Asude hanımın gayrı asude köpeği

Maç sonrası hüznüyle gazeteleri karıştırırken, havadaki & evdeki kasvet bulutu olmasa da kendi başına zaten hüzün saçan bir haberle bakıştık.

Maç sonrası hüznüyle gazeteleri karıştırırken, havadaki & evdeki kasvet bulutu olmasa da kendi başına zaten hüzün saçan bir haberle bakıştık. Asude hanım, köpeğini yalnız bırakıyormuş.
Bu haliyle anlamlı değil tabii. Açalım. Asude hanım, Rahşan hanımın kız kardeşi. Ecevitlerin evlerine randevusuz girebilen tek kişi. Resminden hissettiğimiz kadarıyla Rahşan hanımla pek öyle zıt kız kardeş uçurumu yok aralarında; en azından gardırop açısından gayet tutarlı oldukları söylenebilir.
Asude hanım yalnız yaşıyormuş. Daha doğrusu yalnızlığını paylaştığı bir köpeği varmış. Fakat iri kıyım köpek, apartman hayatından pek de mutlu değilmiş. Zira bütün gün havlıyor ve kapıyı tırmalıyormuş. Havlamalar bazen inleme ağlama arası kıvamda yükseliyormuş.
Bir ıstırabı olabilir mi? Eh, ıstırap kategorisine girer herhalde; Asude hanımın köpeği hiç dışarı çıkarmadığı söyleniyor.
Kabalık etmek istemem ama gözümün önüne bir çöp ev geliyor.
Dünyadan kopma hali, adaptasyon sorunu, kimseyi içine almayan bir dil, ısrar, inat, direnç... Asude ve Rahşan hanımlar. İki kız kardeş. Genetik olabilir mi?
Safran terasta
Çok meraklısı olmayabilirsiniz, ben de değilim. Ama nerede ne var, bilmekte fayda var.
En azından zarar yok.
Dünya basınına AB ya da Dünya Kupası zaferleriyle girmeyi hayal ediyorsak da, bir yerden başlamak lazım. Geçen sene bunu başaran ve New York Times'lara mevzu olan Laila'da asayiş berkemal. Yine herkes öylece durarak çılgınlar gibi eğleniyor gibi yapıyor. Senenin modası, kızların mekân içi ulaşımlarını sevgililerinin kucaklarında gerçekleştirmeleri.
İhtişamlı günlerini Havana olarak geçiren, geçen sene Chinawhite ile bu âlemlerin en büyük fiyaskosunu yaşayan komşu ise bir süredir Reina. Kış aylarında kapalı yeri çalışıyordu ama esas açılma saçılma töreni bu akşam. İçinde birçok yeme içme noktası var ama beni en çok ikisi ilgilendiriyor. Biri her anne-baba ziyaretinde kokusuyla ruhumu doyuran kebapçı Köşebaşı. Diğeri ise terasa yani şehrin en şahane manzarasının kucağına yerleşen Safran. Evet, birçok Radikal okurunun (ve yazarının) müdavimi olduğu Safran. 'Oh' çektirecek bir ayrıntıyla
bağlayalım: Safran'ın ayrı girişi var. Bu ne demek? Muhtemel kapı baca terörüne son.
Geçmiş olsun
GOOL
(...)
Üç direkli bir kaleyse dünya / Kaleyi bulan toptur ilâh / Şu futboldan illâllah /
İllâllah-ı veresûli (Can Yücel, 1999)
Hangi kitaptan olduğunu tahmin ettiniz herhalde. Evet, 'Türk Edebiyatında Futbol' yani etinden, sütünden faydalanılan YKY ürünü. Fena mı, almayanlara tefrika halinde veriyoruz. Bu vesileyle de Hasan Şaş'a öpücüklerimizi, hakeme negatif elektrik balonlarımızı yolluyoruz.