Bunalımı durdurmak

Uygulanan etkili önlemlere rağmen, dünyayı sarmakta olan ekonomi bunalımının yayılması ve derinleşmesi önlenemiyor.

Uygulanan etkili önlemlere rağmen, dünyayı sarmakta olan ekonomi bunalımının yayılması ve derinleşmesi önlenemiyor. Bu derinleşmenin, ekonomilerin hızlı büyüme görüntüsü verdiği 1990-2006 yılları arasındaki sağlıksız genişlemeden kaynaklandığı, ortaya çıkmaya başlamıştır. Ancak bu dönemde toplumların, özel kesim işletmeleri ile bankalara ve finansal pazarlara gösterdiği güvenin, hayal kırıklığı ile sonuçlanması önlenememiştir.  Dünya’daki yaygın ekonomik düzen (Kapitalizm), kendini ancak bunalımdan ve birçok felakete neden olduktan sonra düzeltebiliyor. Ekonomik bunalımlar tarihi, bunun örnekleriyle doludur.
Birçok ekonomi uzmanına göre bu sonuncu büyük ekonomik çöküş, dünyanın belli başlı finansal kuruluşlarında, bu 17 yılık dönemde, toplumlardan gizlenerek biriktirilmiş yüksek zararların doğal sonucudur. Bankalar ile öteki büyük finansal kuruluşlar, bu dönemde açıkladıkları büyük kârlarla kazandıkları finansal güç ve sahip oldukları toplum güveninden yararlanarak, bilançolarında bulunan önemli tutarlardaki bazı varlıklarının değerlerini şişirerek toplumları yanıltmışlardır.  Bu büyük kuruluşlar, böylece oluşan yüksek tutarlı varlık değerleriyle, yüksek tutarlarda borçlanabilmişler ve yüksek fiyatlarla hisse satarak kasalarını doldurabilmişlerdir. Bu uzun ‘şişmanlama’ döneminde yaratılmış bulunan bu ‘zehirli varlıklar’, finansal pazarların olağan akışı içinde satıldıkça yüksek tutarlı ‘bilanço zararları’ nın açığa çıkmasına ve tüm dünya pazarlarında olumsuz gelişmelerin yaygınlaşmasına neden olmuşlardır; olmaktadırlar. 
Bilançolardaki ‘zehirli varlık’ değerleri birikiminin iki büyük nedeni vardır: İlk neden, birçok ülkede, kapitalist ekonomi politikalarına, özel kesim işletmelerine ve destekçilerine duyulan olağanüstü güvenden kaynaklanmıştır. Bu ülkelerde yaygın olan, ‘özel işletmeler için iyi olan, toplum için de iyidir’ biçiminde belirtilen bu toplum güveni,
özel işletmelerin, kârı artırmak için ‘zehirli varlıklar’ yaratmalarına izin verilmesine neden olmuştur.  Zehirli varlıklar ortaya çıkmaya başladıktan sonra, yüksek kârlılıklarla birlikte yükselen zarar olasılıkları (riskler) görmezden gelinmiş ve yöneticiler, artan risklere uygun risk yönetim yöntemlerini uygulamak külfetine katlanmak istememişlerdir.    
Zehirli varlık değerleri yaratılmasının ikinci büyük nedeni, özel işletmelerin iç ve dış finansal denetim düzenlerindeki zayıflıklarla ilgilidir. Sağlıksız ekonomik büyüme dönemlerinde, şişirilmiş varlık değerlerinin gerçek değerleri temsil ettiğini onaylayan finansal denetim uzmanları da, kamu hizmeti özellikleri taşıyan mesleklerinin gereğini yerine getirmemiş ve güvenilmez bilanço ve gelir tablolarıyla toplumların yanıltılması sorumluluğuna katkıda bulunmuşlardır.  İşletme yöneticilerinin bu bir numaralı yardımcıları, aldatıcı yüksek kârlılığı ve zehirli varlık değerlerinin oluşumunu durdurma yetki ve teknik bilgisine sahip oldukları halde, bu kötü gidişi durdurmanın ve hiç olmazsa sınırlamanın  yolunu bulamamışlardır.   
Ekonomik bunalımın yarattığı panik içinde, büyük yardım paketleri, yüksek para operasyonları telaşla uygulanırken, yukarıda belirtilen ve ayni zamanda kapitalist sistemin de en önemli iki zayıflığını oluşturan yukarıdaki iki eksiği giderecek önlemlerin alınması göz ardı edilmektedir.  Bu nedenle, bunalım içinde ortaya çıkan milli gelir azalmalarını ve işsizlik artışlarını durdurmak olanağı bulunamamakta ve bunalımın önü alınamamaktadır. 
Bu iki zayıflığı gidermenin de, en az batan işletmelere yapılan yardımlar kadar önemli olduğunu söylemek istiyorum. Bu iki zayıflığı gidermenin ve işletmelerden gerçeklere uygun bilanço ve gelir tabloları yayınlanmasını uzun süreli bir çözüme kavuşturmanın uygulanabilir yollarının bulunduğunu biliyorum. Bunalımları yaratan, bu çözümlerin uygulanmasını yaptırımlara bağlayacak iradenin, bu gücünü kullanmasını engelleyen siyasal toplum yapılarıdır. Bu yapıların eksikleri giderilinceye kadar, içinde bulunduğumuz bunalımın kontrol edilemeyeceğine ve özlenen ‘Ekonomik bunalımsız’ bir kapitalist ekonomik düzenin yaratılmasının çok güç olacağına inanıyorum.