scorecardresearch.com

Erdoğan seçim çıtasını yükseltti

Erdoğan AK Parti'nin Anayasayı referandumsuz değiştirebileceği 367 sandalye bulacağına inanıyor mu? Yoksa başka hesap mı var?

Başbakan Tayyip Erdoğan hafta sonu İstanbul mitinginde ve akşamında Mehmet Ali Birand’ın programında 12 Haziran seçimleri için koyduğu çıtayı yükseltti.
Özellikle Birand’ın sorularını yanıtlarken kendinden emin bir hava sergileyen Erdoğan’ın, mitingde koyduğu 367 milletvekili sınırı, anayasayı halkoylamasına ihtiyaç duymadan değiştirme sınırıdır.
Erdoğan daha önce 315 ve 330 gibi rakamlar telaffuz etmiş, ancak ciddi bir iddia demek olan 367 sınırından hiç bahsetmemişti.
Aslında 330 sınırı bu seçimin bir numaralı ölçütü görünüyor; bu anayasa değişikliğini halkoylamasına götürmenin asgari sınırıdır. Bu asgari sınır dahi kolay yakalanabilir bir eşik değil. O kadar ki, CHP’nin yüzde 30’a yaklaştığı, MHP’nin de yüzde 12-13 civarında oy aldığı varsayıldığında AK Parti 330 milletvekili dahi çıkaramayabilir.
Erdoğan’ın seçime birkaç gün kala çıtayı 367’ye yükseltmesi birkaç anlama gelebilir: 

1- Erdoğan’ın elinde çok güvendiği kamuoyu yoklamaları var ve bu yoklamalar AK Parti’yi yüzde 50’nin üzerinde, MHP’yi yüzde 10’un, CHP’yi de 25’in altında gösteriyor. Başka türlü AK Parti’nin 367 yakalamasının hesap kitaba dayalı bir açıklaması mümkün görünmüyor. Bu varsayımlar Türkiye’nin seçim meydanlarına yansıyan tablosuyla örtüşmese de Erdoğan’ın bu iddialı hedefi telaffuz etmesine gerekçe olabilir. 

2- Erdoğan seçime birkaç gün kala meydana gelebilecek, bizim bilmediğimiz ancak kendisinin haberli olabileceği gelişmelerle seçim tahminlerini altüst edecek seçmen hareketlerine güveniyor. Bu da iddialı bir varsayım olur. 

3-
Erdoğan, mevcut Türkiye gerçeğiyle anayasayı sadece kendisinin ve partisinin siyasi ihtiyaçlarına göre değiştirebileceği umudunu yitirmeye başladı ve bunu şimdiden halkoylamasına ihtiyaç duyulmaması şartına bağlamaya başladı. O şart yerine gelmedikçe de ‘yola devam’ edecek. Çünkü halkoylamasına götürülecek bir anayasa dahi başta Kürt meselesi olmak üzere pek çok AK Parti dışı faktörün etkisine açık olacak gibi görünüyor.
Türk siyasi tarihinde siyaseti en iyi okuyan ve yönlendiren liderler asında olan Erdoğan’ın seçime birkaç gün kala hedefini bu kadar yükseltmesi üzerinde dikkatle durmaya değer.

Ve Bahçeli Diyarbakır’da
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dün Diyarbakır’da hem de partisinin bölge performansına göre azımsanmayacak bir kalabalığa hitap etmesi 2011 seçiminin en büyük sürprizi oldu.
Bir başka sürpriz de bu miting öncesinde PKK’nın halka ‘itidal’ çağrısı yapması oldu. Birisi bunu iki ay önce fıkra olarak anlatsa herkes kahkahayla gülerdi, şimdi gülüp geçiliyor.
Bahçeli bu mitingi Erdoğan’a borçlu. Eğer Erdoğan Kürt sorununu çözme konusunda vaatlerini yerine getirmiş olsaydı, ne Bahçeli’nin Diyarbakır’da bayrak göstermek gibi bir niyeti öne çıkacak ve ne de Diyarbakır’da –Başbakan’dan esirgenen- protestosuz karşılamayı bulacaktı.
Erdoğan, seçim nedeniyle Kürt sorununu erteleyerek Bahçeli ve Bozkurtlarının Diyarbakır ovasına inmesini sağladı. Bu seçim gerçekten sürprizlerle dolu…

.

http://www.radikal.com.tr/105197310519739

YORUMLAR
(9 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Rakam veren arkadaşa! - Ulusal Şahin

