Miting postası / Best of

Ne kısmetli yazıymış (pazar), görüşemediğimiz günler boyunca da e-posta duşuna devam etti.

Ne kısmetli yazıymış (pazar), görüşemediğimiz günler boyunca da e-posta duşuna devam etti. Sapla saman ancak bu kadar karışır. Ülkeyi bölmeye, Atatürk ilke ve inkılaplarını yıkmaya dair fesat plan ve hain pusularımdan geçtik, ne kötü kalpliliğim kaldı, ne çirkinliğim, ne kilom, ne aldatılıyor olmam!
"İzmirli bir annenin oğlu, İzmirli birçok kadının seveni olan biri olarak; size söyleyeceğim tek şey var: Albeniniz, fiziğiniz bir İzmirli kadın kadar iyi olmayabilir, bu sizin suçunuz değil, ancak kalbinizi, yüreğinizi onlar gibi olmak adına eğitebilirsiniz." (Bahadır Y.)
"Yoksa, bu saydıklarınızı giyemeyecek kadar kilolu musunuz? Böyle bir olay karşısında bile, kıskançlık duygularınızın etkisiyle hareket ediyorsunuz. Biz erkekler, İzmirli kızları, güzellikleri için değil, komplekssiz oluşları nedeniyle seviyoruz." (Ali Ö.)
Hele dünden beri, "Yaa yemeğe gidicez mi?" diyorum Begüm'e, "Öpüyor mu seni, ondan haber ver" diyor. "Çimene mi insek?" diyorum Pınar'a, "Sen önce bi yıkan, misler gibi kok" diyor...
Hülya G.'nin, Mehmet Barlas'tan Hıncal Uluç'a pek çok kişiye de cc'lediği mektubu, dün gelenler içinde tam bir başyapıttı:
"Ben şahsen size çok acıdım. Genellikle sizin gibi bakımsız, kompleksli ve aldatılan kadınlar kendinden güzel olan kadınları hep kıskanır. 'Ah Tayyip gelse de hep kadınları kapasa' diye iç geçirdiğinizi duyar gibiyim. Yağması yok ukala. Laiklik adına, Türklük adına, muazzez dinimizi yobazlardan kurtarmak adına tertiplenen bu Cumhuriyet yürüyüşlerinin ciddiyetini, tarihe vurduğu damganın önemini anlayamayan, idrak edemeyen bir ruhsuza, mitinglerde bunca güzeli bir arada görünce (gurur duyacağına), sadece 'Kocam artık yüzüme bakmaz' endişesine kapılıp, hemcinslerini küçük düşürmeye çalışırken soytarı durumuna düşen bir zavallıya bence acımak lazım. Yazık, üstelik bir de yazarım diye geçiniyor... Sen KADIN'ın ne anlama geldiğini de bilmiyorsundur. Köşende yazdığın gibi 'Böyle askere yollar gibi yapışıyorum, evirip çevirip 45 kere öpüyorum' deyip kapı arkasında kocanı yalap salap zorla nasıl öpüp uğurladığını anlatıyorsun. O seni öpüyor mu? Bence bu yüzdendir bu açlığın ve kadınlara karşı duyduğun nefretin. Önce bir giyin, temizlen, Cumhuriyet kadını gibi, İzmir kadını gibi misler gibi kok, bak bakalım kocan seni nasıl öper. Ama bu kafayla bunu ancak rüyanda görürsün. Bir insanın insan içerisine bakımlı çıkması da sana garip geliyordur, ama öyledir, biz öyleyiz. Bunu öğrensen artık iyi olur. Evet, İzmir mitinginde genç, yaşlı, kadın, erkek, herkes Atatürk gibi modern ve pırıl pırıldı. Atatürk gibi cesur, Atatürk gibi ilerici. Gericiliğe pabuç bırakmayan milyonlarca insan hem zarafetle hem de yüreğiyle yürüdü. Biz de çalıştığımız şirkette yüzlerce t-shirt ve Türk bayrağı bastırdık, herkesin almasını sağladık. Kolay değildi, sen evinde terzicilik oynarken biz Atatürk'ün Cumhuriyet'ini temsil edecek ve Türk bayrağı taşıyacaktık. Sıcak altında hem kilometrelerce yürüdük hem slogan attık hem de senin hasetlendiğin o güzelim ay yıldızlı t-shirt'lerimizi alem ibret için zarafetle ve gururla taşıdık. Dimdik. CUMHURİYET MİTİNGİ: Gerçek Türk kadınının güzelliğini, zarafetini, bilgeliğini... Hem ana olunabileceğini, hem bakımlı... Hem kocasına, hem çocuğuna hem de vatanına en güzel şekilde nasıl sahip çıkabileceğini tüm dünyaya ispat etti. Tabii sana da! Cesaretin varsa gel bak, İzmir'de daha neler var, gelirken Nazlı Ilıcak'ı da getirmeyi unutma."
Ooof. Of.