Miting mektupları

Pazar günkü metnimiz pek çok e-posta kazandı. Bazılarıyla astigmat derecemiz bile aynıydı ama ayrı düştüklerimiz de çoktu: İçlerinde 'Artık sizi asla okumayacağım ve Radikal'i...

Pazar günkü metnimiz pek çok e-posta kazandı. Bazılarıyla astigmat derecemiz bile aynıydı ama ayrı düştüklerimiz de çoktu: İçlerinde 'Artık sizi asla okumayacağım ve Radikal'i almayı keseceğim' tarzı klasikler de vardı, ironiymiş, mizahmış bilmeyen, her şeyi başka bir şey zannedip tefsir konusunda çuvallayanlar da...

  • "Bağlı bulunduğunuz medya grubu görev mi paylaştırır yoksa sizin düşünceleriniz mi bu ıkına sıkıla yazıya benzettikleriniz bilmem ama... Sadece medya mensubu değil dalga geçtiğiniz halkın da mensubu olduğunuzu sanıyorum... Bugün uygar bir Anadolu'yu tekrar oluşturmak için İzmir'de toplaşan bayanlar sizin magazinleştirmeye çalıştığınızdan da güzeller. Hele niyetleri belli ki sizinkiyle karşılaştırılmayacak kadar iyi... İyi olun iyi olun. Çünkü bu ülkenin niyetleri iyi yazarlara, kadınlara, insanlara çok ihtiyacı var. Unutmayın onların istedikleri Anadolu'da yaşayabilirsiniz ancak, kadın olarak, yazar olarak ve insan olarak. Ya da patronunuzun ve sahiplerinizin cehennemine razı olacaksınız." (Nida A.)
    (1. Şunu netleştirelim, bağlı bulunduğum medya grubunda ima ettiğiniz üzere bir görev paylaşımı olmuyor. 2. Halkla dalga geçmek ne haddime, sadece şekle takıkları biraz gıdıklamakta beis görmüyorum, o kadar. 3. 'İyi'liği ölçen aygıtı hangi 'Türk Mucit' buldu? 4. Sahipsizim.)
  • "Namı değer Nur Çintay hanım! Öncelikle hakkaten medya mensubuysan yani mahallenin özenmiş de bezenememiş terzisi değilsen bugünkü İzmir mitingi önce sana esaslı bi kapak olsun. Çok merak ettim bu İzmir'in güzel kızları ve kadınlarıyla ne sıkıntın var. Bu arada İzmir'in erkekleri de pek yakışıklı, onların kıyafetlerini yazmamışsın. Öyle Apollon gibi çıplak dursalar karşında ne giydirirdin İzmirli yağız bi delikanlıya? Vardır senin güzel bi tasarımın. Sen niye yazar oldun üstelik de yazamazken. İçinde terzilik kalmış senin. Bence sen bizim mahallenin gül gibi terzisi olurdun. Resmine baktım makas yakışacak eline senin. Ama bizim mahalleler mutsuz eder seni. Çünkü güzel kızlar yakışıklı çocuklarla el ele kol kola dolaştıkça önünde için için hasetlenirsin sen. Ah be canım en güzel sensin, niye hasetlenirsin. İzmir'de oturan bir İstanbullu olarak seni kınıyorum ve senin ciddiyetsiz, vatan sevgisinden uzak, yazarlığın yanından geçmemiş, üslubu olmayan, kadınsal kıskançlıklarını aşamamış, orda kenarda güzel kadın gördükçe tırnaklarını kemiren ve İzmir'le mutlaka kuyruk acısı olan biri olduğunu düşünüyorum. Ayrıca senin konu sıkıntın var, benim sana yazdıklarımı yayımlasana? Kolay di mi koca İzmir halkına hakaret içeren yazılar yazmak. Hadi görelim yayınla, verdiğimiz cevapları. Bu arada biz olmasak sen kendine kara çarşaf tasarlamak zorunda kalacaktın. Amaaa yakışır sana. Ayıp örter." (Ezgi A.)
    (Lisanı, eşiği, sınıfı, koftiden varsayımları bir kenara koyacak olursak... Geçen sonbahar en güzel günlerim Alaçatı'da geçti, gene gitmek için sabırsızlanıyorum. Köşe Kahve'de, Orta Kahve'de akşamüstü keyfi, Taş Otel'in bağırtısız zarafeti, Agrilia'da şarap üstü incir tatlısı...)
