Türk siyasetinin yükselen Kürt yıldızı

Demirtaş'ı yalnızca cumhurbaşkanı adayı olan ilk Kürt kökenli siyasetçi olarak tanımlamak eksik kalabilir. O, Türkiye'nin insan hakları hareketinden gelip bugün cumhurbaşkanı adayı olarak karşımızda olan ilk siyasetçisi aynı zamanda.
Türk siyasetinin yükselen Kürt yıldızı

Bundan birkaç yıl öncesine dek Selahattin Demirtaş, adı daha çok insan hakları çevrelerinde bilinen cevval bir avukattı.

İnsan Hakları Diyarbakır Şube Başkanlığını 2006’da üstlendi, 2010’da BDP eşbaşkanı, 2011’de milletvekili seçildi.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan üzerinden yasadışı PKK lideri Abdullah Öcalan ile başlattığı dolaylı görüşmelerde (BDP ile birlikte ve şahsen) önemli rol üstlendi.

Eğer Başbakan Tayyip Erdoğan, Meclis yaz tatilini bir ay erteleyerek Kürt paketini yasal zemine oturtmak durumunda kaldıysa, bunda Demirtaş ve arkadaşlarının duruş ve çıkışlarının etkisi vardır.

Kavga etmeden mücadele etmeyi bilen nazik üslubu onun diğer partiler tarafından da tercih edilen bir muhatap olmasında pay sahibi oldu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayını isimlendirme sürecinde (BDP’nin sadece Kürtler için bir parti olmaktan genişleme projesi sayılan) HDP eşbaşkanlarını ziyaret ettiğinde onun da odada olmasını istedi; sonra, Diyarbakır’da “Üç eş başkanla da görüştüm” esprisi yaptı.

Şimdi Demirtaş 41 yaşında Cumhurbaşkanı adayı.

Onu yalnızca Cumhurbaşkanı adayı olan ilk Kürt kökenli siyasetçi olarak tanımlamak eksik kalabilir. Demirtaş, Türkiye’nin insan hakları hareketinden gelip bugün cumhurbaşkanı adayı olarak karşımızda olan ilk siyasetçisi aynı zamanda.

***

Demirtaş’a 8 Temmuz akşamı CNN-Türk’te Şirin Payzın’ın programında bir grup gazeteci iki saat boyunca sorular sorduk.

Aldığımız yanıtları şöyle özetleyelim:

• Erdoğan ve İhsanoğlu’nun aksine, Demirtaş 10 Ağustos’taki ilk turda kimsenin kazanamayacağını, Cumhurbaşkanının 24 Ağustos’taki ikinci turda seçileceği tahmininde bulunuyor.

• Yorumculara bakarsanız HDP destekli Demirtaş’ın yüzde 10’u yakalaması başarı sayılır. Ama o “Kazanmak için girdim” diyor; “İkinci tura kalırım ve kazanırım.”

• Erdoğan’ın ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oy alacağını gösteren aknetleri kuşkusuz o da görüyorken, bu müthiş özgüven nereden geliyor? Demirtaş, “Çünkü panzehir benim” diyor; mevcut sistemi zehirlenmiş sayıyor.

• Pazarlık iddialarını sorduk. Yani HDP’nin, Kürt meselesinde hükümetin atacağı adımlara karşılık olarak yarıştan çekilip Erdoğan’ın kazanmasını garantiye alacağı iddiaları. Demirtaş “Ne ilk, ne ikinci turda kimsenin lehine çekilmem” dedi; “Pazarlık yok. Bu yola insanların hak ve özgürlükler hayalleri için çıktık, hayallerini pazarlık konusu yapamam.”

• Ya tarafsız cumhurbaşkanı tartışmaları, cumhurbaşkanının yetkileri tartışmaları? Demirtaş “Tarafın hak ve özgürlüklerden yana olur, ne 12 Eylül Anayasasına bekçilik yaparım, ne Meclis’in hükümetin işine karışırım” diyor.

• Yetkiler meselesinde daha da iddialı. Erdoğan güç cumhurbaşkanında olmalı ve yargı denetimi gevşemeli, İhsanoğlu güç hükümette olmalı yargı denetimi güçlenmeli derken, Demirtaş “Ne güçlü cumhurbaşkanı, ne güçlü hükümet” diyor. Yürütme yetkisinin ciddi bölümünün yerel yönetimlere devrinden yana olduğunu söylüyor.

• İşte tam bu noktada “Bölücülük” iddiaları tartışılmaya başlıyor. Yerel yönetimler bölünmeye zemin mi hazırlıyor? Bir izleyici, seçilirse Türkiye Cumhuriyeti ismini ve bayrağını değiştirecek mi diye soruyor. Demirtaş, “Kesinlikle hayır” diyor, “Böyle bir vaadimiz de yok zaten. Ayrıca ben bu ülkeyi bölmeye değil, başı olmaya talibim.”

Demirtaş, Erdoğan’ın ülkeyi “diktatörlüğe” götürebilecek “otoriter” eğilimlerinden endişesi var. Bu durumun Cumhurbaşkanlığı seçimi yarışını da olumsuz etkilediğini söylüyor.

“Son üç günlük TRT rakamları elimde” diye sıralıyor:

• TRT Türk: Recep Tayyip Erdoğan 305 dk, Selahattin Demirtaş ve Ekmeleddin İhsanoğlu 0 dk,

• TRT 1: Recep Tayyip Erdoğan 24 dk, Ekmeleddin İhsanoğlu 2 dk 5 sn, Selahattin Demirtaş 0 dk (sadece haber bültenleri),

• TRT Haber: Recep Tayyip Erdoğan 204 dk, Ekmeleddin İhsanoğlu 1 dk 20 sn, Selahattin Demirtaş 45 sn. (taziye haberi).

Bir de bağışlar konusu var. Demirtaş, “Denge ve Denetleme Ağı” grubunun açtığı şeffaf seçim kampanyasını önemsediğini söyleyerek, sadece mal varlıklarının değil, bağışların da doğru ve şeffaf olarak açıklanmasını istiyor. “Benim için önemli olan miktar değil” diyor, “İsterse bir lira olsun, çok sayıda yurttaşın katılması önemli. Beni mahcup etmeyin.”

Seçmenine karşı mahcup olmaktan çekinen bir siyasetçi, kazansa da, kaybetse de, Türkiye’de siyaset için kazanç sayılmalı.

http://www.radikal.com.tr/120101912010191

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

..... - user404005

Programı da izlemiştim.Tespitleriniz önemliydi.Sayın Demirtaş hakkında sizin bu yazıyı yazmış olmanızda değerli.Teşekkürler