AKP nin ENleri 1-En yüksek iç borç: 251 katrilyon 180 milyar Dolar AKPnin iktidara geldiği 2002 yılı sonunda Hazinenin iç borç stoku 150 katrilyon liraydı. 2006 Aralık sonu itibariyle Hazine iç borç stoku 251 katrilyon liraya ulaşmıştır. AKP son 4 yılda Hazinenin iç borç stokunu 101 katrilyon lira artırmıştır. Dolar cinsinden iç borç stokuna bakıldığında 2002 yılı sonunda 92 milyar Dolar olan iç borç 2006 yılı sonunda 180 milyar Dolara yükselmiştir. AKP iç borcu dolar cinsinden 88 milyar Dolar artırmıştır. 2-En yüksek dış borç:302 milyar Dolar AKP iktidara geldiğinde Türkiyenin toplam dış borcu 171 milyar Dolardı. 2006 yılı sonu itibariyle toplam dış borç 302 milyar Dolardır. AKPnin 4 yıllık iktidarı döneminde ülkenin toplam dış borcu 77 oranında 131 milyar Dolar artmıştır. 2006 yılı sonu itibariyle devletin dış borcu 84 milyar Dolar özel sektörün dış borcu 114 milyar Dolar sıcak para 80 milyar Dolar yabancıların mevduatı 24 milyar Dolar olmak üzere toplam 302 milyar Doları aşmıştır. 3-En yüksek toplam borç: 481 milyar Dolar AKP iktidara geldiği 2002 yılı sonunda ülkenin toplam dış borcu ile Hazinenin toplam iç borcu toplamı olan toplam borç 263 milyar Dolardı. 2006 yılı sonunda ise Hazinenin toplam iç borcu ile ülkenin toplam dış borcunun toplamı olan toplam borç 481 milyar Dolar olmuştur. 4-En yüksek özel sektör dış borcu: 114 milyar Dolar 2002 yılı sonunda özel sektörün dış borcu 44 milyar Dolardı. 2006da özel sektörün dış borcu 114 milyar Dolar olmuştur. 5-En yüksek reel sektör dış borcu:73 milyar Dolar 2002 yılı sonunda reel sektörün Bankalar dışındaki üretim sektörünün dış borcu 33 milyar Dolardı. 2006 yılı sonuna doğru reel sektörün dış borcu 73 milyar Dolar olmuştur. 6-En yüksek kişi başına borç: 6.600 Dolar AKP iktidara geldiğinde kişi başına düşen toplam borç tutarı 3.845 Dolardı. 2006 yılında ise kişi başına borç 6.600 Dolar olmuştur. 7-En yüksek hane halkı borç tutarı: 559 katrilyon 2002 yılı sonunda hane halkının toplam 34 katrilyon TL bankalara borcu bulunmaktaydı. 2006 yılında hane halkının bankalara olan borcu toplam 559 katrilyon TLye çıkmıştır. Yani millet geleceğini yemeğe başlamıştır. 8-En yüksek hane halkı borcu/hane halkı kullanılabilir gelir oranı: 246 Hane halkının bankalara olan borcunun kullanılabilir gelirlerine oranı 2002 yılı sonunda 43 idi. 2006 yılında 246ya yükselmiştir. Bu oran hane halkının kullanılabilir gelirlerinin 4de 1ine yakın kısmını kadar bankalara borçlandığını göstermektedir. Hane halkı bankalara borçlanırken bankalarda yurt dışına borçlanmaktadır. Dolayısıyla milletin bankalara olan borcu aslında milletin dışarıya olan borcuna dönüşmüştür. Çünkü bankalar dışarıdan borç olarak aldığı parayı millete kredi kartı ve tüketici kredisi olarak borç vermektedirler. 9-En yüksek iç borçlanma tutarı: 425 milyar Dolar AKPnin 4 yıllık iktidarı döneminde toplam 425 milyar Dolarlık iç borçlanma yapılmıştır. Her yıl ortalama 106 milyar Dolarlık iç borçlanma gerçekleştirilmiş olup bu tutar bu güne kadar görülen en yüksek meblağdır. AKP borç ana para ödemelerinin tamamını yeni borçlanma ile ödediği için 4 yılda toplam 425 milyar Dolar borçlanma yapmış ve 1 inci Ende görüldüğü gibi iç borç toplamını 88 milyar Dolar artırmıştır. 10-En yüksek faiz ödemeleri toplamı: 148 milyar Dolar AKP iktidarı 2003-2006 yılları arasındaki 4 yıllık dönemde 126 milyar Dolar iç borç 22 milyar Dolar dış borç faiz ödemesi olmak üzere 4 yılda 148 milyar Dolar faiz ödemesi yapmıştır. Ayda 31 milyar Dolar faiz ödeyen AKP günde ortalama 103 milyon Dolar faiz ödemiştir.

