Taraf

Doğum günlerini, özel günleri sevmem de, aklımda da tutamam. En yakınımdakilerinkini bile.</br>Kendiminkilerin karmaşasından belki.

Doğum günlerini, özel günleri sevmem de, aklımda da tutamam. En yakınımdakilerinkini bile.
Kendiminkilerin karmaşasından belki.
Zira doğum günlerim dört tane:
1. Orijinali.
2. Kimliğimde 30 yıl boyunca yazanı.
3. İzdivaç icabı değişirken yanlışlıkla yazılanı.
4. DMC web'de kayıtlı olanı.
Bunların dördü de birbirini tutmuyor.
Tebrik edenin kimliğini, yakınlık derecesini, tercih ettiği tarihten anlamak mümkün:
Orijinalini seçtiyse anla ki ya aileden ya da yakın ahbap; en iç çember. Kimlikte 30 yıl boyunca yazanı bilenlerle de belli ki hayatın ilk 30 yılından hukukumuz var; bu iki küme birbirine geçişli. Üç numarayı seçenler beni halihazırda kullanılan kimlik bilgileriyle değerlendirenler. Aramızda resmiyet hâkim, büyük ihtimal elindeki formdan hareketle arıyor: Bankacı, kredi kartçı, müşteri temsilcisi, mağaza yetkilisi... Dört numaraysa işyerinden arkadaşlar, tanışlar.
Evlilik yıldönümü şimdilik tek, ama orada da nasıl bir psikoloji yatıyorsa, hep lapsusların oyununa geliyorum. O yüzden hep önce bir duraklayıp, düşünüp, dilimin ucuna önce gelen 8'i yutup nihayet 15'i buluyorum.
Ama o gün yani 15 Kasım'da doğmuş iki kişi var ki, nedense kazınmış zihnime:
1. Metin Soysal. 2. Sinan Özkılıç.
Sinan Özkılıç, hastaneden "Kızım sana evlilik yıldönümü hediyesi doğurdum" diye arayan Nora'nın oğlu.
Metin Soysal, başlık mütehassısı eski müdürüm. Radikal'e geldiğimde adını sayıklayıp ağladığım!..
Biz çünkü yazardık yazıları, yollardık Metin'e. O, eksiği gediği varsa gören adamdı. Bir tashihi 10 metreden seçen adamdı. 'Tamam' diyen adamdı.
Hepimizin vardır şu hayatta iyi, komik, zeki başlıkları. Uğur'unkiler (Vardan) de güzeldir mesela, ama neticede aynı tip kelime oyunudur, göndermedir. Ben bu kadar geniş çeşitlilikte en birinci sınıf başlığı bir tek Metin Soysal'da gördüm.
Tek geçerim, mükemmeldir.
Evvelki hafta Şirin Sever'e verdiği röportajda Ahmet Altan, Taraf gazetesini anlatırken "Aslında bunun taliplisi ben değildim, Başar Arslan çok istiyordu" demişti. "Sürekli 'Şöyle çok dürüst, çok prestijli bir gazete yapsak,' diyordu. Bir şekilde bu gazeteyi ona 40. yaş hediyesi gibi yapacağız, yani 40 yaşına gelince bir gazetesi olacak!" (4 Kasım, Sabah Pazar) Alkım'ın patronlarından Başar Aslan'a 40. yaş hediyesi Taraf, Aslan'ın doğum gününü bilmiyorum ama, tam da gazetenin yayın yönetmeni yardımcılarından Metin Soysal'a unutamayacağı bir doğum günü hediyesi olacak. Taraf, iki güne, 15 Kasım'a bayilerde.
İnşallah çok uzun ömürlü olur.
Bayramda akraba ziyaretine gitmişiz gibi bir nüfusları var; herkes eş, dost, tanıdık. Oylum Özdemir epeydir sayfiyedeydi, aynı şeyleri beğenir, aynı şeylere ifrit oluruz onunla, sıkı bir 'comeback' yapacağı kesin. Yasemin Çongar'a hayranlığım televizyonda gördükçe artıyor; nasıl net, seri, alanına hâkim bir konuşma. Alev Er o gazetecilik enerjisiyle, insanı kendine bağlayan zekâsı, vicdanı, icabında bağırtısıyla da bana çok iyi gelir, yine son derece high'dı. Ahmet Altan hakkında konuşup da boş yere yuvamı dağıtmayayım.
Nasıl güzel yerleri, nasıl güzel! Kadıköy Çarşısı'nın göbeğinde. Çiya, Yanyalı Fehmi, Gözde Şarküteri, hepsi iki adım. 'Bak yazmayacaksın' diye yemin ettirip götürdüler, sokağın içinde sadece dört masalık, caz çalan, keşfi heyecan veren cinsten çok kişisel bir lokanta. F'yle başlıyor, beş harfli. Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü demek. Kolay gelsin.