Seçimden sonra ekonomi

Dünyayı sarmakta olan büyük ekonomik bunalımın, ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletecek önlemlerin alınması konusunda geç kalmış bulunuyoruz. Gecikmenin nedenleri, bunalımın kolay atlatılacağı konusundaki önyargılar ve önlemlerin yerel seçimlerdeki oyları olumsuz etkileyeceği konusundaki yanılgılardır.

Dünyayı sarmakta olan büyük ekonomik bunalımın, ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletecek önlemlerin alınması konusunda geç kalmış bulunuyoruz. Gecikmenin nedenleri, bunalımın kolay atlatılacağı konusundaki önyargılar ve önlemlerin yerel seçimlerdeki oyları olumsuz etkileyeceği konusundaki yanılgılardır. Seçimden sonra ekonomimizi yönetenler, gecikmenin biriktirdiği çok sayıda soruna çözüm bulmak zorundadırlar. Büyük bunalım ve onun habercisi olan dalgalanmalar, üretimimizi yavaşlatmış ve işsizliği artırmıştır. Şimdi artık ekonomimizde, fakirlik ‘kısırdöngü’sü tüm hızıyla işlemektedir. Şimdi ülkemizde, üretim yavaşladığı için işsizlik artıyor; işsizlik arttığı için gelirler düşüyor; gelirler düştüğü için mal ve hizmet talebi düşüyor ve mal ve hizmet talebi düştüğü için üretim düşüyor. Her dönüşte fakirliği biraz daha artıran bu fakirlik çemberinin Batı dillerindeki adı, ‘Şeytani Çember’dir. (vicious circle) Gecikme nedeniyle, ülkemizde azgın biçimde işlemeye başlayan bu çemberin, seçimden sonra  tersine çevrilmesi için çok sayıda soruna kısa sürede çözümler bulunması gerekecektir.   
1. Alınan haberlere göre, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile destek anlaşması son aşamasındadır; seçimden kısa süre sonra yürürlüğe girecek ve ekonomimize rahat bir nefes aldıracaktır. Anlaşmanın gecikmesine neden olan tartışma konularında uyuşma sağlanmıştır:  Gelir İdaresi ve Vergi Denetimi’ne özerklik kazandırma yönünde önlem alınacak, yerel yönetim bütçelerine disiplin getirilecek ve devlet işletmelerinin açıkları giderilecektir.  Kayıt dışı işlemlerin ve sosyal güvenlik açıklarının giderilmesi yönünde önlemler alınacaktır.  
2. Son haftada Özel Tüketim ve Katma Değer Vergileri (ÖTV ve KDV) oranlarında indirimler ile otomotiv, beyaz eşya ve konut fiyatlarında indirimler sağlanması, iyi yönde atılmış adımlardır;  seçimden sonra, uygulamalar tamamlanmalı ve yeni önlemlerle desteklenmelidir.   
3. Üçüncü bir önlemler grubunun finansman alanında ve bazı kredilerdeki vergi yüklerinin indirilmesiyle ilgili olacağı anlaşılmaktadır.
4. Yerel seçimlerin baskısıyla ve küresel ekonomik bunalımın ülkemizde yarattığı olumsuzlukların yükünü hafifletmek için, harcama musluklarını sonuna kadar açmış olan Maliye Bakanlığı ve Hazine, yılın ilk iki ayında, 2009 yılında bütçede öngörülen açığın tamamını kullanacak oranda yüksek bir harcama düzeyine ulaşmıştır. Bu nedenle bunalımdan kurtulmak için, hükümetten harcamaları artırmasını istemek, olanaksız görünmektedir.
5. Ancak önümüzdeki dönemde ekonomiyi canlandırmak, bunalım içinde iyiden iyiye sarsılmış olan halkın geleceğe güvenini artırmak ve kötümserliği azaltmak için, devlete parasal yük getirmeyecek önlemlere ağırlık verilmesi beklenmektedir. Seçimden sonra, mevduat garantilerinin artırılması (hiç olmazsa her mevduat hesabı için 200-300 bin TL’sine kadar), ya da belirli bir süreyle (iki yıl gibi) sınırlı olarak, tüm mevduat hesaplarının garanti edilmesi gibi bir önlemin uygulamaya konması, uygun olabilir. 
6. Banka kredilerine ve dışsatıma devletçe ödeme garantileri verilmesini öngören güvence sistemlerinin kurulması yönünde çalışmalara başlanması da, kredi sıkışıklığını giderme konusunda yarar sağlayabilecektir.
Seçimden sonraki bir hafta içinde bu önlemlerin alınması, yıl sonuna doğru, üretim azalışlarının ve işsizlik artışlarının durmasını sağlayarak, 2010’da yeniden büyümeye geçebileceğimiz konusundaki umutlarımızı artıracaktır. 2009 boyunca ekonomik önlemlere öncelik verilmesi, orta ve uzun vadeli geleceğimiz açısından çok önemlidir.