Türkiye'ye destek var

Alman Büyükelçi dün Eskişehir'de şehit cenazesindeydi. Aynı saatlerde AB, PKK'yı kınamayan DTP'yi kınıyordu. Arap ülkeleri 'Irak'a saldırı' kışkırtmasına düşmedi. 'Ateşkes' aldatmacası taraftar bulmuyor." /> Türkiye'ye destek var

Alman Büyükelçi dün Eskişehir'de şehit cenazesindeydi. Aynı saatlerde AB, PKK'yı kınamayan DTP'yi kınıyordu. Arap ülkeleri 'Irak'a saldırı' kışkırtmasına düşmedi. 'Ateşkes' aldatmacası taraftar bulmuyor." /> Uluslararası hava dönüyor - MURAT YETKİN - Radikal

Uluslararası hava dönüyor

<strong><font color="#BB0000">Türkiye'ye destek var</font></strong><br></br>Alman Büyükelçi dün Eskişehir'de şehit cenazesindeydi. Aynı saatlerde AB, PKK'yı kınamayan DTP'yi kınıyordu. Arap ülkeleri 'Irak'a saldırı' kışkırtmasına düşmedi. 'Ateşkes' aldatmacası taraftar bulmuyor.

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, bundan bir süre önce Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak ilginç bir talepte bulundu. Büyükelçi, bir şehit cenazesine katılmak istiyordu.
Alman Büyükelçi daha önce terörist bir saldırıya kurban giden gazeteci Hrant Dink'in cenazesine katılmıştı. Terörist saldırılara kurban gidenlerin acılarını paylaşmak amacıyla bu talepte bulunduğunu söylüyordu.
Genelkurmay, Alman Büyükelçi'nin talebini kabul ettiğini, Hakkâri'de 12 askerin şehit olduğu PKK saldırısının ardından bildirdi ve Cuntz, Eskişehir'de Astsubay Soner Özübek için düzenlenen cenaze törenine davet edildi.
Aynı saatlerde, Ankara'daki AB büyükelçiliklerinin, aylık yemekli toplantıları vardı ve bu ayın (iki hafta kadar, yani son saldırılardan önce belirlenen) konuğu, DTP Meclis Grup Başkanı Ahmet Türk idi. Cuntz, sözüne sadık kaldı, Genelkurmay'ın davetine uydu ve Eskişehir'deki cenazeye gitti, oradaki acıyı paylaştı.
O sırada Ankara'da AB büyükelçilikleri 1.5 saat kadar süren toplantılarını yeni bitirmiş, öğle yemeğinde Türk'ü ağırlamaya hazırlanıyorlardı. Toplantıda ne konuşulduğu açıktı: AB Dönem Başkanlığı'nı yürüten Portekiz'in Ankara Büyükelçisi tarafından yapılan bir açıklamada PKK'nın 'kışkırtma amaçlı' terör eylemi bütün boyutlarıyla kınanıyor, saldırıda hayatını kaybedenler başta olmak üzere Türk halkının üzüntüsünün paylaşıldığı vurgulanıyordu.
Benzeri konuşma, yemeğin açılışında Portekiz'in Ankara Büyükelçisi Jose Manuel de Carvalho Lameiras tarafından da yapıldı. Lameiras, Türk nezdinde DTP'den de PKK'nın terör eylemlerini kınamasını ve DTP'nin PKK ve terör eylemleriyle arasında başka türlü anlaşılmayacak bir dille mesafe koymasını beklediklerini söyledi.
AB temsilcileri, DTP temsilcilerinden duyduklarından yaşadıkları hayal kırıklığını saklamıyorlar. En büyük hayal kırıklığının, 'Türk'ün PKK'nın terör eylemlerini kınamak için önkoşul öne sürmesi' olduğu ifade ediliyor.
Ahmet Türk, dünkü konuşmamızda bu tutumunu şöyle açıkladı: "Devlet ortaya bir diyalog projesi koymuyor, ne de çözüme bir katkı veriyor. Bize sadece PKK olayı karşısında daha kesin tavır belirleyin deniyor, belli bir kınama cümlesini söylememiz bekleniyor, ama başka bir katkı istenmiyor. PKK üzerinde etkimiz olup olmadığı sorulduğunda da, (İspanya'da Bask bölgesindeki) Harri Batasuna partisi olmadığımızı, PKK ile organik bağımız olmadığını söyledik. Bizden istenen, bizi hiçleştirmeye yönelik."
Olgular kendisini anlatıyor. Avrupa Konseyi'nden dün gelen kınama da son PKK saldırıları ve Türkiye'nin buna gösterdiği tepkinin, uluslararası camiada havayı PKK'ya karşı Türkiye'den yana çevirdiğini gösteriyor.
Bu hava Avrupa'yla sınırlı değil. Örneğin, PKK ve Irak Kürtlerinin Türkiye'nin sınır ötesi harekât hazırlığını, Irak'ın egemenliğine yönelik gösterme girişimi bu kez Arap ülkelerinden destek görmedi.
Bunda Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın son bir haftadır Arap liderleri ve Arap Birliği ile yaptığı görüşmelerin büyük payı oldu.
Keza ABD'nin Türkiye'nin daha ileri bir harekete geçmesini süre isteyerek durdurması da, yeni bir diplomasinin başlamasına neden oldu. 1998'de Suriye olayında da böyle olmuştu. Neticede, amaç harekât değil. Amaç, Irak'taki PKK faaliyetinin Türkiye için tehdit olmaktan çıkarılması. Bu amaca diplomasi ile ulaşılırsa, bu PKK dışında herkes için iyi çözüm olur.
Bu çerçevede PKK'nın ateşkes ilan edeceği yolunda, daha çok Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani tarafından ortaya atılan vaat de diplomatik camiada heyecana yol açmadı. PKK'nın her zorda kaldığında ve her kış mevsiminde başvurduğu 'tek taraflı ateşkes' ilanı, artık inandırıcılığını yitirmiş durumda.
Başbakan Tayyip Erdoğan, bugün Cumurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında yapılacak MGK toplantısına İngiltere Başbakanı Gordon Brown ve İsrail Başbakanı Ehud Olmert'ten aldığı izlenimler ve ABD yönetimiyle temaslarının izlenimiyle girecek. Babacan, Ortadoğu'nun havasını MGK'ya aktaracak. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Irak sınırındaki güvenlik durumunu ve atılması gereken adımları kurula taşıyıp, muhtemelen önerilerde bulunacak.
Bir yandan da dikkatler, bu gerginlik ortamının halk içinde kavgaya yol açmasının önlenmesinde olacak. Gül'ün dünkü açıklamasının özeti bu.
Yazının özeti ise, Türkiye'nin bıçak kemiğe dayandığında verdiği tepki, uluslararası havanın bu konuda kendisinden yana dönmesine neden oldu.
Ankara, terörle mücadele konusunda bir hafta öncesine göre, tezkere öncesine göre daha az yalnız.