Yarın ilginç bir gün olacak

Gül, Erdoğan ve Başbuğ, askeri yargı tartışmasının ardından ilk kez bir araya gelirken, dosya da mahkeme gündeminde

Orta öğrenim Seviye Belirleme Sınavı’na katılan yüz binlerce öğrenci tercihlerini
hâlâ neden yapamıyor artık biliyorsunuz.
Özetlemek gerekirse, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) görünürde Ergenekon davasına bağlanan nedenlerle karar alamayınca, tayin veya terfi durumunda olan
hâkim ve savcıların 1500 civarındaki çocuğunun durumu belirsizliğe düşüyor. Milli Eğitim
Bakanı Nimet Çubukçu, gelen şikâyetler üzerine Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e başvuruyor. Çocukların mağdur olmaması için bulunan formül, tercih yapma tarihinin 23 Temmuz’a,
yani yarına dek uzatılması oluyor.
Neden 23 Temmuz Perşembe de, mesela 24 Temmuz Cuma değil? Belli ki Adalet Bakanlığı’ndan Eğitim Bakanlığı’na verilen tarih o olmuş. Peki HSYK’da böylesine derin bir kriz sürerken Adalet Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı’na nasıl böyle kesin bir tarih verebiliyor? Çünkü böyle bir tarih verilmesi, HSYK’da bir şekilde uzlaşmaya varılarak tayin ve terfilerin ilan edilmiş olacağı anlamına geliyor ki, çocuklar anne ve babalarının tayin olacağı şehirlere göre tercih yapabilsin.
Adalet Bakanı belli ki 23 Temmuz’a kadar bir şekilde krizin sonuçlanacağı kanısına sahipmiş, Eğitim bakanına bu tarihi verirken.
Nedenleri üzerine eksik bilgiyle yanlış yorum yapmayalım.
İyisi mi, 23 Temmuz’da neler olacağına ilişkin bildiklerimize bakalım.
Yarın biz haberciler açısından biri İstanbul’da, diğeri Ankara’da iki önemli faaliyet var.
Ankara’daki, Anayasa Mahkemesi’nde. Mahkeme, CHP’nin itiraz başvurusu üzerine asker kişilerin yargılama usullerinde değişiklik yapan yasa dosyasını görüşmeye başlayacak. Bu ilk inceleme niteliğinde olacak. Ancak başvuru, yürütmeyi durdurma talebini de kapsadığı için öncelikle görüşülme ve iki ay içinde karara bağlanma durumu mevcut.
Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda asker-siyaset ilişkilerinde konu olan mayınlı arazilerin temizlenmesi yasası konusunda da -yine CHP’nin talebi üzerine- yürütmeyi durdurma konusundaki kararını da yarın açıklayabilir.
En azından böyle bir beklenti var.
Anayasa Mahkemesi’nde özellikle askeri yargı usulleri dosyası üzerindeki işlemin başlaması, hükümetin bu yasa nedeniyle askerde baş gösteren -Cumhurbaşkanı’nın deyimiyle- ‘tereddütlerin’ giderilmesi düzenlemelerini de etkileyebilir. Hatırlanacağı gibi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasayı onaylarken Başbakanlığa bir mektup göndermiş ve bu tereddütlerin giderilmesinde fayda gördüğünü söylemişti. O tereddütler, Gül’ün 30 Haziran’daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile bu yasa üzerine yaptığı toplantı ardından, 2 Temmuz’da askerin Köşk’e ilettiği görüşlerden kaynaklanıyordu.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Cumhurbaşkanı’nın tavsiyesini önemsediklerini, en kısa sürede gerekeni yapacaklarını, bu konuda Milli Savunma Bakanlığı’ndan bir taslak beklediklerini söylemişti (Radikal, 10 Temmuz 2009).
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ise yine Radikal’in soruları üzerine, kendi bakanlığında böyle bir çalışma başlatılmadığını, başlatılması için Adalet Bakanlığı’nın talepte bulunması gerektiğini söylemişti (Radikal, 16 Temmuz 2009)
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bu konuda bir açıklaması henüz yok. Ergin HSYK’dan hükümetin istediği gibi bir karar çıkartmaya uğraşıyor. Muhtemelen Çubukçu’ya verdiği 23 Temmuz tarihi de aklının bir yerinde duruyordur. Bu çaba, bu yılki Avrupa Birliği İlerleme
Raporu’na ‘siyasetin yargıya müdahalesi’ olarak girer mi? Onu bilmiyoruz.
Ama yine Çiçek’in askeri yargı konusundaki ek düzenlemelerin 4 Ağustos’ta başlayacak
Meclis Başkanı seçimlerine dek yetişmeyeceğini söylemesinden, o konuda bir gelişme
olmadığını çıkarabiliyoruz.
İstanbul’daki program mı?
Yarın, İstanbul’da, Harp Akademileri’nde mezuniyet töreni var. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan, Orgeneral Başbuğ’un konuğu olacaklar. Bu Gül, Erdoğan ve
Başbuğ’un 30 Haziran’da MGK ardından görüşmeleri sonrasında ilk bir araya gelişleri
olacak. Acaba birbirlerine nezaket sözcükleri dışında söyleyecekleri de olacak mı?