  • "Her önyargılı zat-ı muhterem yazar olabilseydi, bizim mahallede sizin gibi mahalle ağzıyla üsluptan yoksun dedikoducu hanımlardan çok vardı... O da eskidendi üstelik! Şimdilerde ise kadınlarımız öyle aydın ki, öyle kişilik ve öyle nitelik hatta hatta öyle nicelik sahibiler ki, artık mahallelerde sizin gibi yarını görmeden konuşan önyargılı ve eski kafalı kişiler pek kalmadı ne yazık ki... (...) Pazar günkü o güzel o muhteşem o şahane ve de çok değerli annelerimizi kutladığımız günde karalamaya çalıştığınız yazının talihsizliğine çok üzüldüm. Oysa bu şehirden inançlı, göğsü vatanına siper, gazeteci, üstelik de yazar bir HASAN TAHSİN geçti. Tabii kolay değil böyle kahramanca göğsünü vatanına siper edebilmek... Pazarda patlayan bombanın İzmir halkını asla yıldırıp korkutmayacağına, sadece sizin gibi vatanının onur mücadelesine katılanlarına kötü yazılar yazabilecek evsaftakilerin evde oturacağına emindim, hem de İzmirli bir kadın olarak. Hem ne oluyor vatanını seven milyonlarca kişinin katıldığı o mitingleri 'toplaşma' diyerek hafife almak! Bu nasıl bir komplekstir, ben İzmirli bir kadın olarak beni ve benim gibi milyonlarca katılımcıyı üstelik de kendiliğinden katılan hiçbir siyasete mensup olmadan sadece ATA'sının emanetine sahip çıkmak adına orda bulunduğunu bile bile bu küçümsemeyi nasıl yaparsınız, yaparsınız tabii... Çünkü siz ve sizin gibiler konu sıkıntısı ve reyting hendikapındasınız. Patronlarınız satılık ve sizler de ona hizmet etmektesiniz, sizler orada basit birer vasıfsız çalışanlarsınız ne yazık ki... Böylelerine bizim buralarda KİFAYETSİZ MUHTERİS DENİR, bilmem anlatabildim mi? Siz ve sizin gibiler için üzgünüm, uykularınızı kaçırdık değil mi? Oysa sizler bizim uyuduğumuzu sanıyordunuz, ne çok yanıldınız değil mi? İpliğiniz hiç üstünü örtemeyeceğiniz biçimde pazara çıktı değil mi? Türk halkı her şeyi unuturdu, balık hafızalıydı değil mi? Oysa içindeki Türklük duygusunu, Kuvayı Milliye ruhunu asla yitirmediklerini ne yazık ki sizler unutmuşsunuz... Ben TÜRKÜM, TÜRKİYELİYİM, sen nerelisin??? SEN RAHAT UYU ATAM! Sen rahat uyu, çünkü biz onların uykularını kaçırdık...
    O meydanlarda, o kadar çağdaş, o kadar uygar, o kadar aydınlık ve o kadar bilinçliydik ki, gözleri korktu ATAM. O kadar da çoktuk ki, öyle milyonlardık ki, hepsinin uykuları kaçtı ATAM!!! Tandoğan'dan Çağlayan'a, Çanakkale'ye, Manisa'ya ve en sonunda gözleri yaşartacak kadar ulu, görkemli büyük Gündoğdu kalabalığı hepsini çok korkuttu ATAM, uykuları kaçtı, sen rahat uyu... 13 Mayıs 2007'de annelerimize Cumhuriyet'i armağan ettik ATAM. Sen rahat uyu. ÇAĞDAŞ, LAİK VE AYDIN TÜRK KADINININ GÖĞSÜ SİPER OLDU MEYDANLARDA CUMHURİYET İÇİN, SANA VE İLKELERİNE LAYIK OLMAK İÇİN, DÜŞMANI DENİZE DÖKTÜĞÜMÜZ KIYILARDAYDIK TÜM İZMİRLİ KADINLAR ORDAYDIK, ÇOCUKLARIMIZI BEBELERİMİZİ DE GÖTÜRDÜK ATAM, GÖRSÜN ÖĞRENSİNLER EMANETİNİN DEĞERİNİ DİYE, ONLARIN UYKULARI KAÇTI, SEN RAHAT UYU BÜYÜK TÜRK..." (Neslihan Ü.)
    (Sözün bittiği yer.)
  • "Puhahahhahahaaahahaa... Muhteşem bi yazı." (Timur D.)
    (Estağfurullah!)