dorduncu ihtimali yazar atlamis biz soyleyelim - sazandegilim

4. sandikta hile yapilacak. 367 cikarmak icin bunun sart oldugu anlasildigi icin apar topar okullar tatil edildi. daha once gorulmus bir sey mi? osym skandallari da daha once gorulmemisti. ayni mantik ayni icraat.

Olaylara başkalarının gözlükleriyle bakmayın. Sizi yanıltıyorlar. - kurşunkalem21

1.hızlı trenleri tv.lerde japonyada görürdük. bunların türkiyede olmasını hayal bile edemezdik. 2.Batılı devletlerde enflasyon yüzde 4 diye okuyup şaşırırdık. bunun türkiye için hayal olduğunu düşünürdük. 3.Asker höt dedimi baştakiler kaçacak delik ararlardı. askerin hesap vereceğini hayal bile edemezdik. 4.Hastanelere sabah namazından sonra sıraya girerdik bazan o gün sıra gelmezdi doktor iki dakika bakar yollardı. peki ya ilaç? Şimdiki durumu hayal bile edemezdik. 5.Kendim ev almayı hayal bile edemiyordum. ev aldım. Hayret! 6.Gazetede Yunanistanda öğretmen maaşlarının 1900 dolar olduğu okumuştum. Türkiyedeki öğretmenlerin maaşı 300 dolardı o zaman. şimdi ekderslerle beraber 1500-2000 dolar arası 7.Ve daha niceleri........................... En önemli ve en zor konu işsizlik. Peki diger partiler bu sorunu çözebilecek mi? Amerika da bile işsizlik yüze 12. Yaşı biraz olgun olanlar bu söylediklrimi onaylayacaktır.

... - dogan_23

Anayasa halkın demokratik kanallarla [ki bu meclis yapısı demokratik değildir] ortak belirlemesi gereken bir sözleşmedir. Tek bir partinin kontrolünde yapılamaz. AKPnin çok sayıda milletvekili çıkarıp tek başına anayasa yapmaya çalışması faşizme doğru giden bir yoldur... Ve bu da bizim kitabımızda yazıyor: HER FAŞİZM ÖLÜMÜ TADACAKTIR.

Bence... - erolyılmaz45

AKPnin donus yolunda oldu belli de ne kadar yol aldigi pazar aksami ortaya cikacaktir. Artilariyla eksileriyle devrini tamamlamistir. Muhalefet olduklarinda kendilerinin dahi yaptiklarindan pismanlik duyacaklari cok cok fazla olan eksileri tarihteki yerini alacaktir. Ileri demokrasi diyerek ulkemize getirdikleri demokrasinin bu halinin patenti AKPye ait olup bati demokrasilerinde benzeri yoktur. Ileride iktidara geleceklerin bu ornekten yararlanmaya kalkarakdemokrasimizi daha da ileriye goturmeye kalkmalarindan Tanri ulkemizi korusun...

SİYASETİ EN İYİ OKUYAN LİDER - gorur61

Siyaset üstadı Erdoğan yazar göre Türk siyaset tarihinin siyaseti en iyi okuyan ve yönlendiren liderlerinden biriymiş...Burada anımsatmak istediğim Başbakanın bir kaç okuması ve yönlendirmesi aklıma geldi Hani anımsar mısınız demokrasi açılımı adı altında yapılanları.Haburdaki rezaletleri sonra gelenlerin gözaltına alınmaları Kürtlerin satışa getirilmeleri daha sonra da tekrar şahin kesilen bir başbakan mı siyaseti iyi okuyor ? 15 Hazirandan sonra bölgede bir iç savaş çıkabileceğinden bahsedilirken çözüm olarak din ortak paydasını sunan bir başbakan mı siyaseti iyi okuyan? Mübareğin hadi bana eyvallah diyeceğini Kaddafinin çok zor durumda kalacağını kestiremeyen Hamasın bile aracı olarak Türkiyeyi kabul etmeyeceğini öngöremeyen Mavi Marmaranın İsrail tarafından vurulacağını öngörse de İsraile bir özür dahi diletemeyen başbakan mı siyaseti iyi okuyor? Sürekli tribünlere oynayan bir başbakanı nasıl da feraset sahibi yapabiliyorsunuz Murat Bey! Bizimle kafa mı buluyorsunuz yoksa gelecek dönemdeki durumunuzu daha da muhkem kılmak için başbakanın gönüllü propagandistliğine mi soyundunuz?

