ABD'nin Ankara Büyükelçisi Wilson, Diyarbakırlı siyasetçi ve işadamlarıyla kahvaltının, Türkiye'nin içişlerine karışma değil, gelişmeleri anlama amacını taşıdığını söyledi: "ABD'nin PKK'ya dair işi, Bush'la Erdoğan'ın konuştuğu ortak mücadele."
Wilson'ın sözleri şöyle: "İşbirliği ciddiyetle sürüyor. Kimi eleştirilere konu olduğu gibi oyalama amacı taşımıyor. PKK'ya karşı Türkiye'ye etkili istihbarat akışı başladı. Bilgiyi nasıl kullanacağına Türk yetkililer karar verir."" /> ABD'nin Ankara Büyükelçisi Wilson, Diyarbakırlı siyasetçi ve işadamlarıyla kahvaltının, Türkiye'nin içişlerine karışma değil, gelişmeleri anlama amacını taşıdığını söyledi: "ABD'nin PKK'ya dair işi, Bush'la Erdoğan'ın konuştuğu ortak mücadele."
Wilson'ın sözleri şöyle: "İşbirliği ciddiyetle sürüyor. Kimi eleştirilere konu olduğu gibi oyalama amacı taşımıyor. PKK'ya karşı Türkiye'ye etkili istihbarat akışı başladı. Bilgiyi nasıl kullanacağına Türk yetkililer karar verir."" /> Wilson: Biz ciddiyiz - MURAT YETKİN - Radikal

Wilson: Biz ciddiyiz

<br><strong><font color="#B00B02">ABD'nin</font></strong> Ankara Büyükelçisi Wilson, Diyarbakırlı siyasetçi ve işadamlarıyla kahvaltının, Türkiye'nin içişlerine karışma değil, gelişmeleri anlama amacını taşıdığını söyledi: "ABD'nin PKK'ya dair işi, Bush'la Erdoğan'ın konuştuğu ortak mücadele." </br><strong><font color="#B00B02">Wilson'ın</font></strong> sözleri şöyle: "İşbirliği ciddiyetle sürüyor. Kimi eleştirilere konu olduğu gibi oyalama amacı taşımıyor. PKK'ya karşı Türkiye'ye etkili istihbarat akışı başladı. Bilgiyi nasıl kullanacağına Türk yetkililer karar verir."

