İbo, Ayşegül, tırmık, biz, hepimiz...

Uzaktan biraz yayla çorbasının içine reçel koymuşuz bulantısı yarattığı doğru ama...

Uzaktan biraz yayla çorbasının içine reçel koymuşuz bulantısı yarattığı doğru
ama Tatlıses'in haremindeki son gelişmeler, sadece bir adet İbo çevresindeki 4 adet kadının hikâyesini değil, hayatın ta kendisini gösteriyor.
1. Derya Tuna-Ayşegül Yıldız ittifakına karşı, Asena-Perihan Savaş kardeşliği. Nefret edileni bitirmeye yönelik bir güçler birliği. Beraber yemeğe çıkmalar, esas rakibe karşılık çok da tehdit sayılamayacak bir elemanı gazlayarak ortalığı karıştırmalar. Her işin başının sevgi olmadığını bilen ve hayatı 'düzeyli birliktelikler' silsilesi şeklinde yaşamayanlar böyle ittifakları tecrübe etmeseler de anlayabilirler belki. Ama çok yorucu, çok meşakkatli.
2. Asena'nın, Ayşegül Yıldız'ın vücudunda bıraktığı parmak izlerini nasıl buldunuz? Çok mu düzeysiz? Niye; kadınların en biricik güç gösterme biçimi değil midir tırmık? Hiçbir kadını tırmıklarınızla süslemeyi aklınızdan geçirmediğinizi söylemeyin. Ben daha evvelki gece gördüm hayatta tek bir kadın seç ve onu kanatarak öldür dediğinizdeki kurbanımı. Yine o yıllar öncesinden gelen kalp ağrım nüksetti. Ama sadece Tatlıses'inkiler değil galiba, hayatta bütün ilişkiler bir gün Sesu, modern bayanın tutkusu kıvamına gelebiliyor. Biliyor da fazlalık oldu burada, geliyor.
3. Ayşegül Yıldız çıplak pozlar verince İbo delirmiş. Peki Yıldız kendini nasıl savunmuş? 'Ben kariyer istiyorum.' Pek de rafineyiz şekerim.
'Yeni bir ben lazım'
Dünkü Hürriyet'te 'Satanist genç, şık bir delikanlı oldu' başlıklı bir haber vardı.
Antalya'da satanist olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Faik Serter Çetin, kızıla boyalı uzun saçlarını kestirip siyah yapmış. Küpelerini de çıkarmış.
Haberin dediğine göre 'satanist giysilerini' (böyle bir kategori var biliyorsunuz) takım elbiseyle değiştirmiş. Veee 'yeni imajı' ile (bu imaj kelimesi de iki yeni kıyafet manasında kullanılıyor) 'bir manken gibi' olmuş. (Burada da eli yüzü temiz katalog modelleri kastediliyor olsa gerek.)
'Yine siyah kıyafeti seviyorum ve metal müzikten hoşlanıyorum' diyor Çetin. 'Ancak toplum içinde farklı bir düşünce yaratmamak için sevdiğim bu iki şeyden feragat edeceğim.' Netice itibarıyla taze 'imajıyla' bembeyaz Türk Sertab Erener'in başlığa da çıkan şarkısını çağrıştırıyor.
Yaşasın şekilcilik!
Her tür program
Geçen senelerde bir toz bulutu vardı sanki üstünde. Eskimişti, köhnemişti. Birkaç aydır attı o tozu üstünden. Tazelendi. Esaslı bir kent rehberi oldu. Sadece Pera Palas'ları Balat'ları değil, hayatınızın daha yoğun biçimde geçtiği yerleri de önünüze seriyor. Maç nerede izlenir, börek nerede yenir, yaz içkileri nelerdir... Derhal bir İstanbul Life alınız ve hafta sonu/hafta arası her türlü programınızda faydalanınız. Bu bir yağlama yazısı değildir, onu da biliniz.