Hayırlı bir iş

Zaten son derece zayıf olan gündem bağlantım,</br>şu birkaç günlük tatil programıyla beraber tamamen koptu.

Zaten son derece zayıf olan gündem bağlantım,
şu birkaç günlük tatil programıyla beraber tamamen koptu. En son Bayar'ın geldiğini hatırlıyorum. Bu kör cahil halimin sebep olacağı potları bertaraf etmek için de gezelim görelim temalı birkaç satırla karşınıza çıkıyorum.
Aya İrini'yi bilirsiniz; festival zamanı tadına doyum olmaz. Bu gece orada, hayır kanadı da olan bir kültür etkinliği var. Tuluyhan Uğurlu'nun piyanosu, rebab, ney ve bendirle haşır neşir olacak. Rotary Çocuk Evi'nin yapımına katkıda bulunmak için düzenlenen konserde Uğurlu, 'İstanbul Kanatlarımın Altında'nın film müziğinden beri ilk defa sahnede Türk müziği enstrümanlarıyla doğaçlamalar yapacak. Saat 20.00'de, insanın her seferinde
içini ürperten o büyülü atmosferde.
Bu çocuk evi de ne iştir diyenlere ara bilgi geçeyim. Sahipsiz çocukları korumak, kollamak amacıyla yaratılıyor biliyorsunuz çocuk evleri. Bu evde de 80 çocuk yatılı kalma imkânı bulacakmış. Sınıf ve atölyelerde
günde 250 çocuğa eğitim verilecekmiş. Deprem mağduru ailelerin çocuklarına da imkânlar sağlanacakmış. Hayırlı bir iş özetle.
Botox'lu Güneydoğu fatihleri
İstanbul nüfusunun hayatını 'in'ler çerçevesinde düzenleyen bölümü için şu bizim denizli güneşli tatil, ah bilseniz nasıl sıradan. İspanya hoş ama 253. defa çekilmiyor. Bu krem şanti ahali şimdi memleketin Güneydoğu civarlarını keşfediyor. Nemrut'un güneşine bitiyor, İshak Paşa'da büyüleniyor, Mardin'in evlerine dalıyor, Van Gölü'ne Göcek muamelesi yapıyor.
Buraları hâşâ aşağılıyor değilim. Antep'den gelen kırmızıbiberimiz bitti, Ciwan Haco ekolünün o pek aşağıladığı ama kendi içinde son derece komik ve tutarlı olan düğün dernek şarkıcısı Emin Arbani'nin yeni kasetlerine yerinde bakmak isterim. Diyarbakır'da yani.
Ama Nişantaşı'nın orta yaşlı kokoş müdavimleriyle ünlü kafesinin camına yapışık Güneydoğu turları da doğrusu pek ironik geliyor. Leylek topuklarıyla LV çantalarını uyurken de yastığının altına koyan ve uyanık olduğu her dakikayı botox yaptırarak değerlendirenlerin hararetli programlarını hayretle izliyorum.
Küçük İspanya
Aylardır hayretle izliyoruz; hiç ummadığımız tipler işten çıkıp İspanyolca dersine gidiyor.
Madrid-Barcelona organizasyonları yapılıyor,
İbiza hayalleri kuruluyor, bir İspanya sevdasıdır gidiyor. Film Festivali'nin açılışına Carlos Saura geldi, Caz Festivali'ne de Manu Chao uğrayacak; tabii insan bir iade-i ziyaret ihtiyacı duyuyor.
Havaya girmeye Tepebaşı civarından başlanabilir. Salı akşamları keyf:han'da paella ve sınırsız sangria var. Paella, et ve deniz mahsulleri içeren bir tür İspanyol pilavı. Sangria ise oraların en ünlü içkisi. Esas olarak şarap, likör ve meyva parçacıklarından oluşuyor. Günlerden salı. Demek ki akşama uyabilir.