unuttuklarımız. - sktk60

seçime az bir zaman kaldı türk insanı çok çabuk unutuyor akp.hükümetinin ve başbakanın kürt sorunu vardır bunu çözeceğiz deyip kürtlere söz verip haburda pkk.militanlarını kabuledip özel mahkemeler yani çadır mahkemelerinde hakimi savcısı 32 tekmili birden pkk.militanlarını aklayıp serbest bıraktıklarını unuttular sonrada başbakan yine kürtlere dönüp kürt sorunu diye birşey yoktur dedi davosta israil cumhurbaşkanına öyle bozuk attıki tarihe geçti sonrada kendisini ne yaptın diye uyaranlara ben israil cumhurbaşkanına değil moderatöre kızdım dedi mavi marmara gemisini türk bayrakları çekilmiş halde israillilerin müdahale edeceğiz demesine rağmen bile bile gönderdi hele israilin açık denizde kanunsuz bir şekilde mavi marmara gemisini basıp 9 türk insanını şehit etmesi ve gemide mahsur kalan türklerin telsizle türkiyeden imdat istemelerini eli kolu bağlı seyretti nato genel sekreterliğine seçilen rasmusen için söylediklerinden sonra rasmuseni kabullenmesi ve natonun libyada ne işi var deyip sonradan 6 harp gemisi gönderip natoya destek çıkması tv.lere çıkıp bizim abd.ile gizli anlaşmalarımız var olduğunu iddia edenler şerefsizdir alçaktır deyip muhalefet parti başkanlarına demediğini bırakmadı ama tv.de kendi görüntüsü ve sesiyle bizim kuzey afrika ve ortadoğuda görevlerimiz var biz büyük ortadoğu projelerinin eş başkanlarından biriyiz dedi ülke içinde ise anamızı ağlattınız diyen çiftçiye al ananı git diyerek unutulmazlar arasına girdi bu hükümet döneminde hapishaneler hükümlü ve tutuklu çokluğunda rekor kırdı türkiye tarihinde bir başbakanı miting yapacağı ilde kepenkler arabalar ve insanlar protesto etti hopada miting sonrası çıkan olaylarda ölen öğretmen vatandaş için adını bile anmak istemiyorum deyip baş sağlığı bile dilemedi polis panzerine çıktı diye polislerce takip edilip feci şekilde dövülüp hastanelik edilen bayan için kızmıdır kadınmıdır bilmiyorum dedi geçmiş olsun bile dilemedi ekonomi ise tam bir felaket ülkede milli olan hiç bir kuruluş kalmadı hepsi birilerine satıldı iktidara geldiğinde 80 yıllık cumhuriyetin toplam borcu 220 milyar liraydı 9 yıllık iktidarında borç 650 milyar lira oldu insanların 90ı açlık ve yoksulluk sınırında yaşar oldu ülkede tanınmayan dolar milyarderleri arttı bir zamanlar tarım ve hayvancılıkta kendine yeten bir ülke olan türkiye dünyanın en pahalı et yiyen ve en pahalı akaryakıtını kullanan ülke oldu istihdam üretim ve işsizliğe bakıldığında ekonominin başarılı olduğu söylenemez peki bu hükümetin hiç iyi şeyleride olmadımı elbette oldu mesela ssk.lıların muayene ilaç sıkıntıları büyük oranda giderildi duble yollar yapıldı hava ulaşımı hem ucuz hemde çoğaltıldı fakat bu ülkeye yapılan hizmetlerle türkiyenin girdiği borç sarmalına bakıldığında yapılan hizmetlere ayrılan pay türkiyenin borcuna göre insanların sosyal yaşantısına göre pek iç açıcı değil bu kadar borcun karşılığında bu ülkeye avm.den başka kazandırılmış bir tek kuruluş yok ey vatandaş sandığa oy atmaya giderken mitinglerde dağıtılan kumanyaları değil türkiyenin düştüğü durumu hatırlayarak oy ver.