Genç Parti: Taptaze bir mizah anlayışı

Siyasetle mizah ne kadar samimi. Genç Parti'nin, 19 Mayıs'ın seneidevriyesi sebebiyle gönderdiği basın bülteni mesela, hele bas bariton seslendirildiğini düşünürsek:

Siyasetle mizah ne kadar samimi. Genç Parti'nin, 19 Mayıs'ın seneidevriyesi sebebiyle gönderdiği basın bülteni mesela, hele bas bariton seslendirildiğini düşünürsek:
"88 yıl önce bugün, Oğuzların anayurdu Anadolu'muzu işgal eden; medeniyet yoksunu Avrupalılara karşı, yüzyılın dehası Mustafa Kemal
Atatürk ve arkadaşlarının kurtuluş meşalesini yaktığı gündür bugün"
diye başlıyor ve yapmamız icap edenleri madde madde sıralıyor:
"1. 19 Mayıs 1919'da başlayan Kurtuluş Savaşı mücadelemiz ve geçen zorlu şartlardan sonra geldiğimiz bugünler; Türk çocukları ve Türk gençleri tarafından sürekli hafızalarda canlı tutulmalıdır.
Türk gençliği İstiklal Marşı'mızın 12 kıtasını ezbere bilmelidir.
2. Türk gençliği Misak-ı Milli sınırlarını içeren haritamızı, Türk bayrağını ve Kıbrıs haritasını ezbere, hatta kapalı gözlerle çizebilmelidir.
3. Her Türk genci, Kerkük'ün bir Türk yurdu olduğunu bilmelidir.
4. Her Türk genci, Türkiye Cumhuriyeti'mizin coğrafi konumunu, büyüklüğünü (yüzölçümünü), dağlarını, akarsularını, dere ve göllerini ve nüfusunu,
il ve ilçelerini ezbere bilmelidir.
5. Her Türk genci, sınır komşularımızı, özelliklerini, dost ve düşmanlarımızı ezbere bilmelidir.
6. Her Türk genci, dünya üzerindeki Türk devletlerinin sayısını, Türk soyunu, Türk dünyasını çok iyi bilmelidir.
7. Her Türk genci, Kıbrıs'ın, Kerkük'ün, Hatay'ımızdan farksız olduğunu bilmelidir.
8. Her Türk genci, Doğu ve Güneydoğu'muzda; Ege ve Akdeniz'deki bölgelerimizde ve denizlerimizde petrol zenginliklerimizin olduğunu bilmelidir."
Böyle sürüp gidiyor maddeler, "Her Türk genci, birer Mustafa Kemal'dir, birer Zübeyde'dir, birer Halide Edip Adıvar'dır, birer Mehmet Akif Ersoy'dur"la ve elbette ki "Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti", "Yaşasın Türk Dünyası", "Ne Mutlu Türküm Diyene" kutsal üçlemesiyle taçlanıyor.
Ben Genç Parti'ye hayranım.
O geçmişle bu işlere kalkışılabilmesi bir kere, 'Sır' ve bütün gazlı kitaplardan çok daha ikna edici: Olacak de, olsun.
Sonra en yakışıklı lider orada, patates mi dediniz, eş kategorisinde gıkınızı çıkaramazsınız. Dünya ligine layık kadın Alara Uzan; Jackie Kennedy efsanesini tarihe gömer.
Fakat kolaylıklar üzerine değil miydi Cem Uzan'ın vaatleri; geyiklerin en güzeli "Hamilelik üç aya inecek" nasıl unutulur...
Şimdi kalkıp derelerle ilçelerde ez-ber istemek biraz ağır olmuyor mu?
Teatoro kolu mitingde
İtiraf.com sitesine herhalde bin yıldır bakmamıştım. Türkçesi gayet üst düzeyde seyreden bir okur, mektubunun sonuna not düşmüş; "Alakasız gibi gelebilir ama itiraf.com'daki miting itiraflarına da bir göz atsanıza" diyor.
Hiç de alakasız değil; bir zamanların rakipsiz internet markası, 'hayat okulu' itiraf.com'dan içinde bulunduğumuz topluma dair az şey öğrenmemiştik.
"Pazar günkü muhteşem mitinge sülalecek katıldık. Ancak halam ne olur ne olmaz diye yanına başörtüsü aldı. Kargaşa çıkarsa başını kapatıp kaçmayı planlıyordu." (32, Kadın, İstanbul)
"Seninki de bir şey mi? Benim teyzem başı açık olduğu halde mitinge başörtülü gitti. Giderken yanında çok samimi olduğu iki arkadaşını da götürdü. Bu üçlü bütün miting boyunca kamera peşinde koşturduktan sonra nihayet birinin karşına geçip en ateşli şekilde slogan atarken, iki arkadaşı sanki teyzemi tanımıyormuş gibi yapmaya ve onu yan gözle süzerek başındaki örtü sebebiyle ayıplamaya başlamışlar. Sözde teyzemin başörtüsünü çıkarıp ona laiklik dersi vermişler. Teyzem de olanca sesiyle onlara 'Evet, bana doğru yolu gösterdiniz, ben de bunu çıkarıyorum artık' demiş ve başörtüsünü çantasına koyduktan sonra kameralara bakmış. İşin komiği kameramana dönüp 'Evladım çektin mi sen bizi?' diye ısrarla sormuşlar. Kameramanın 'Yok teyze, bu kamera şu anda çalışmıyor, çekmedim' demesiyle bizimkiler hızla bir başka kameranın önüne geçip aynı oyunu bir de orada yapmışlar. Bu durum, her kanalın kamerası tarafından çekildiklerine emin olana kadar da devam etmiş." (25, Erkek, İstanbul)