İyi ki doğdun, iyi ki aldın...

Tarihte bugün çok acayip şeyler olmuş. Arif Takvimi takviyesiyle sıralayayım size...

Tarihte bugün çok acayip şeyler olmuş. Arif Takvimi takviyesiyle sıralayayım size:
Bir kere Cumhuriyet arifesinde Ankara bugün başkent olmuş; 13 Ekim 1923'te. (Benim hiçbir Ankara bağlantısı olmayan bir babam vardır.
Fakat çocukken insan bunun güzelliğini anlayamıyor. 'Ankara önemli yer, buraya önemli adamlar gidiyor, babam Ankara'ya gitmiyor, babam önemli değil mi, önemsiz bir adamın çocuğu muyum, ama niye, öğretmen beni önemli zannetsin, Tarık da beni önemli zannetsin' hezeyan trenine kapılıp arada babamın Ankara'ya gittiğini söylediğimi hatırlıyorum ilkokulda.)
Neyse, sulandırmayalım. Halikarnas Balıkçısı bugün ölmüş; 1973'te.
Şair Nilgün Marmara bugün intihar etmiş; 1987'de.
Cahit Sıtkı Tarancı da bugün ölmüş; 1956'da.
Doğanlara bakarsak ilk ıngaaa 1921'in 13 Ekimi'nde şarkıcı Yves Montand'dan geliyor.
1941'in bugününde Simon&Garfunkel'ın Paul Simon'ı açıyor gözlerini.
Birer sene arayla da 1948'de Nusret Fatih Ali Han, 1949'da da Tarık Akan doğuyor.
Başka? İllaki binlerce evde pasta mumu üfleniyordur bu akşam ama bir tanesi bizi daha yakından ilgilendiriyor.
Eveeeet, en kocaman 'Happy Birthday' Radikal'e gidiyor.
Papatya falı, Radikal yolu
Burcu arayıp bu akşamki doğum günü yemeğini hatırlattığında içim hakikaten bir tuhaf oldu. Diyeceksiniz ki, neden? Ne kadarcık mesain var ki Radikal'de? Sen mi kurdun, sen mi büyüttün? Ne diye kendine pay çıkarıyorsun?
Haklısınız tabii. Radikal 6 sene önce çıktı, 13 Ekim 1996'da. Reklamlarını çok net hatırlıyorum ama kuruluşunda en ufak bir taş taşımışlığım yok. Ben o zamanlar şehrin pek moda bir semtinde kesip biçip bir moda dergisi yapıyor, boş vakitlerimi de sevgilim beni alacak mı almayacak mı diye papatya falı açarak, sonucuna göre de Aya Yorgi'ye tırmanıp çaput bağlayarak geçiriyordum. Adamı henüz garantilemediğim için bu 20 kiloyu almamış, alttaki 90'ı tutturamamakla beraber pek de fena olmayan bir 38 beden olarak geçinip gidiyordum.
Sonra yıllar yılları, hep yaptığı gibi, yine kovaladı. Ve günlerden bir gün, çok acayip bir şey oldu: Telefon çaldı!
Geçen sene, İsmet Berkan'la 'hayırlı bir iş' konuşması yaptığımızda eylül sonu, ben Bağcılar yollarına düştüğümde de tam bu zamanlardı. İşe başladığımın birkaç gün sonrasında Radikal 5 yaşını bitirip 6'ya girmişti.
Şimdi gazete 6. benim bu sayfada haftanın 4 günü bir miktar sütun santim işgal etmem de 1. yaşını dolduruyor. Bu da beni, ne yalan söyleyeyim, pek hislendiriyor.
Komşuları kutluyorum
Radikal benim ilk gazete deneyimim. Ve siz de az çok biliyorsunuz, zorlu bir deneyimdi.
İlk aylardaki böğürerek ağlamalarımdan nasıl olup da komşular taşınmadı; valla hep takdir etmişimdir. (Bakınız; Swissotel Residence'da Mazhar Alanson-Biricik Suden çiftinin alt kat komşuları, yetti gayrı bu kavga gürültü diyerek taşınmışlar.)
Bu iş, hayal edemeyeceğim bir şeydi. Ve fakat benim dışımda çoğu okurun/yazarın hayal ettiği bir şey. Yani biliyorum yerimde olmak isteyen yaklaşık on yüz bin milyon kişi olduğunu. Fakat onlara da buradan müjdelemek isterim: Valla az para veriyorlar.
Diyeceksiniz ki, hiiiii yoksa sana bir de üstüne para mı veriyorlar! Ki birkaç okurumuzun demişliği de vardır tarihte. Onlara da saygımız sonsuz.
Başlarda çok yaşıyorduk böyle 'Nedir senin bu kurabiyelerin, bizim menümüze hiç uymuyor, atın arkadaşlar kurabiyeleri suratına suratına, yemeyin bunun pis kurabiyelerini' biçimi bir sevgi seli ama bir de kurabiyeleri sevenler çıktı ki, yani onların varlığı, inanın ki her çeşit kurabiyeden daha lezzetli. Kurabiye metaforunu da sayalım bakalım, 5 kere kullanmışız cümle içinde.
Radikal 7, bu köşe de 2 yaşına girerken, gazeteye iyi ki doğdun, patrona iyi ki aldın, bu satırları okuyan sana da biricik okur, iyi ki vardın diyorum. Herkese buradan battal boy pazar öpücükleri yolluyor, esenlikler diliyor, bitmedi sevgi/minnet hislerim bugün, işte kucaklıyor, kokluyor filan, her türlü laubaliliği yapıyorum. Bu kadar cozutmamın bir sebebi de tam Mehmet Eroğlu'nun kitabına başlayacakken rol çalan 'Köpek Olmanın Güçlüğü'dür; olağanüstü bir köpek hikâyeleri kitabı, onu da tavsiye ediyorum.