Çocuklara pratik işkenceler

Yıllar önce ders verdiğim bir küçük oğlan vardı. Kirpiklerim, şeytan tırnaklarım, hatta gözeneklerimle son derece ilgili...

Yıllar önce ders verdiğim bir küçük oğlan vardı. Kirpiklerim, şeytan tırnaklarım, hatta
gözeneklerimle son derece ilgili olmakla beraber, 'Mr. Smith and Mrs. Smith went to the cinema' faslını üç ayda çözememişti.
Kısa sürede S.'nin sorunlarının kaynağı anlaşıldı. Dışarıdan görünen, imrenilesi imkânlar, saltanatlı ev, çeşitli hava, kara
ve su taşıtlarıydı. Lakin bunların ortasında bir dişi canavar ikamet ediyordu.
Ve ona olan aşkından gözü kör olmuş zaaf kumkuması baba.
Şimdi sıkı durun. 'Cici annesi' S.'yi sabahları nasıl kaldırıyordu dersiniz? Kulağından içeri buzlu su akıtarak.
Hafta arası gazetelerde çıkan çocuklu haberler bana bu insanlık dışı günaydın türünü hatırlattı. 5 yaşındaki Kadir Durmuş, yemek istedi diye kafasına tava yemiş ve üvey annesinin başarılı çalışmaları sonucunda
beyin kanaması şüphesiyle hastaneye kaldırılmıştı. 15 yaşındaki B.S. ile 16 yaşındaki Ş.Ş. müdür ve yardımcısının üç yıldır süren cinsel tacizi ve okul hizmetlisinin tecavüzü ile yaşıyorlardı.
S. şimdi koskoca yakışıklı bir adam oldu. Hasarlarını onardı ama zarif sabah işkencelerini tabii ki unutmadı. Kimse çocukluğunu öyle kolay yok edemiyor. Bazen üvey anne, bazen okul müdürü kostümüyle aramıza katılan kötü ruhların dikkatine.
Kapalıçarşı modası
Kenzo'nun, Jean Paul Gaultier'nin gelip kumaş aldığını biliriz ama şimdi yeni bir salgın var. En havalı Nişantaşı kuşları Kapalıçarşı'ya taşınıp insanın avucunu kaşındıran rakamlara kışa kürklü parçalar yedekliyor. (i-D dergisinin mayıs sayısında ruhunu Moğolistan'da dolaştırıp Eskimo fantazileri kuran John Galliano'nun tüy/kürk/deri kombinasyonlu vahşi imajları var.) Tanıdığınız en ünlü soyadları, Prada'dan Tods'a her markanın birebir taklidini yapan çantacının içinde birbirini tanımamazlıktan geliyor. Pozdan ibaret olmayan damak tadı düşkünleri Fescafe'de zeytinyağı ve balzamik eşliğinde gelen özel ekmekli sandviçlerin üstüne, mekânın dokusuyla çok çarpıcı bir tezat oluşturan stil mobilyalar üzerinde şehrin en iyi Cappuccino'sunu içiyor. Ah, önüne Tahtakale'de çeyiz araştırması, arkasına da Mısır Çarşısı kurcalaması eklemek lazım. Artık daha iyi bahar kutlaması Şam'da kayısı.
Deniztavşanı, Adabeyi, Karabaş...
Selülitlerime deniz banyosu aldırmaya hazırlandığım bu dakikalarda, geride kalanlara yeni çıkanlar ve çok satanlar listeleriyle alakası olmayan bir kitap tavsiye edeceğim. Tübitak Yayınları'ndan çıkan 'Derin Mavi Atlas'ı Bülent Gözcelioğlu ve Ö. Faruk Aydıncılar hazırlamış. Yeni değil ama hem papağanbalığından papazbalığına
türlü deniz sakiniyle tanışıyorsunuz hem de resimlere tekrar tekrar 45 kere bakmak istiyorsunuz.