Kübra Gül'ün düğünü

Durgun bayramın en heyecanlı anı: Düğün var! Bugün Hayrünnisa-Abdullah Gül'ün kızları Kübra ile Methiye-Abdullah Sarımermer'in oğulları Mehmet evleniyor.

Durgun bayramın en heyecanlı anı: Düğün var! Bugün Hayrünnisa-Abdullah Gül'ün kızları Kübra ile Methiye-Abdullah Sarımermer'in oğulları Mehmet evleniyor.
Bir cumhurbaşkanı çocuğunun evlenmesi herhalde dünyanın her yerinde haberdir, merak edilir, ilgi çeker. Biz ayrıca açız bu konuda; o seviyede mürüvvet görmüşlüğümüz çok az. Bu yüzden eşeleme, didikleme, köpürtme bol olacaktır: Kim davetliydi, kim değildi? Kim geldi, kim gelmedi? Kim ne giydi? Şahitler neden onlardı? Niye şimdi yapıldı? Masraf ne kadar tuttu? Ki yuh yani, bunun hesabına bir hafta önceden girdiler, halbuki asla bilemezsiniz.
Özetle her şey söylenecek, Erdoğan'ın oğlunun düğünüyle kıyaslanacak, eksiği bulunacak, fazlası çene yoracak...
Kübra Gül & Mehmet Sarımermer çiftine şunu söylemek isterim: En sıradan vatandaş düğününde bile kuraldır; ne kadar uğraşsanız, gene de kimseye yaranamazsınız!
Mutluluklar...
Modern babalarla kaliteli zamanlar
Geçen pazar sabah saatlerinde, yüksek reytingli dizilerden birinin kadınlar nezdinde epeyce popüler jönünün, oğluyla geçirdiği 'kaliteli zaman'a şahitlik ettik.
Kahvaltı için bir kahveye doğru hafif yokuş yukarı yürürken, karşı taraftan da uzun boylu (e son derece yakışıklı sayılır bizim gariban sınır standartlarımızda) bir adam ve beş altı yaşlarında sevimli oğlu, sakin sakin geliyorlardı. Sakin dediysem, sessiz, uykulu, sünepe değil. Baba arada 'çak' yapıyor, elini oğlanın omzuna atıyor, gülüşmeler, hafif rol kesmeler... Mükemmel bir şimdiki zaman baba-oğul birlikteliği.
Aniden adam, bir düğmesi varmış da basılmış ona gibi, robotumsu bir dublaj sesiyle "Sokağın başına kadar yarışalım mı Ada?" diye bağırdı. Ve sabah sabah normal bir insanda bulunması zor, gene robotumsu bir aktör enerjisiyle üstümüze doğru koşmaya başladı. Beklenmedik teklif karşısında biraz afallayan oğlan da peşinden.
Biz yokuş yukarı çıkıyoruz ya, bunlar da yokuş aşağı kaptırmış geliyorlar, kayıtsız kalmak mümkün değil, babanın yüzündeki gurur fazlası kenarlarından taşan o 'Gördünüz mü nasıl da eğleniyoruz biz oğlumla, bakın nasıl da iyi vakit geçiriyoruz' bakışını fark etmemek de.
Yarıştılar herhalde sokağın sonuna kadar, bilmiyorum, biz kahveye girip dışarıdaki masalardan birine oturduk, sipariş verdik ve olanları unuttuk doğal olarak.
10-15 dakika sonra, kafede büyük bir heyecan yaşandı:
Sokak tabii kısa bir parkur, dahası tenha, kimsesiz. Böyle bir yarışın
seyircisiz tadı çıkar mı?
Kafenin içine koşarak giren baba-oğul, birkaç dakika boyunca masaların arasında koşmaya da devam etti!
Sabah sabah bu ne gürültü de, kafede koşulur mu da, hiç oralarda değilim, zaten de gayet çocuk-köpek friendly bir yer burası, öyle parmak dudakta hemşire kaygılı bir mekânda değiliz.
Bana batan, tüm bu koşturmacaya, eyleme, etkinliğe eşlik eden ifade, mimik, tonlama. 'Ey ahali, ah pardon, rahatsız etmedik sizi de umarım, ama işte biz çok eğleniyoruz da görüyorsunuz oğlumla, ah evet evet, tanıdınız di mi, evet evet, oyum ben, ehe, ama neden olmasın çocuğuma da vakit ayırıyorum elbette, evet en kalitelisinden tabii ünlü olduğum için' edası.
Nitekim bu hal tavır, masaya oturduktan sonra da devam etti. Ada ve kız arkadaşı Tuana mı, Talya mı, Tara mı, bu üçünden biri, hafif bayırımsı çimenlerde gayet normal itişip oynarken, babamız oturduğu yerden, 3-5 kere en dublaj sesiyle "Ada buna bir son ver!" diye nidaladı, son derece gereksiz anlarda gereksiz hamlelerle o çim bayıra atladı, sıçradı. Sanki çocuklardan biri öbürünü hakladı, bu da hayat kurtarıyor, öyle de seri, öyle de vazifeşinas. Aralara kitap kelimeleri sıkıştırmakta öyle de maharetli; 'lütfen'in 'ü'sü 'u'ya yakın duruyor, cümleler çoklukla 'sanırım'la bitiyor. Arada elbette ki etrafa bakılıyor, bir ünlünün oğluyla geçirdiği kaliteli vakitler izleyici tarafından kaydediliyor mu, kontrol ediliyor.
Olaylar Anadolu yakasında geçti.
Ama hiç fark etmez. Etraf, ünlü/ünsüz, çocuğuyla geçirdiği haftada üç buçuk saat sıkıştırılmış dilime türlü çeşit etkinlik enjekte etmeye çalışan modern, biraz da 'artiz' babalarla dolu. Biri hatta birkaçı tam da bugün karşınıza çıkacak, sahnesini alacaktır, kaçırmayın.