Sezen bayramı

Zafer Bayramı, biraz da yazın en yayıldığımız dönemine denk geldiği için, o kadar da 'mühim bayram' muamelesi görmez. Okullar tatil olmaz, zaten tatildir. Ama tatil dediğin de topu topu tek gündür.

Zafer Bayramı, biraz da yazın en yayıldığımız dönemine denk geldiği için, o kadar da 'mühim bayram' muamelesi görmez. Okullar tatil olmaz, zaten tatildir. Ama tatil dediğin de topu topu tek gündür. O yüzden böyle 'Hafta sonu da var, perşembeyi de kırarız, pazartesi de otobüsü kaçırırız, salı da midemizi bozduk mu, onu da bir önceki haftaya trenledik mi al sana kafadan 2 hafta ense' coşkusuna yol açmaz. Şimdi ayıp olacak ama ne tür etkinlikler yapılıyor, onu bile unutmuşum. Fakat arkadaşlar, bu seneki bayrama denk gelen bir bayramımsı daha var kiiiii, ben şahsen eminin normal zafer şenliklerinden çok daha şenlikli olacağına.
Bu akşam Efes Antik Tiyatro'da hakikaten acayip bir tören var. Şimdi aslında 'Bu bir nedir?' dediğinizde verilecek cevap, bunun bir konser olduğu yönünde. Lakin buna konser dersek, mesela yaz boyu şahit olduğumuz çoğu konsere de ancak 'kon' demek mümkün. Demek istediğim, bu bir konser ötesi.
Sezen Aksu, Efes Antik Tiyatro'da, muhtemelen izleyen herkesin tüylerini ürpertecek bir iş yapacak. 160 kişilik bir orkestra ve koro eşliğinde şarkı söyleyecek.
Bu 'konser ötesi'nde, benim içimi tek başınayken de kâfi derecede ürperten Aksu'ya ayrıca Ermeni, Musevi, Rum ve Ortodoks koroları artı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Çocuk Korosu eşlik edecek.
Demek istediğim insan ruhunun kaldırabileceği en yoğun 'etkinlik'lerden biri olacak. Damardan.
İşte 'o' fotoğraflar
Çoğunu bir yerlerden hatırlıyorsunuz. İnsanın bir kere görünce bir daha kolay unutamayacağı fotoğraflar. İçinizi eziyor. Kalbinizi sıkıyor. Midenizi acıtıyor. Ruhunuzu ekşitiyor.
Yarından itibaren hepsi bir arada, Bilgi Atölye 111'de. 'Dünya Fotoğraf Muhabirleri Sergisi'nde.
'Yukarıda bütün olumsuzlukları saymışsın, gidip de kendimizi hasta mı edelim' diyeceksiniz. Gidiniz ve halinize şükrediniz. Fotoğraflardaki siyah-beyaz çarpıcılığına, kontrastların büyüsüne de kapılınız ayrıca.
İlhan kaç para eder?
Okumuşsunuzdur, Turkcell reklamındaki 'özgür kız' Nil'in kavalyesi olması için bu sefer de İlhan Mansız'a teklif götürülmüş. Ve 500 bin dolar önerilmiş. Lakiiiiin artık poposu göğe vuran İlhan (halk arasında popoya başka bir isim verdiğimiz de oluyor haliyle), Tarkan'a verilen 1 milyon doları talep etmiş.
Önce sinirlendim. İlhan'ın saçı öyle olmasa, bu kadar da star olur mu, dedim. Ama sonra baktım, öbürünün de kaşı gözü öyle olmasa, o kadar canlar yakmayacak.
Bilemedim, size sorayım dedim. Yani günün sorusu şudur: Tarkan 1 milyon dolar ederse, İlhan kaç para eder?
Alır mısın, verir misin?
Günün bir sorusu daha olacak, müsaadenizle:
Ali Türk'ün yerinde olsanız ne yapardınız?
Açıyorum: Ali Türk, Atatürk Havalimanı'nda 230 milyon lira maaşla çalışan temizlik işçisi. Geçim sıkıntısı nedeniyle evlenemiyor. Sonra bir gün, içinde 6 bin 800 dolar+600 milyon lira olan bir çanta buluyor. Ve durumu müdürüne bildiriyor.
Sahi, siz olsaydınız ne yapardınız?
Ali Türk'e buradan kocaman bir öpücük yolluyorum. Karnını doyurmaz ama en azından sevildiğini bilsin.