Başkan Bush'a suikast!

!f kapsamında gösterilen 'Bir Başkanın Ölümü' Bush'un 19 Ocak 2007'de, bir suikastta öldürülmesini anlatan enfes bir hayali belgesel. Kaçırmayın!

Bu seneki !f'ten iki tane film gördüm. İlki 'Taxidermia'.
'Taxidermy', bir taksi durağı/şoförü/plakası/çeşitlemesi değil, hayvan postunu doldurma sanatına verilen isim. Bizde tahnitçilik diye geçiyor. Filmiyse ismini, torunun iştigal ettiği uğraş olma hasebiyle veriyor.
Bir ailenin üç kuşak erkekleriyle karşı karşıyayız. Üçünün de bedeniyle 'normal' farz ettiğimizin ötesinde, en uçlarda, fazlasıyla obsesif bir ilişkisi var.
Dedenin hayatını aşk fantezileri, asker usulü seks girişimleri ve sado/mazo hayaller ele geçirmiştir. Baba, savaş sonrası Sovyet döneminin 'sporcusu'dur; sporcu dediysek ezberlerdeki atletik yapının fevkalade dışında, hızlı yemek yeme dalında. Varolma çabasının fonunda o dönemin ruhunu ve ilişkilerini de görürüz. Zaten filmin bütününde de Macar tarihinin son yüzyılında dolaşırız.
Hayal kırıklıklarından ve başarısızlıklarından da beslenerek giderek mega, giga obez bir problem kütlesi halini alan babanın oğlu ise, önce sıfır beden bir sosyopat, sonra sanatçıdır. Doldurduğu muhtelif hayvanlara, en sonunda öyle bir tane ekleyecektir ki, bu başyapıtla hem babanın ötesine geçecek, hem de tüm o varoluşsal meselesini çözecektir. Yönetmen György Palfi, 1974 Budapeşte doğumlu, yönetmenlik okumuş, ilk filmiyle de bir sürü ödül almış bir kardeşimiz. 'Normal' bellediğimizin uzağında bir görsel estetik peşinde olduğu çok belli.
Benim kan revan eşiğimin yüksekliğiyle dalga geçerler, ona rağmen sonlarda yampirik durduğum sahneler oldu. 'Taxidermia'nın kurban kesilirken bakamayanlar, balık ayıklayamayanlar, doktor dizilerinden ameliyat sahnesi seyredemeyenler için çekilmediği çok kesin.
Ama mideyi ters yüz edici (fazla etli/kanlı/yağlı diyelim yuvarlakça) sahnelerin tiksindirici olduğu kadar göz alıcı bir şehveti, filmin bütününün alışılmadık bir görsel estetiği olduğu da aynı ölçüde kesin.
İkinci film, !f'in (hatta galiba yılın da) en fazla konuşulanlarından: 'Death of a President/Bir Başkanın Ölümü.'
Film bizi önümüzdeki yıla götüren ve ABD Başkanı George W. Bush'un 19 Ekim 2007'de bir suikast sonucu öldürülmesini anlatan hayali bir belgesel. Gerçekle kurgunun enfes flörtü.
Bush, bir konuşma için Chicago'ya gelir. Halk tepkilidir. Öfke, gerginlik giderek tırmanır, arbede çıkar, tüm deli önlemlere rağmen Bush vurulur.
Suikasttan sonra dört koldan tetikçi aranır. Karısının hafızalardan zor silinir performansıyla tanıdığımız Suriye kökenli katil zanlısı üzerinde yoğunlaşma sebebi samimi kanıtlar mıdır, yoksa bu adamın vakti zamanındaki Afganistan ve El Kaide turu mu?
Arşivden gerçek görüntülerle, itinayla çekilmiş inandırıcı röportajlar mükemmel biçimde iç içe geçirilmiş. Yönetmen Gabriel Range, önce tıp, sonra gazetecilik okumuş. Pek çok belgesel yönetmiş ama en ses getiren işi bu olsa gerek. Fiction'la gerçeği pütür bırakmadan yoğuruyor, pürdikkat izletiyor; özgürlükler, ABD politikaları üstüne egzersiz yaptırıyor. Fırsat bulursanız ilgilenmemezlik etmeyin.