Çok gereksiz bir ölüm

Her ölüm erkendir, tamam, ama bazıları daha da öyledir. Aile arasında 'Aaa senin kalbin mi var ki' diye dalga geçtiğimiz...

Her ölüm erkendir, tamam, ama bazıları daha da öyledir.
Aile arasında 'Aaa senin kalbin mi var ki' diye dalga geçtiğimiz bir arkadaşımız
bile 'Kızım ben Aykut Barka'nın ölümüne çok üzüldüm. Yani ne bileyim, çok üzüldüm işte' diye mail attı.
Her şeyi darmadağın eden o deprem yaşanmasa, muhtemelen varlığından haberdar olmayacağımız
bir bilim adamı, günlerce boğuştuktan sonra, hayatla olan bağlarını kopardı evvelki gün.
İnsanları en çok yakınlarını kaybetmek acıtıyor. Ama daha yapacak işi, çalışan zihni olanların gidişi de üzüyor.
'Girilmez' levhasından dalıp altındaki tankla üstünüze gelip sıkıştıran, sonra da yokuş yukarı geri gitmenizi bekleyip üstüne de laf atan bir 'zat'la karşılaşınca mesela...
Elinizde olmadan düşünüyorsunuz: Ona gelene kadar kimler kimler vardı ölecek...
Kötü sürpriz yok
Kırk yılda bir gidilen lokanta gayet pahalıdır ve de Al Bundy, cüzdanı evde bırakmıştır. Önce 'Vay, ahbap, beni hatırladın di mi' numarasıyla komşu masalara çullanır.
Fayda etmeyince, devreye Peg girer. Kocasına ayakkabılarını çıkarttırır. Çorapları da tehdit olarak insanların suratına sallar! Başarıyla kaçarlar.
Evvelki hafta 'Evli ve Çocuklu'da gördüğümüz bu sahnenin en tozlu ve klişe olanı, para yetmediği için gecenin mutfakta bulaşık yıkamakla neticelendiği versiyonudur.
Mecburen nakit para tomarlarıyla dolaşılan eski günlerde, paranın çıkışmaması, kâbustu herhalde. Şimdi milletin cebinde 12 tane kredi kartı olunca, tehlike bertaraf ediliyor. Ama yine de insanın masaya sonunda kaç para vereceğini bilerek oturması iyi bir his.
Şimdi Beyoğlu'nun iki leziz noktasında, hayatı kolaylaştıran bir sistem uygulanıyor:

  • Birincisi Safran. Ki müziğiyle, atmosferiyle Beyoğlu'na yeni bir kitleyi ilk getiren mekândır ('Bobo' deniyor bu takıma hatta, 'bohem burjuva' manasında). Sahibi Altan da, memleketteki en esaslı karakterler-dendir. Safran'da artık a la carte'ın yanında bir de 'fiks mönü' var.
    İnsan daha oturmadan midesine gireceklerle cüzdanından çıkacakların hesabını biliyor. Hiçbir nahoş şaşkınlıkla karşılaşmıyor.
    Safran'ın, cümbür cemaat kutlamalar için kocaman ve pek heybetli bir masası mevcuttur;
    ne zaman gitsem mumlar ve alkışlar arasında biri doğuyordur! Her ayı şubat kıvamında geçiren sevgi pıtırcıkları için de iki kişilik oyuncak gibi bir balkon masası vardır. Yemekleri gayet iyidir. Beyaz örtüler insana kendini emniyette hissettirir.
  • NuPera'nın içindeki Keyfhan da böyle faydalı bir uygulamaya geçti. Mesela salıları 'Paella Gecesi' yapıyorlar. Pazarları da saat 11.00 ile 16.00 arası kahvaltı veriyorlar. Yine önceden biliyorsunuz günahınızı. Fiyatlar gayet makul. Bulaşık yıkamaya da çorap sallamaya da gerek kalmıyor.