Washington'da Türkiye planları

Bugünlerde Ankara'dan bakıldığında Türkiye-ABD ilişkileri PKK'nın Irak'taki varlığına odaklanmış görünüyor. Bunda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın...

Bugünlerde Ankara'dan bakıldığında Türkiye-ABD ilişkileri PKK'nın Irak'taki varlığına odaklanmış görünüyor. Bunda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'özel temsilcilik mekanizmasının' iyi çalışmadığına ilişkin
son çıkışının payı büyük.
Oysa Washington'da Türkiye'ye ilişkin hava da, Türk-Amerikan ilişkilerinin halihazırdaki seyri de bu yönde değil. Radikal'e bilgi veren diplomatik
kaynaklara göre, iki ülke arasındaki ilişkilerde şu anda yapılan hazırlıkların bölgesel planda Irak'ın geleceği, ikili planda ise yaklaşmakta olan Ermeni soykırımı tartışmalarının getireceği fırtınaya odaklanıyor.
O kadar ki, Türkiye'de Erdoğan'ın tartışmalarının zirvede olduğu günlerde
Türk ve Amerikalı yetkilikler arasında yapılan üst düzey görüşmelerde, Irak'taki PKK varlığının önemli bir yer tutmadığı, buna karşın Irak, İran ve özellikle de Ermeni meselesinin yer tuttuğu anlaşılıyor.
Radikal'in ulaştığı bilgiler, ABD yönetiminin 'Ermeni soykırımı anma gününün' Temsilciler Meclisi'nde önlenmesine yönelik olarak yapılabileceklerin sonuç getirmemesi ihtimaline karşın ihtiyat planlarının (İngilizcesiyle, 'contingency plans') hazırlanmakta olduğunu gösteriyor.
Bu planlar uyarınca önümzdeki bir kaç hafta içinde ABD ile Türkiye arasında üst düzey diplomatik trafiğin hızlanacağı bildiriliyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın şubat ayı içinde yapılabileceği daha önceden yazılan ABD seyahati ise henüz kesinleşmiş değil.

Bu kez durum ciddi
ABD yönetiminin Türkiye ile ilişkilerde önümüzdeki aylarda Ermeni meselesi nedeniyle ciddi sıkıntı yaşanabileceği saptamasıyla önlemler almaya başlamasının somut nedenleri var. Bunların başında Kasım 2006'da yapılan ara seçimlerden galip çıkan Demokrat Parti'nin grup başkanı Nancy Pelosi'nin Temsilciler Meclisi Başkanlığı'na getirilmesi geliyor. Seçim bölgesi, Ermeni diasporasının yoğun yaşadığı Kaliformiya eyaleti olan Pelosi, eline güç geçtiğinde 24 Nisan'ın 'Ermeni soykırımı anma günü' ilan edilmesi için çaba harcayacağına söz vermişti. Pelosi 4 Ocak'ta yemin ederek görevine başladı. Hemen öncesinde ABD'deki Ermeni Komitesi, anma gününün bu yıl onaylanması için bütün gücün seferber edilmesi çağrısında bulundu.
ABD Temsilciler Meclisi'ne sunulan soykırım anma günü tasarıları, Ermeni ve Rum lobilerince desteklenir, Yahudi lobilerince de karşı durulurdu. Genel olarak oylamanın hemen öncesinde başkanın, meclis başkanına yazdığı bir mektupta Türkiye'nin ABD'nin ve İsrail'in stratejik müttefiki olduğuna dikat çekilerek, tasarının kabulünün ABD ulusal çıkarlarına aykırı olacağı vurgulanırdı. Son yıllarda ABD Başkanı George Bush, Cumhuriyetçi Parti'den olan meclis başkanlarına oylamayı durdurtmakta fazla zorluk çekmedi. Kaynaklar, bu durumun artık geçerli olmadığını öne sürüyor. Bayan Pelosi'nin, böyle bir söz vermemiş olsa dahi, sırf Bush'un talebini
geri çevirmenin tadını çıkarmak için oylamayı yaptırabileceği kanısı yaygın. Bu oylamadan tasarının kabulünün çıkmasına ise neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

İncirlik endişesi
Başbakan Erdoğan'ın son New York temasları, Demokrat Parti'de etkili olabilecek ağır topları ve Yahudi lobisini daha aktif çalışmaya inka etmeye yoğunlaştı. Ancak o cepheden gelen haberler de Erdoğan'ı rahatlatacak türden değil.
Yahudi Lobisi, Erdoğan hükümetinin Filistin'de Hamas'tan yana aldığı
tutumdan rahatsızlığını gizlemiyor.
Bu tabloyu değerlendiren ABD yönetimi ise, soykırım tasarısının kabulü halinde Türkiye'nin yapabileceklerini ve bunun ABD çıkarlarına verebileceği hasarı hesaplamaya çalışıyor. Değerlendirilen hususlardan birisi, Türkiye'nin İncirlik Üssü'nü ABD uçuşlarına kısıtlayabileceği,
ya da kapatabileceği. Türkiye daha önce 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrasında ABD silah ambargosu uyguladığında üssü kapatmış, yine Ermeni tasarılarının kabul eşiğine geldiği daha önceki birkaç durumda da, bu uygulamaya gidilebileceği Amerikan tarafına hissettirilmişti. İncirlik Üssü, halen ABD'nin Irak'taki işgal birliklerinin ikmalinde yüzde 60 pay sahibi.
Irak'ta Türkiye'nin PKK dışında da endişeleri olduğunu ABD yönetimi
anlamış bulunuyor. 2008 seçimlerinde Cumhuriyetçilerin başkan adayı olması beklenen Senatör John Mc Cain'in önceki gün Kerkük referandumunun ertelenmesine destek vermesi, bu açıdan Ankara'nın görüşlerine uygun. ABD'nin Erdoğan'ın yakındığı PKK konusunda (Mesud Barzani'ye rağmen) somut
adımlar atıp atmaması ve bu adımların zamanlaması, bu tablo içinde önem kazanmaya başladı. Türkiye'nin PKK ve Irak konusundaki çıkarları ile Ermeni soykırımı tasarısı arasında dolaylı bağ kurmanın ABD'nin ihtiyat planları içinde olup olmadığını ise zaman gösterecek.