hem de kuruluş yıldönümü nedeniyle konuşmanız. Bu, emeklilik öncesi başkan olarak son konuşmanız olacak. Konuşmanızda cumhurbaşkanlığı seçimine değinecek misiniz?
25 Nisan konuşmamda güncel anlamda bu konuya değinmeyeceğim. Çünkü 28-30 Nisan gibi bir tarihte oylama olursa, başvuru da yapılırsa, konu önüme gelecek. Önüme gelme ihtimali olan konuya nasıl değineyim?
Tülay Tuğcu, fazla konuşkan bir Anayasa Mahkemesi Başkanı hiç olmadı. Okuduğunuz yanıtları da, Türkiye'nin tartıştığı bütün konular, bugüne ve geleceğe ilişkin sıkıntılar mahkemeye birebir yansıdığı halde, oturduğu makamın ağır sorumluluğu çerçevesinde kalmaya gayret gösterdiğinin kanıtı. Bütün üyeleri cumhurbaşkanı tarafından belirlenen Anayasa Mahkemesi, kuşkusuz önümüzdeki haftalarda tartışmaların odağında olacak.
25 Nisan'da mahkemenin 45'inci kuruluş yılı nedeniyle düzenlenecek 'Anayasa Mahkemelerinin Medeniyetler Buluşmasındaki Rolü' konulu sempozyuma 40 ülkeden üst düzey katılım olacak. Katılımcılar arasında İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi ve Avrupa Adalet Divanı üst yöneticileri de var. Başbakan Erdoğan'ın da burada bir konuşma yapması bekleniyor. Başbakan o konuşmayı cumhurbaşkanı adaylığını,
diyelim bir gün önceki AK Parti Meclis grubunda açıklamış bir başbakan olarak mı yapacak?
Yoksa kararını o günün gece yarısına, anayasal sürecin sonuna mı bırakacak?
Erdoğan'dan başka kimse bunu tam olarak bilmiyor. Tuğcu belki de bu yüzden 12 Haziran'da kutlayacağı 65'inci doğum gününü ve ertesi gün başlayacak emekliliğini iple çekiyor.