Türkiye Ortadoğu oyununun neresinde?

İsrail'le Suriye arasında arabuluculuktan hasımlığa, Mısır'la Filistin ortaklığından Mısır'ın Türkiye'ye vize uygulamasını ağırlaştırdığı 2013 yılına üç yılda geldik.

Batı demokrasileriyle Arap otokrasilerini Mısır’da 3 Temmuz darbesine darbe diyememek ve 26 Temmuz katliamını yarım ağız kınamayla geçiştirmek konusunda birleştiren nedir, hiç düşündünüz mü?
O halde tabloya birlikte bakalım.
İsrail’in Gazze operasyonundan bu yana kesilmiş Ortadoğu barış görüşmeleri dün Vaşington’da yeniden başladı. Bu, ABD Başkanı Barack Obama’nın ikinci döneminde önüne koyduğu öncelikli hedefti; zaten o yüzden ilk denizaşırı seyahatini İsrail’e yaptı. (Hatırlarsanız, bitiminde İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’ya Başbakan Tayyip Erdoğan’ı aratarak Mavi Marmara saldırısından dolayı özür dilemesini sağlamıştı.) Bu amaçla (İsrail lobisinin fazla Arapçı saydığı) Dışişleri Bakanı John Kerry’yi görevlendirdi. Ayrıca meslek hayatı Avrupa uzmanlığıyla şekillenmiş, Türkiye’yi de yakından tanıyan Musevi asıllı (Ama İsrail lobisinin kendinden saymadığı) diplomat Philip Gordon’u Ortadoğu özel temsilcisi olarak atadı.
Netenyahu ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı bir araya getiren temel olarak bu ekiptir. Mesela Abbas’ın elini rahatlatmak için Netenyahu’yu (28 Temmuz Pazar günü) önemli bir grup Filistinli mahkûmu serbest bırakma kararına ikna etmişlerdir.
Abbas’a bu süreçte en önemli rakibi, Hamas lideri Halid Meşal ve Gazze’deki Filistin Başbakanı İsmail Haniya pek ses çıkaracak durumda değillerdi. Hatırlayacaksınız, Erdoğan’ın Gazze’ye gitme planı ertelenince ikili 18 Haziran’da Türkiye’ye gelip Erdoğan ile görüşmüştü. Erdoğan’ın Gazze’ye İsrail’e ayak basmadan Mısır’ın Refah kapısından girme seçeneği ise Müslüman Kardeşler destekli seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz’da Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Sisi liderliğinde devrilmesiyle yakın zamanda gerçekleşebilir olmaktan çıktı.
Hamas, Mısır’daki Müslüman Kardeşler’den güç alan bir örgüt. Askeri rejimin ilk icraat olarak Refah’ı kapayıp tünelleri yıktırması ve İsrail’in buna memnuniyet beyanı boşuna değil. Mısır’da Müslüman Kardeşler’in yediği darbe, Suriye iç savaşının isyancı gövdesini oluşturan uzantısını da etkiledi; Suriye iç savaşının seyri de giderek ABD-Rusya pazarlığına kaymaya mahkûm. (Kerry’nin Suriye muhalefetiyle Nev York’ta BM binasında görüşmesi rastlantı değildi.) Ama asıl etkisi Filistin sorunu üzerine olacak.
Türkiye, Filistin meselesine baştan itibaren, AK Parti iktidarından önce de hep taraftı, hep aktörler arasında yer aldı. Ama Türkiye’nin rolü hep Mısır’ın oynadığı kilit role yardımcı olmak üzerine kurulmuştu; Dışişleri arşivinde bunu teyit edecek açıklamalar mevcut.
Oysa Hosni Mubarak’ın devrilmesi sonrasında Kahire, Filistin meselesinde (yılda 1.3 milyar dolar doğrudan askeri hibe aldığı) ABD ve ekonomik destek gördüğü AB’nin çizgisine aykırı gitmeye başladı; mesela Mursi, uzun yıllardan sonra İran’ı ziyaret eden ilk Mısır cumhurbaşkanı oldu. 3 Temmuz darbesi Mısır’ı Filistin meselesinde geçici olarak devre dışına aldı. (Aranızda 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ilk icraatının ABD’nin talep ettiği üzere Yunanistan’ın NATO askeri kanadına dönüş izni verip AB kapılarını kapatmak olduğunu hatırlayan var mı?) Mursi’nin devrilmesinin üzerinden henüz bir ay geçmemişken Filistin-İsrail görüşmeleri başlamıştır.
Türkiye’nin bu görüşmelerin neresinde olduğunu bilen var mı?
Türk Dışişleri ‘sıfır sorun’ ve ‘bütün taraflarla temas’ siyasetinin zirvesine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2008’de Erivan’da Serj Serkisyan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’un 2009’da Erbil’de Mesud Barzani ile görüşmeleriyle ulaştı. Ama o düzeyde tutunamadı. İsrail’le Suriye arasında arabuluculuktan ikisiyle de hasımlığa, Mısır’la Filistin ortaklığından Mısır’ın Türkiye’ye vize uygulamasını ağırlaştırdığı 2013 yılına üç yılda geldik. Türkiye Irak’ın ve Lübnan’ın Şii yarısıyla da sorunlu durumdadır.
Geriye Türkiye’nin iç huzuru için de çözmek zorunda olduğu Kürt meselesi kalmaktadır.
Hatırlamak isteyenler için demokratik ve ekonomik standartların ötesinde bir siyasi hedef olan AB var bir de...