Orhan Pamuk ve organ bağışı

Karaciğer nakliyle 'Yeni Hayat'a dönen Mehmet Gül, &quot;Organlarım Orhan Pamuk'a bile verilse helal olsun&quot; demiş, başlık buydu (Mine Şenocaklı'nın </br>söyleşisi, dünkü Vatan).

Karaciğer nakliyle 'Yeni Hayat'a dönen Mehmet Gül, "Organlarım Orhan Pamuk'a bile verilse helal olsun" demiş, başlık buydu (Mine Şenocaklı'nın
söyleşisi, dünkü Vatan).
Fotoğraf çekimi sırasında güneşli havaya bakıp parmaklıklara yaslanıp "Güneş, yeni hayat" demiş Gül. Şenocaklı da pası almış: "Biliyorsunuz 'Yeni Hayat' Orhan Pamuk'un kitabının adı..."
Bunun üzerine 'Hakiki hayat' diye tashihe gitmiş Mehmet Gül!
Laf Orhan Pamuk'a geldiğinde "Ben Orhan Pamuk'un iyi bir okuyucusu olduğumu söyleyemem, onun kitaplarını anladığımı da söyleyemem. Anlamak için gayret sarf ettiğimi de söyleyemem. Kar romanını aldım şöyle bir baktım, okumaya, vakit kaybetmeye değmez dedim" diyor Gül.
Şenocaklı, "Peki ama nasıl karar verdiniz okumadan?" diye soruyor haliyle. "Bu kadar laf söylüyorsunuz, bari okuyup söyleseydiniz.
Hiç mi okumadınız gerçekten?"
"Hayır, hiç okumadım" diyor Gül. "Şöyle bir baktım, üslubunu beğenmedim. Birileri onda bir şeyler keşfetti demek ki!"
Pamuk'un Nobel aldığı dönemde çok sık karşılaşmıştık bu hiç okumamış ama kesecek ahkâmı bol olanlarla. Bu kadar zaman sonra tekrar çıkınca karşımıza, bildik, eski, bayat gelmeli değil mi? Ama hâlâ şaşırtıcı da geliyor, ne tuhaf.
Organ bağışından bahsederken laf nasıl Orhan Pamuk'a gelir peki? Şöyle:
M.Ş.: Affınıza sığınarak bir şey soracağım; karaciğerini aldığınız kişi belki de sizin fikirlerinize tam karşıt biriydi. Mesela hiç haz etmediğiniz Orhan Pamuk'un kitaplarını severek okuyan biri...
M.G.: Çok aykırı biri de olabilirdi. Ama MHP'liymiş.
M.Ş.: Ya öbür türlü olsaydı?
M.G.: Olur ya, bu insanlık hali, benim organım da Orhan Pamuk'a nasip olabilirdi. Bu Allah'ın takdiri...
M.Ş.: MHP'li olması sizi hem çok üzmüş hem de biraz rahatlatmış sanki...
M.G.: Yok. Benim öyle bir düşüncem yok.
M.Ş.: Peki gerçekten bağışladığınız organlar Orhan Pamuk'a gitse, 'Helal olsun' diyebilir misiniz?
M.G.: Tabii. Kim olursa olsun öyle bir kaygım yok. Bu can meselesi. İnsani bir mesele... Hiç o kadar fanatik olmadım. Tüm insanların birbirine ihtiyacı var.
M.Ş.: Yani sağcının solcuya, ülkücünün komüniste, Türk'ün de Kürt'e ihtiyacı var...
M.G.: Size bir şey söyleyeyim; bana verilen kanlar arasında, Kürt aşiretlerinin içinden kardeşim gibi sevdiğim arkadaşlarımın, dostlarımın kanları da vardı. Kan ırkçılığı olur mu? Benim kanım 0 Rh +. Onunki de
0 Rh +. Demek ki hepimiz Türk'üz.
Ağır ülkücü Mehmet Gül böyle bağlıyor işte iki 0 Rh + kanı birbirine: Demek ki hepimiz Türk'üz! Enfes.
Peki kan ırkçılığı olmaz mı gerçekten de? Organ bağışı seçiciliği? Teoride olmamalı tamam da, pratikte, içinizin bir yerinde, bilinçaltınızın en dibinde?
Eğer seçme hakkınız olsa, o biricik organınızın gideceği kişiyi... Aynı bonkörlükle, huzurla, hevesle mi verirdiniz onu bir Türk'e, Kürt'e, Roman'a... Bir AKP'liye, CHP'liye, MHP'liye?.. Tesettürlüye, döpiyesliye? Eşcinsele, transseksüele, geleneksel kadına, erkeğe?
Göbeğini kaşıyana, koyu laikçiye, İkinci Cumhuriyetçi'ye, fanatik Kemalist'e?
En basiti: Bayrak asmış mı olsun balkonuna, asmamış mı? Böbreğinizin, karaciğerinizin, en çok da kalbinizin belki, bu iki tipten aslında birinin daha çok 'hakkı' olduğunu, en içinizden, sinir olarak ve belki de utanarak geçirmez misiniz?