Erkekler gerekli mi?

Hayır, bir hezeyan yazısı değil. Açıkçası işyerine gelen zarflardan birinden çıktı, ben de ona önce bir 'tepe' membaı olarak baktım (Tepe: </br>Cumartesi ekinin sayfa tepelerine...

Hayır, bir hezeyan yazısı değil. Açıkçası işyerine gelen zarflardan birinden çıktı, ben de ona önce bir 'tepe' membaı olarak baktım (Tepe:
Cumartesi ekinin sayfa tepelerine yerleştirilen komik, gülünç, 'yok artık' cümleler).
'Erkekler Gerekli Mi?' (Saga Yayınları), isim itibarıyla, evet biraz itibarsız, hadi bu kadar harcamayalım, bir Cosmo yazısıymış gibi duruyor.
Ama yazarı Maureen Dowd, Reagan döneminden beri Beyaz Saray nüfusu üzerine kalem/klavye oynatan, 95'ten beri The New York Times'ta köşe yazan, Clinton'ın suçlanması üzerine yazdığı makaleyle de 99 Pulitzer Ödülü'nü alan bir isim. 'Tepe' vermiyor.
Ve de şöyle bir bakayım derken, içinde geçen bolca isim, örnek, hatta bilgece saptamayla kavrıyor. Kadın-erkek mevzularına kadın/erkek dergilerinde çalışılmış zamanlardan fazlasıyla tok olanlarımızı da...
Gezinelim:
"Simetrinin hayatımızda ne kadar belirleyici olduğunu, estetiğin beyinde kodlandığını kanıtlayan araştırmalar gördük; bebeklerin bile içgüdüsel bir güzellik duygusu olduğunu, sevimli yüzlere daha uzun süre baktıklarını biliyoruz.
Dolayısıyla anne-babaların da güzelliğin etkisi altında kaldığını ve taraf tuttuğunu öğrenmek şaşırtıcı olmamalı. 2005 tarihli şok edici bir The New York Times başlığı, 'Çirkin çocuklar anne-baba ilgisinden
yoksun kalabilir' diyordu.
Nicholas Bakalar, 'Kanadalı araştırmacılar ürkütücü bir tespitte bulundular: Anne ve babalar güzel çocuklara çirkinlerden daha iyi bakıyor' diye yazıyordu.
Alberta Üniversitesi araştırmacılarının gözlemlerine göre, anne babalar pek sevimli olmayan veletlerin süpermarketlerde alışveriş arabasında ayağa kalkmak veya ortalıkta koşuşturmak gibi tehlikeli işler yapmalarına pek aldırış etmiyorlar.
Güzel çocuklara ise, özellikle erkek çocuklara, daha fazla ilgi gösteriyorlar, yanlarından pek ayırmıyorlar.
Yazıda, 'Alışveriş arabasında emniyet kemeri bağlamaya geline, güzel ve çirkin çocuklara tamamen farklı davranılıyor, emniyet kemeri kullanımı çocuğun sevimliliği ile doğru orantılı,' deniyor. 'Kadının sorumlu olduğu durumlarda, en sevimsiz çocukların yüzde 4'üne, en sevimli çocukların ise yüzde 13.3'üne kemer takılıyor.' Babalar söz konusu olduğunda durum daha da vahim. En sevimsiz çocukların hiçbirine emniyet kemeri takılmazken, en sevimli çocukların yüzde 12.5'i kemer güvencesine alınıyor."
Çocukların 'sevim' ölçüsünü neye göre belirliyoruz, bilmiyorum, ama gene de 'öyledir' dedirtiyor...
"Anna Quindlen'in kadınlarda Bebeklik Öncesi, Bebek ve Bebek Sonrası olarak tanımladığı üç evre şimdi dörde çıktı: Bebeklik öncesi, bebek, Botoks Bebeği ve Cher.
Birkaç yıl önce, tanıdığım bazı Hollywood TV yapımcıları Cher ile bir komedi dizisi yapmayı düşünüyorlardı. Kesin bir anlaşmaya varmadan önce, yaptırdığı bu kadar estetikten sonra yüz kaslarını hâlâ kullanıp kullanamadığını öğrenmek istediler.
Evine gittiler ve değişik duyguları açığa çıkaracak sorular sorarak gizlice tepki verme yeteneğini denediler. Ve sonunda diziyi yapmaktan vazgeçtiler."
Hafta sonu Milliyet'in ekinde birlikte başladıkları 'Aşk Yeniden' dizisi
sebebiyle Türkan Şoray ve Cihan Ünal'la yapılmış bir söyleşi vardı. Yapımcılar bu yolu denediler mi acaba?
Kadın asistanıyla ilişkisiyle gündeme düşen Hillary Hanım'la kapatalım:
"Eski First Lady ve başkan, gelecekteki başkan ve First Beyefendi olmazsa, Bill Clinton, Monica'nın 'Sana şimdi başkan olarak değil, erkek olarak ihtiyacım var' yalvarışları ve Hillary'nin neden kocasının yanında durduğuna ilişkin 'O sadece kocam değil aynı zamanda başkanım' açıklamaları ile birlikte tarihin rafına kalkacak.
Bill ve Hillary, olağanüstü bir başarıyla, Hillary'nin aşağılanmasını kampanyaları için bir avantaja dönüştürdüler. Hillary, Lifetime kanalında yayımlanan o yürek parçalayıcı filmlerdeki, tüm kadınların sevdiği mazlum kadınlardan biri gibi oldu.
Tarihçiler, First Lady'nin sadece paspas kartını oynayarak nasıl bu kadar çılgınca bir popülarite ve senatoda bir koltuk kazandığı üzerinde epey kafa yoracaklardır.
Hillary, Jane Mayer'in The New Yorker'da yazdığı gibi aşırı kontrollü biri görünümünden çıkıp kendi kocasına bile hâkim olamayan biri görünümüne bürününce kahraman oldu. Pek çok kadın için bu durumla özdeşleşmek daha kolaydı."
Böyle alıntılayınca manalı olmadı, farkındayım, ama 'Erkekler Gerekli
Mi?' isminde bir kitabı tavsiye edeceğim aklıma gelmezdi, şu anda burada
ettim, öyle diyeyim.