Amaaan, amma da 10 Eylül'sün şekerim!

Yeni yıl, yeni kelimeler de sokmuş dolaşıma. 'Techno-creep' mesela (böyle tireli de yazılabiliyor, bitişik de, ayrı da) teknolojinin, toplumun her alanına tecavüzü demek. 'Tekno-nüfuz' diye çevirebiliriz Türkçeye.

Yeni yıl, yeni kelimeler de sokmuş dolaşıma. 'Techno-creep' mesela (böyle tireli de yazılabiliyor, bitişik de, ayrı da) teknolojinin, toplumun her alanına tecavüzü demek. 'Tekno-nüfuz' diye çevirebiliriz Türkçeye.
Şimdi gelen biraz fazla 'Nip/Tuck' ama böyle bir durum için özel kelime icadı demek, düşünün artık: Gün gelir de bir 'pumping party'ye davet edilirseniz, bunu 'pumpkin'le karıştırıp, siz de naçizane kabak tatlınızı yapıp üstüne de bol ceviz serpip götürmeye kalkışmayın. Sakın. Belki bir pompa alabilirsiniz yanınıza ironik bir aksesuvar olarak.
Ama asıl yapmanız gereken hep tetikte olmak, 'Eyes Wide Shut'ı akılda tutarak. 'Pumping party', tüm katılımcılarının lisanssız bir estetikçi tarafından 'aldığı kadar' silikonla şişirildiği illegal bir toplaşma! 'Pompa parti' diyebiliriz bizim lisanda, ama fazla da şakası yok, aniden bombaya dönüşebiliyor.
Yılın üçüncü yenisi 'glass cliff', üst düzey bir işin ya da mühim bir projenin, yüksek başarısızlık riskini bile bile, göre göre bir kadına verilmesiymiş.
Adını koyacak kadar yaygın bir saçmalık mı bu gerçekten? Cam uçurum mu demeli, kristal kayalık mı?
Bir de güncelleme var: 'So September 10'. Bir sıfat! 11 Eylül'den önce geçerli olan fikir ve tavırları temsil ediyor.
Birinden 'Amma da 10 Eylül'sün be güzelim' lafını işitmek pek hoş bir şey değil yani; gerisin, geçersizsin, orada kalmışsın, miadı doldurmuşsun diye deşifre edilebilir.
Yılın yenileriyle birlikte geçen yıldan da bir seçme yapmışlar, ilk beş şöyle:
1. Celebutard ('Celebutante' ile 'retard'ın beraberliğinin meyvesi, zekâsı geri şöhretler için kullanılıyor.)
2. Brokeback marriage (Taraflardan birinin eşcinsel olduğu evlilik.
'Brokeback Mountain' filmi için bizde atılmış açık ara en iyi başlık 'Kırık Bir Aşk Hikâyesi'ydi, bu da 'Kırık İzdivaç' olsa gerek.)
3. Crowdsourcing (Bizim eklerde sıklıkla başvurduğumuz bir yöntem.
Şirket dışı kişilerden, özellikle de müşterilerden, amatörlerden, sembolik
bir rakam karşılığında (ya da bedavaya) iş, ürün, içerik almak.
4. Wikiality (Bu da 'Wikipedia' ile 'Reality' çiftleşmesinin meyvesi. Gerçeğin, umumun fikriyle tanımlanması oluyor.)
5. Wii elbow (Birkaç haftadır bizde de hastalarını yaratan Wii oyunundaki raket/kılıç sallama illetinin yol açtığı dirsek sancısı.)
Avşarlar geri mi, yoksa ileri mi?
Kelimeleri istediğiniz gibi değiştirin, çağdaş deyin, aşirete bağlayın... Resmen 'ex', manen ebedi çift Avşar ile Çilingiroğlu'nun yeni eşlerini de katıp elde ettiğimiz, madem bu denli kızdırıyor bu kelime, hadi grup da demeyelim, ekip, quartet, 'kare as', ne koyacaksak adını, bu topluluğun ilişkileri size göre ne yönde seyrediyor?
Bayram tatilinin cümbür cemaat aynı otelde geçirilmesi bazılarına göre
tam da doğuyu işaret ediyordu ama bir yandan da çocuğun arada sıkışık kalmaması için önerilen, özlenen... Medeni, sıralayın işte, çağdaş, modern, Batılı, alkışlık, pedagojik vs. tavır değil mi bu?
Ayrıca da harem aromasına kanmamalı, Çilingiroğlu'nu her manada joker bellememeli artık...
Bu ekipte Feraye Tanyolaç, en baştan beri tarzıyla, tavrıyla, şaşırtıcı biçimde falsosuzdu, bayramda Kelebek'te yayımlanan röportajıyla da sağlamasını yaptırdı.
Sadettin Saran da düzgün bilinen, hatta magazinin böylesine ortasına
gönüllü atılmak için fazla düzgün bulunduğuna dair etrafta konuşma
balonları uçuşan biri. Biraz da bundan olabilir, "Lucca'da pişti" haberini
görünce, peşine apron kurbanını da ekleyerek "Yok artık" dedim.
Sadettin Saran, Bebek'teki Lucca'ya gitmiş, sonra da orada Kaya Çilingiroğlu'nu görünce sinirlenip mekânı terk etmiş!
Bu ancak bir fıkra olabilir.
Lucca, Çilingiroğlu'nun müdavimi olduğu, kapısında bacasında defalarca görüntülendiği bir yer. İnsanların da zaten karşılaşmak, sosyalleşmek için gittiği, dolayısıyla 'pişti' kurumunun doyasıya yaşatıldığı bir kafe/bar/kulüp.
Saran'ın, Çilingiroğlu'yla sürpriz bir buluşma gerçekleştirmek istediğinde uğraması gereken ilk nokta burası. O kadar garantili. Gidip de göz göze geldiğinde sinir olup çıkmasıysa, bilmiyorum, Nimet Çubukçu mantığı ve mazohizm dışında başka neyle açıklanabilir?..