Piti piti karamela sepeti

Daha dün bir yerde Aslan burcu kadınının pek kararlı, hatta kararından dönmez olduğunu okudum. Yalan.

Daha dün bir yerde Aslan burcu kadınının pek kararlı, hatta kararından dönmez olduğunu okudum. Yalan. Gerçi benim yükselenim bir muamma. Zira öyle bir elleri ayakları birbirine dolanmış ki bütün ev halkının, bir de üstüne ağustos ortasında sel, fırtına, şimşek, yıldırım, hortum eklenince saat kaçta teşrif ettiğimi hatırlayan yok.
Ya feci dominant bir yükselen durumu var, ya Aslan'ın kararlılığı tamamen palavra. Çünkü birden fazla şık çoğu zaman karabasan anlamına geliyor benim için. Cacığı o kâseye mi koysam bu kâseye mi diye delirtebilirim mesela bazen insanı. İş böyle vatan/millet/sorumluluk/gelecek falan filan gibi daha ciddi mevzulara kayınca tabii iyice paçam tutuşuyor. Dönsek şöyle mis gibi Osmanlı'ya, sıra kimdeyse gelse bizi güzel güzel gütse diye düşündüğüm bile, yani ne yalan söyleyeyim, oluyor.
Bayılıyorum böyle kesin kararlı, bir partinin fanatiği, öbürünün düşmanı olan, halihazırdaki partiler arasında deriiiiin farklar gören insanlara. Mesela geçenlende Hadımköy'den arabayla şehre geleceğiz; önde de haftalık haber dergisinde çalışan bir muhabir ablamız.
Radyoda yakışıklı genç 'artiz'in mitinginden bir bölüm. Reklam yıldızı yine bizi IMF belasından kurtarmaya, okul sayısını 3 milyarla çarpmaya ant içiyor. Bunu bunu yapamazsam, bana da adam demeyin, diyor.
Sen ablam, bir sinirlen. Bir bağır çağır arabanın içinde, vay sen de adam mısın zaten, diye. Bir ciddiye al. Sanki aylardır Neptün'de esir kalmış ve bu Ali Taran mucizesinden bihabermiş gibi bir heyecanlan! Valla 'artiz' mi daha gülünçtü, muhabir abla mı, bilemedim.
Sonra vıdıvıdılanacak yüzümüz olsun diye, gidip vereceğiz oyumuzu. Bilinçli vatandaşçılık oynayacağız. Ama böyle 'Benim oyum bunadır arkadaş,
bu da bu kadardır' diyecek bir kararlılıkla yıkanmış durumda mı bünyemiz; hayır.
Ortaokulda matematik testi çözer gibi bir halim var benim şahsen. Hımmm, bu kadar büyük çıkmaması lazım. Bu da pek küçükmüş. Bu küsurlu, güzel
değil. Bu c şıkkı, önceki ikisi de c'ydi, peş peşe üç c yoktur herhalde. Tek sayılar bana uğursuz gelir. Piti piti karamela sepeti.
Günün mevzuuna bağlarsak... İshal olan adamdan fayda gelmez. Bunun karısı fazla güzel. Bununki fazla çirkin. Escada tayyörlerden nefret ederim... şeklinde ilerliyoruz.
Valla bu saatten sonra ne denir? Vatana millete hayırlı olsun.
Maksim ve kereviz
Maksim Laila ihtişamlı bir biçimde açıldı; gazetelerden gördüğüm kadarıyla. Beğenen de var, burun kıvıran da. En şahane lafı ise Gönül Yazar etmiş: Caddebostan Maksim gibi kereviz aldığımız bir yere dönüşmediği için mutluyum!
Hiçbir gazino hatıram olmamasına rağmen, şu anda Migros olan o denize sıfır Caddebostan Maksim, benim bile içimde ukdedir. Böyle yalı marketler de, bilmiyorum ne gerektir?
Lorant'a fatura ediyorum
Kimsenin ekmeğiyle oynamak istemem ama artık o bizim ekmeğimizle oynuyor. Daha spesifik konuşursak makarnamızla. Suyumuzla. Karnabaharımızla. Teflon tenceremizle. Saadetimizle...
Birkaç günlük gecikmeyle Fener -Panathinaikos maçının bizim evdeki hasar raporunu bildirmek ve Lorant'a fatura etmek isterim:

  • 1 şişe Gentleman Jack (Jack Daniel's'cıların iki kere damıttıkları leziz bir Tennessee sıvısı/dikmek suretiyle)
  • 1 adet Hayatsa Doğal Kaynak Suyu (8 litrelik pet şişe/tekmeyelerek halıya boşaltarak)
  • 1 tencere makarna (Hem de kişnişsiz ve gayet de iyi tutmuştu kıvamı/bir kısmını dökmek ve o sinirle kalanını da dökmek suretiyle)
  • 1 teflon tencere (Makarna gidince iyice sinirlenip evyeye vurmak, evyeyi Lorant'ın kafası sanıp kırana kadar vurmak, vurmak, vurmak yoluyla)
  • 1 küçük Borcam (Bela asla tek başına gelmez kuralına dayanarak/o hışımla fırın kapağına çarparak)
  • Haşlanmış karnabahar (Borcam'ın içinde olması itibarıyla)
  • İki adet erkek ayağı (Masayı yine Lorant farz edip iki saat tekmelemek yoluyla)
  • Bir adet kadın kalbi (Artık bunu da açıklamayalım; kırıldı işte)
    Hasar raporu gerçektir. Lorant bu maçta sadece Fener'e değil, bizim eve de ciddi zarar vermiştir. Bir an önce memleket hasretine son vermesi için duacıyım; bu zarar ziyanı ne bütçem kaldırır ne yüreğim.