Yeni değil takviye kabine

<br><b>Başbakan </b>Erdoğan'ın yeni hükümeti, dediği gibi 'güçlü ve yeni kadro' görüntüsünü tam karşılamıyor, eskisinin bazı isimlerle takviyesi olarak görülüyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilk icraatı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kurduğu 60'ıncı hükümeti onaylamak oldu.
10 gün kadar önce 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e listesini onaylatmak bir yana göstermeyi dahi başaramayan Başbakan'ın, listeyi Gül'ün onayından sonra ilan etmesinin kısa bir süre alacağı tahmin ediliyordu. Öyle olmadı. Erdoğan Köşk'te bir buçuk saat kadar kaldı.
Gül ve Erdoğan'ın zaten üzerinde daha önce konuştukları bir Bakanlar Kurulu listesi üzerinde bu kadar uzun süre tartışmalaı akla pek yakın değil. İkilinin konuşma süresinin yarım saati geçmesinden itibaren, Ankara'nın zaten buluttan nem kapan siyaset kulislerinde çeşitli senaryolar üretilmeye başladı: Acaba Gül ve Erdoğan, sabah saatlerinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki diploma törenindeki gerilim üzerine de konuşuyorlar mıydı? Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanlarının bir gün önce Gül'ün cumhurbaşkanlığı yemin törenine katılmamasından sona GATA'nın ev sahipliğinde yaşanan soğukluk, yönetim açısından can sıkıcı olmuştu. Bugünkü 30 Ağustos törenleri de dahil, Büyükanıt ve diğer komutanların hem GATA, hem de yarın İstanbul'daki askeri okul diploma törenleri için, aynı zamanda başkomutanları olan cumhurbaşkanına gönderdikleri davetiye, eşini kapsamıyordu. Acaba, ikili bu çerçevede ne gibi adımlar atacaklarını da konuşmuşlar mıydı?
İki kişi arasında geçen bir konuşmadan bu sorulara kesin yanıt üretmek mümkün değil.
Ancak Erdoğan, komutanların yemin törenine gelmemesi sorulduğunda, "Arzu eden katılmıştır. Bundan sonra sevincimizi de paylaşmak, üzüntümüzü de paylaşmak isteriz" gibi diplomatik, ancak duruşunda ısrarlı bir yanıt verdi.
Erdoğan'ın listesi de, kendisinden büyük dönüşler bekleyenleri de, her şeyi olduğu gibi koruyacağını düşünenleri de yanılttı.
Erdoğan'ın listesinde AK Parti'ye yeni katılan isimlere daha fazla yer vereceğini düşünenler de yanıldı, Bakanlar Kurulu'ndaki parti ağırlığının azalacağını düşünenler de yanıldı, bazı isimlerin vazgeçilmez olduğunu düşünenler de.
Bu bakışla 60'ıncı hükümeti, 22 Temmuz seçimleri sonuçları ışığında 59'uncu ile karşılaştırdığımızda ortaya çıkan tablo şöyle özetlenebilir:

SÜRPRİZLER: İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun kabine dışı kalması listenin şaşırtan bir yönü oldu. Aksu, son dönemlerin marka içişleri bakanı olmuştu. Yerine, Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın gelmesi de sürpriz sayılmalı. İkinci büyük sürpriz, Milli Eğitim Bakanı Hüsyein Çelik'in yerini koruması oldu. Erdoğan'ın bir grup toplantısında DYP kökeninden gelen eski YÖK Başkanı Mehmet Sağlam'ı övme şekli, onu bakan yapacağı şeklinde youmlanmıştı. Erdoğan'ın askerlerin sempatiyle bakmadığı bir isim olduğu bilinen Çelik'i yerinde tutması da, yazının başında söz ettiğimiz 'duruş ısrarının' bir parçası olabilir. Mehmet Ali Şahin'in Başbakan Yardımcılığı'ndan Adalet Bakanlığı'na kaydırılması, Şahin açısından değil, ama talibi pek çok olan Adalet Bakanlığı makamı açısından sürpriz.

BEKLENENLER: Başarılı bulunan icra bakanlıklarından Recep Akdağ'ın sağlık, Binali Yıldırım'ın ulaştırma, Hilmi Güler'in enerji bakanlıklarında tutulması, ASO Başkanı Zafer Çağlayan'ın sanayi, soldan transfer Ertuğrul Günay'ın turizmden sorumlu tutulması da az çok tahmin ediliyordu. Keza Dışişleri Bakanlığı için Gül'ün yerine Ali Babacan en muhtemel seçenek olarak konuşuluyordu. AB Müzakereciliği'nin Dışişleri'ne bağlanması bu bakımdan olumlu olabilir.

HAYAL KIRIKLIKLARI: Kabinede daha fazla hanım bakan beklentisi boşa çıktı. Keza kabinede iş dünyasının daha çok desteğini alacak, daha liberal isimlere yer verileceği beklentisi de. Partinin kabinedeki ağırlığı arttı. Bu Bakanlar Kurulu listesi, Erdoğan'ın aylardır oluşturduğu ve dün ilan ederken söylediği 'güçlü ve yeni kadro' görüntüsünü ilk bakışta tam karşılamıyor. İlk bakışta, eski kurulun, bazı isimlerle takviyesi olarak görülüyor. Çünkü kabinede yerini koruyan bakanlardan bazılarının performansı aslında kamuoyunca o kadar da hayran olunan bir görünümde değildi.
Erdoğan'ın sözünü ettiği reorganizasyon ardından isim değişiklikleri de gündeme gelir, tablo değişirse, bu izlenim de değişebilir.