Yeni ayrıntılar ve cevabı olmayan soru

Arınç soruşturma-sına ilişkin yeni ayrıntılar, Erdoğan ve Başbuğ'un MGK'da kriz çıkmaması için önlem aldığını da gösteriyor

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik yasadışı bir hazırlık içinde oldukları iddiasıyla gözaltına alınan ordu mensupları dün ilk kez yargı önüne çıkarken, üst düzey kaynaklardan alınan bilgiler, soruşturmaya
ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıkardı.
Bu ayrıntılar hem soruşturmaya ilişkin hem de gözaltılar ve aramalar sürecinin kriz yönetiminin yürütülüşüne ışık tutar nitelikte.
Bu ayrıntılar şöyle sıralanabilir:
* 19 Aralık akşamı polis tarafından Arınç’ın evi etrafında gözaltına alınan iki subayın ve ekiplerinin bir ayı aşkın bir süredir aynı bölgede gözlem yaptıkları öne sürülüyor. Bu iddialar iki teknik çalışmaya dayanıyor. Çalışmalardan birisi, subayların cep telefonlarının Arınç’ın oturduğu semt civarındaki cep telefonu baz istasyonlarıyla bağlantı dökümünden oluşuyor. İkinci çalışma ise, araç şirketinden kiralanan araçların elektronik yer belirleme sistemi (GPS) cihazlarının, araçların semtte aynı hatlar üzerinde devriyeyi andırır şekilde düzenli hareketlerini gösteren dökümleri.

Senaryoyu çürütüyor
* Bu bilgiler, Genelkurmay tarafından yapılan ‘bilgi sızdıran personelin gözlenmesi’ açıklamasıyla, zaman sınırı konulmadığı için çelişir görünmüyor. Ancak ‘Özel Kuvvet ekipleri o akşam yapılan ihbarla Arınç’ın adresine çekilip, ayrı bir ihbarla polisin basması sağlandı’ senaryosunu çürüten nitelikte.
* İki subayın aynı gece savcılık tarafından (mahkemeye sevk edilmeden) serbest bırakılmış olması, ilk aşamada üzerlerinde ve evlerinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmamış olmasıyla açıklanıyor. (Bu arada, subaylardan birisinin ajandasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan ve aile üyelerine ait bilgilerin, Ergenekon sanığı Ergün Poyraz’ın kitaplarından not alınmış, güncel istihbarat değeri olmayan bölümler olduğu bilgisi var.) 

Arama iki nedene dayanıyor
* Bu serbest bırakılış ardından subayların görev yaptığı Özel Kuvvetler Komutanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) Ankara Bölge Müdürlüğü’ne yönelik başlatılan kapsamlı arama kararının ise iki nedene dayandığı bilgisi var: Birincisi, subayların evlerindeki bilgisayar ve elektronik belleklerdeki bilgilerin Emniyet teknik ekiplerince çözülmesiyle elde edilen bilgiler. Ancak üst düzey kaynaklar, mahkemenin askeri tesisteki gizli bölümde arama kararının alınmasında, subaylardan birisinin makam şoförünün telefon dinleme kayıtlarında ‘Evrak yakmaktan’ söz etmiş olmasını belirleyici bir neden olarak gösteriyorlar.
* Peki, er rütbesiyle şoförlük yapan bir kişi neden dinlemeye alınsın ve ne kadar süredir dinleniyor olabilir? Buna verilen yanıt, 19 Aralık akşamı, gözaltına alınanların STK  Ankara Bölge’de çalıştığının ortaya çıkar çıkmaz alınan bir kararla, o birimde çalışan yalnız subay değil, bütün personelin telefonlarının dinlemeye alınmış olması. Şoförün babasıyla yaptığı telefon görüşmesinin, evrak imha etme konusunun ciddiye alınmasına ve hemen harekete geçilmesine neden olduğu bilgisi veriliyor.
* Yaygın kanaatin aksine, hükümet ve Genelkurmay yetkilileri arasında, 19 Aralık akşamından itibaren temas kurulduğu ve defalarca ayrıntılı görüşmeler yapıldığı bildiriliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ arasında bu konuda 24 ve 26 Aralık tarihlerinde yapılan iki görüşmenin bu temasların kamuoyuna yansıyan kısmı olduğu bilgisi var. Buna göre, Erdoğan ve Başbuğ, konunun 28 Aralık’taki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında açılmaması konusunda mutabık kalmışlar. Yani hem hükümet, hem Genelkurmay, Arınç olayında kriz yönetimini şu ana dek büyük soruna yol açmayacak şekilde uyguluyor.

Yanıt bekleyen sorular
* Ancak bütün bu tablo içinde henüz doyurucu yanıtını bulamamış bir soru var: Üzerinde Arınç’ın adresi yazılı kâğıt subaylardan birinde ne arıyordu ve soruşturma sonucu doğrulanırsa- neden imha edilmeye çalışıldı? Bu soru, şu ana dek soruşturmanın en kilit unsurunu oluşturuyor. Sivil yetkililer, askeri yetkililerin temaslarda bu soruya şu anda açıklama getiremediklerini kabul ettikleri bilgisini veriyor. Zaten soru, Genelkurmay tarafından da yanıtsız bırakılmış ve yazılı açıklamada soruşturma sonunda ortaya çıkacağı söylenmişti.