Tarla çileği, parti peruğu

Pazartesi günleri Selami-çeşme'de pazar kuruluyor. Kadıköy'ün İstanbul dışından bile müdavimleri olan meşhur Salı Pazarı kadar...

Pazartesi günleri Selami-çeşme'de pazar kuruluyor. Kadıköy'ün İstanbul dışından bile müdavimleri olan meşhur Salı Pazarı kadar büyük değil. Daha ziyade taze sebze, meyve için ziyaret edilen bir yer. Fakat ponponlu g-string tipi maceralara da açık.
Günlerdir başımızda bir Montignac belası var biliyorsunuz. O yüzden de maydanoz sapında kaymaklı ekmek kadayıfı edası bulur vaziyetteyiz. Murat Belge'nin 'Tarih Boyunca Yemek Kültürü' kitabında dediği gibi salatasız yemek saçkırana maruz kalmış şinşilla gibi bir şeydir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla da haftalık ot tüketimi artık tonlarla ifade edilir durumda.
Göbek, kıvırcık ve arkadaşları gibi elzem ihtiyaçların temini için evvelki pazartesi ufak bir pazar kurcalama operasyonuna giriştik. Hava güzel, pazar şenlikli, her türlü yeşillik gayet tazeydi. Marketlerdeki elma boyu çileklerin yanında burada küçük,
kokulu tarla çileği vardı. Olağanüstü lezzette bir peynir bulduk; Gönen'in
isli peyniri. Ki 'Kırmızı şarabın ilacı' diye tarif etti pazarcı. Teflona üç-beş damla zeytinyağı koyuyor, peyniri de bir-iki santimlik dilimlere kesip kızartıyorsun. Acayip bir şey.
Sonra puro standı! Tütün alternatifleri. Borkum Riff ve Captain Black'in envai çeşidi. Yahu pazarlar da ne biçim olmuş derken... Yine kendimizi bir bienal ortamında
bulmuş gibi olduk. Sarı, siyah, kızıl, röfle,
balyaj... Bukle, lüle, pırasa, Eurovision'lu Cici Kız biçimi bülbül yuvası... Pazarın ortasında kocaman bir peruk ve postiş standı.
Beyoğlu'ndaki Şevket Perukları'nın sayfiyesi gibiydi. O kadar çok çeşit. Fakat maalesef havalı sayfiye tarifesi. Postişler 35 milyondan başlıyor; peruklar 75 milyon civarı. Yani tarla çilekleri ve isli peynirle
avunmalı. Ama yakında pazarlarda drag queen'ler sahne almaya başlarsa da şaşmamalı.
Hangi şaraba hangi peynir?
Sarafin'in 1998 rekoltesi fıçı görmüş Chardonnay'i bu aralar pek moda olan Kars gravyeri, Erzincan deri tulumu ve Hellim ile iyi gidiyor. Mihalıç peynirine ise Sarafin'in
1999 rekoltesi Merlot'su uyuyor. Kavaklıdere'nin Porto'ları çağrıştıran kırmızı tatlı şarabı, koyun sütünden Ezine beyaz- peyniri ve kargı tulumuyla iyi çiftleşiyor. Pamukkale'nin 2000 rekoltesi Şiraz'ı yanına Kars kaşarı istiyor.
Bunları ben uydurmuyorum. Gusto'nun eski sayılarından birinde yazıyor. Acaba benim canım isli peynirim, nasıl bir şarap eşliğinde tüketilmek istiyor?
Geçen pazartesi bir içki kültürü/damak zevki dergisi olan Gusto'nun birinci yaş günü kutlaması vardı. Üreticiler, senelerdir sakladıkları bazı şaraplarını ortaya çıkarmışlar bu küçük parti için. 30 küsur yıllık nadide ürünler tattık. Bir 87 rekoltesi kırmızı Turasan vardı ki... Sanıyorum peynirim onunla flörte hayır demeyecektir.