ABD Büyükelçisi Ross Wilson, 'bir grup Diyarbakırlı siyasetçi ve işadamı' ile yaptığı kahvaltılı toplantının Türkiye'nin içişlerine karışmak amacını değil, gelişmeleri daha iyi anlayabilme amacını taşıdığını söyledi. ABD'nin PKK terörizmiyle ilgili asli işinin bu değil, Başkan George Bush ile Başbakan Tayyip Erdoğan'ın konuştuğu ortak mücadele olduğunu vurgulayan Wilson, bu işbirliğinin ciddiyetle devam ettiğini ve kimi eleştirilere konu olduğu gibi 'oyalama amacı taşımadığını' söyledi. Amerikan büyükelçisi, PKK'ya karşı Türkiye'ye etkili istihbarat akışının başladığını, ancak bu bilgiyi nasıl kullanacağına Türk yetkililerin karar vereceğini sözlerine ekledi.
Radikal'in sorularını yanıtlayan Wilson, DTP'nin neden kahvaltıya davet edilmediği sorununa ise 'DTP'nin terörizmle arasına mesafe koyma konusu var' yanıtını vermekle yetindi.
Dün bir başka grup milletvekili ile yiyeceği yemeği, daha fazla yoruma meydan vermeme amacıyla iptal eden Wilson'un sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
- Kürt kökenli siyasetçilere verdiğiniz kahvaltı, 'Türkiye'nin içişlerine karışma', 'Irak'taki PKK ile uğraşacağına, Türkiye'deki Kürt meselesine çözüm arama' gibi eleştirilere konu oldu. Neden ihtiyaç duydunuz bu toplantıya? Ne amaçladınız?
- "Öncelikle, Kürt kökenli milletvekili gibi bir seçim yok, bunu düzeltmek isterim. Temsilciler meclisi üyesi Christopher Shays, daha önce Türkiye'ye defalarca gelmiş ve Türkiye ile yakından ilgilenen bir kişi. Son gelişmeler üzerine bu kez de Diyarbakır ve sınır bölgesine gitmek istedi. Gitmeden önce de bölgedeki durumu öğrenmek amacıyla hayatın her kesiminden isimlerle görüşmek istedi. Askerlerle, diplomatlarla görüştü. Diyarbakır ve çevresinden milletvekilleri ve işadamlarından oluşan bir heyeti de bu nedenle kahvaltıya davet ettik. Bazı gazetelerde yazılanın aksine, kısa birer takdim sonrası ne ben, ne de Shays konuştu; yalnızca dinledik. Çok da yararlı oldu. Shays sonunda çok faydalandığını ve öğrendiğini söyleyerek teşekkür etti."
- DTP'yi neden çağırmadınız?
- "DTP'lilerle de konuştuğumuz oluyor; her yasal siyasi partiyle olduğu gibi. Bu temas devam da edebilir. Ama DTP'nin terörizmle arasına mesafe koyma konusu var. Ayrıntıya girmek istemiyorum. Kahvaltıya dönersek, bu tür toplantılar her Batılı ülkede yapılıyor. Ben her gün böyle siyasi ve sosyal toplantılara katılıyorum."
- Bu yüzden Dışişleri'nden soruya muhatap oldunuz mu?
- "Hayır. Zaten bu tür toplantıları bulundukları ülkelerde Türk diplomatlar da yapar; bu toplantılar diplomatların görevleri arasındadır. İnsanları dinlemek, görüşlerini almak asla içişlerine karışmak değildir. Ne bizim niyetimiz buydu, ne de böyle bir amaca hizmet etmiştir. Bu faaliyeti PKK ile mücadele işimizin bir parçası olarak gördüğümüzü söylemek de doğru değil. Biz, işimizin Başkan George Bush ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Vaşington'da konuştuğu ortak mücadele olduğunu biliyoruz. Ben de oradaydım."
- Bu anlaşmanın Ralson-Başer mekanizması sonrası Türkiye'yi yeniden bir oyalama süreceğine sokacağı iddiasında bulunanlar da var.
- "Kesinlikle doğru değil. Önceki de oyalama değildi, o amaçlanmamıştı, ama istendiği gibi yürümedi. O da ciddi idi, bu da ciddi. Ne kadar ciddi olduğumuzu göreceksiniz, ama zaman veremem."
- Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Vaşington'da Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephan Hadley ile görüştükten sonra, Irak Kürtlerinin beklentileri yerine getirmediği eleştirisinde bulundu. Sorunlar erken mi başladı?
- "Hayır, işbirliği mükemmel. Babacan'ın görüşüne saygı duymakla, Irak yetkililerinin bazı adımlar attığını görüyoruz. Kontrol noktaları, teröristlerin ikmal yollarının kesilmeye başlanması, hareketlerinin ve Türk sınırını geçmeye yönelik çabalarının engellenmesi ve söyleyemeyeceğim başka önlemler. Bu önlemlerin ne kadar etkin olduğu başka konu. O biraz zaman alabilir, ne de olsa yeni başladık."
- İstihbarat akışı başladı değil mi?
- "Evet başladı. Türkiye'ye etkili istihbarat akışı başladı. Ama biz Türkiye'ye ne yapacağını söyleyecek değiliz. Bu bilgiyi nasıl kullanacaklarına Türk yetkililer karar verecek."
- Peki bu istihbarat akışıyla bugüne dek alınan somut bir sonuç oldu mu?
- "Bu konuda bilgi veremem. Ama şunu söylemek isterim: Türkiye'nin içişlerine karışmıyoruz, terörizme karşı yardım etmeye çalışıyoruz, oyalamıyoruz ve son derece ciddiyiz."