Zor bir seçim olacak

Seçimlerden AK Partinin birinci parti çıkacak olması üzerine henüz bahis oynayan yok ama zaten bu seçimin asıl heyecanı orada değil. Asıl heyecan, Erdoğan'a süper başkanlık yolu açacak Meclis çoğunluğunun bulunup bulunmamasında.

Partiler aday listelerini dün 7 Nisan Salı günü saat 17.00 itibarıyla Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etti.

Dünkü listelere bakarsak seçimlerin bütün partiler için ama özellikle de hedeflerinin yüksekliği bakımından AK Parti için zor geçeceği söylenebilir.

Dünkü tabloya bakarak şöyle bir tahlil yapmak mümkün:

1- Seçimin en önemli özelliklerinden birisi, HDP’nin eş-başkanı Selahattin Demirtaş’ın sözüne sadık kalarak 7 Haziran seçimlerine parti olarak girmesi oldu. Sözü uzatmaya gerek yok, HDP adaletsiz yüzde 10 barajını aşarsa, CHP ve MHP oylarını hiç artıramasalar bile AK Parti’nin tek başına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı süper-başkan yapacak bir anayasa değişikliğini gerçekleştirmesi imkânsıza yakın zor.

Bu seçimlerin en önemli faktörü de işte bu. HDP’nin geniş taban siyasetiyle göz diktiği sosyalist ve liberal şehirli Türkler zaten öteden beri CHP’ye oy vermezler. Ama HDP’nin umutlu olduğu merkez-sağ ve muhafazakâr Kürtler AK Parti’ye oy veriyorlar, yani HDP’nin yüzde 10’u aşmasında CHP’nin sandalye kaybı pek olmaz, ama AK Parti’nin olur.

2- AK Parti’nin işini zorlaştıracak bir başka unsur da Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin seçime Saadet çatısı altında birlikte girme kararı oldu. Belki iki partinin toplamı yüzde 10 barajını aşmaya yetmeyecek ama alacakları oylar başka koşullar altında AK Parti’ye gidebilecek oylar demek. İç ve Doğu Anadolu’da bazı merkezlerde AK Parti’ye değerli birkaç sandalyeye mal olabilir.

3- CHP 7 Haziran seçimlerine nispeten de olsa en şeffaf süreçlerle giden parti oldu. Kemal Kılıçdaroğlu, kendisi dâhil, milletvekili adaylarının yaklaşık üçte ikisinin ön seçimle belirlenmesinin yolunu açtı. Bu durum parti tabanını canlandırdı ve diğer parti yönetimleri üzerinde belki sonraki seçimlerde daha çok hissedilecek bir taban baskısının doğmasına zemin hazırladı.

Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi’yle yaptığı son toplantıda şekillenen listede bazı tanınmış isimler liste dışı kaldı ama Meclis grubunun yüzde 60’ından fazlasının yenilenmesine ve daha önemlisi kadın adaylara pozitif ayrımcılık yapan bir liste ortaya çıktı. Gayrı-Müslim azınlık vakıflarının ortak adayı olan Selina Özuzun Doğan’ın İstanbul 2’inci bölge birinci sıradan aday gösterilmesi gibi hamleler CHP’nin yeni yüzünü tanıtmayı amaçlıyor. Ama CHP’nin Alevi seçmen konusunda bu seçim HDP ile sorunu olabilir. Doğu ve güneydoğuda eski DYP’li isimlerin aday gösterilmesi o bölgede AK Parti’den oy çekmeyi amaçlıyor sanki.

4- Aday listelerinde günün ilk sürprizini MHP yaptı: CHP ile ortak cumhurbaşkanı adayları, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun (bir süre önce CHP’nin teklifini reddetmesine karşın) İstanbul 2’inci bölgeden adaylığı açıklandı. O bölge büyük çekişmelere aday aslında. Eski merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da MHP’de. Devlet Bahçeli merkez sağda ağırlığı olan isimlerle ve ayrıca hükümetin Kürt sorununa çözüm için PKK ile diyalogu üzerinden AK Parti’ye kaptırdığı oyların bir kısmını geri almayı amaçlıyor. En az değişim MHP’de, 15 kişilik Genel İdare Kurulu’nun tamamının yeniden aday olduğu bildirildi.

Ve nihayet AK Parti. Listelerin ne büyük gizlilik içinde hazırlandığı, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında çalışan aday belirleme komisyonu üyelerine tek tek gizlilik yemini ettirildiği haberlerinden belli. Bunun sebebi bir süredir hükümet çizgisindeki medyaya da yansıyan, listeleri Davutoğlu’nun mu, Erdoğan’ın mı belirleyeceği tartışması.

Sonuçta dün açıklanan listede Erdoğan’ın bariz bir ağırlığından söz etmek zor görünüyor; daha ziyade her ikisinin de mutabakatıyla öne çıkan, ikisinden birinden veto ettiklerinin alınmadığı ya da altlarda yer bulduğu bir listeye benziyor.

AK Parti kurucularından olup 3 döneme takıldığı için listeye giremeyen Bülent Arınç’ın “hatırını” koyduğu, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’in listeye alınmaması, ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın İstanbul 1’inci bölge 6’ıncı sırada aday olması bu durumun göstergelerinden birisi.

Bir zamanların Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi yöneticisi Orhan Miroğlu’nun Mardin’de liste başı olması, Iraklı Kürt lider Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Haşim Haşimi’nin Diyarbakır 3’üncü sırada aday gösterilmesi dikkat çekici; bu tercihler AK Parti’nin HDP’ye cevabı gibi.

Bu listeyle Davutoğlu AK Parti Meclis grubunun yaklaşık yarısını yenilemeyi hedeflemiş.

Seçimlerden AK Partinin birinci parti çıkacak olması üzerine henüz bahis oynayan yok ama zaten bu seçimin asıl heyecanı orada değil. Asıl heyecan, Erdoğan’a süper başkanlık yolu açacak Meclis çoğunluğunun bulunup bulunmamasında. O da konuştuğumuz gibi HDP’nin barajı aşıp aşmamasına bağlı. HDP hâlâ o adaletsiz yüzde 10 sınırında görünüyor ama daha sağlıklı anketler seçmenin adayları tanımasından sonra Nisan’ın sonuna doğru çıkmaya başlar.