Fazıl Say'a acil bir tepsi nevzine!

Fazıl Say, notaları karıştırdı! Nota: </br>1. Müzik seslerini belirtmeye, göstermeye yarayan, kararlaştırılmış im, müzik yazısı.

Fazıl Say, notaları karıştırdı! Nota:
1. Müzik seslerini belirtmeye, göstermeye yarayan, kararlaştırılmış im, müzik yazısı.
2. Bir devletin başka bir devlete ya da o devletin elçisine önemli bir siyasal konuyla ilgili olarak yaptığı sözlü ya da yazılı bildiri.
Olanları biliyorsunuz: Fazıl Say, bir Alman gazetesine yaptığı açıklamada Türkiye'den ayrılmayı düşündüğünü söyledi, "Onlar kazandı, biz azınlıkta kaldık, dışlanıyoruz, bizim Türkiye rüyalarımız biraz öldü" gerekçesiyle.
Öyle hissediyor olabilir, anlaşılır, ama birkaç şeyin üstünden geçebilir miyiz: Bir kere Say'ın isyanına sebep hangisi? 'Tüm' bakan eşlerinin türban takması mı? Yenilgi duygusu, elitist kaygıları ve demokrasiye tahammülsüzlüğü mü? Yoksa Çankaya'ya çağrılmadığını düşünmesi üzerine yaşadığı ben patlaması mı? ("Ne ıvır zıvır adamları çağırdılar, beni Çankaya'ya çağırmadılar.")
Yani Köşk'teki resepsiyonun davetiyesi eline ulaşsa gidecek, hele ki o 'ıvır zıvır'lardan ayrı, yüce bir sanatçı ve obez bir ego olarak (O öz tabii, kalan herkes teferruat) daha özel bir yemekte, mesela mantı üzerine nevzine yese, reklam kokan hareketlere teşne ruhu da doyacak, mesele çözülecek mi?
'Bizi dışlıyorlar'dan kastı ne sonra? Artık 'en seksi erkek' listelerinin dışında kalması, George Clooney'nin Abdullah Gül'ü kastederek 'Bıyık bıraksam daha çok benzerim' açıklamasının büyütülmesi olabilir mi? ("Geçenlerde beni en seksi erkekler sıralamasına koyup haber yapmışlar. İlgimi çekti, buzdolabının üstüne astım. Bayağı hoş bir durum tabii. Bir yandan komik, bir yandan gurur okşayıcı."
İnsan gayri ihtiyari Hande Ataizi'yle birlikte verdiği o röpleri hatırlıyor. Yoksa bu hükümet Milano'da yapmaya alıştığı alışverişlere mi karışıyor? Kırmızı kadifeden hem de streç pantolonlar giymesini mi yasaklıyor? Latte yerine espresso içmesi için mi dayatıyor? Kaliteli yaşam tarzını elinden almaya mı çalışıyor? ("Şimdi beraberce en iyi otellerde kalıyor, içtiğimiz cafe latte'nin bile keyfine varıyoruz. Hande'den önce hayatımda böyle zevkler, kaliteli yaşam tarzı yoktu.")
Say, dün de 'Ortaçağ karanlığı'ndan bahseden bir basın açıklaması yaptı. Of ki of. Oradaki kasveti, ancak bir tepsi nevzine alır!
Kayseri'nin en meşhur tatlılarından olan nevzine, tahinli, pekmezli, tereyağlı, cevizli bir kombinasyon. Hayır Çankaya'da değil, İstanbul'da bir ahbabımda yedim. Deli güzellikte bir lezzet. Ağızda nasıl dağılıyor, anlatılır gibi değil.
Meraklılar, şöyle kaba bir reçeteyle ufak bir deneye kalkışabilirler:
Un, tereyağ, dövülmüş ceviz, tahin, yoğurt, kabartma tozu, tuz, bunlar esas malzemeler. Pek çok blogda mevcut tarifi, ölçüler değişiyor, özellikle şerbeti nabza göre veriliyor ama sonuçta o da toz şeker, su ve limon suyu ihtiva ediyor. Malzemeler karıştırılıp yoğruluyor, tepsiye yayılıyor, pişiriliyor, şerbeti sıcakken dökülüyor, her nevi Ortaçağ karanlığı aydınlanıyor!
Hayrünnisa Gül'e naçizane öneri: Yaptıracağı bir tepsi nevzine, hele mantıdan sonra gelir ve sofrada muhabbet de eksik olmazsa, Fazıl Say'ın tüm gazını alıp, ona ömrünün sonuna kadar bu topraklarda kalma kararı aldırabilir!