'Üç gömleğin birini atacaksın'

Evvelki gün, gelen yılbaşı hediyeleri içinden en sevdiklerimin listesini çıkartmıştım. Şimdi detaya giriyorum...

Evvelki gün, gelen yılbaşı hediyeleri içinden en sevdiklerimin listesini çıkartmıştım. Şimdi detaya giriyorum:
'Beyoğlu, Ben' kitabını hazırlayan ekip bu sefer de 'Derin Bodrum/ Bodrum Deep' isimli bir çalışmaya imza atmış. The Marmara'nın önayak olduğu bu kitapları, çikolatalarından bile daha çok seviyorum; bunu da ifade edeyim.
Fotoğraflar yine Sıtkı Kösemen'e ait. Editör Bülent Korman. Grafik tasarım Hakkı Mısırlıoğlu'na ait. Röportajların koordinasyonunu ise Zeynep Tunuslu üstlenmiş.
Çok güzel fotoğraflar ve ufacık, minicik konuşmalar var kitapta. Kahramanların hiçbirinin ismi yazılı değil. Onun yerine 'garson kız', 'otelcinin oğlu', 'İngiliz gelin', 'balıkçı' gibi notlar görüyorsunuz.
Kimi çok ünlü (Ahmet Ertegün, İlhan Berk...), kimi yarı ünlü (sandaletçi Ali Güven), kimi de oranın yerlisi; belki tesadüfen yollarınız kesişti bir Bodrum tatilinde, belki haberiniz bile yok varlığından.
Ama hepsi de özenle seçilmiş, bir manası olan tipler. Bodrumlular.

  • Lokantacı eşi/Torba
    - Ali Gonca lokantası ile ilişkiniz ne?
    - '88'de eşim bir kişinin marangozluğunu yapıyordu, daha önce marangoz idi, onun parasını veremiyor, bir yerim var sen burayı işlet diyor. Öyle başlıyor.
    - Gelin olunca siz de mutfakta çalıştınız mı?
    - Tabii, çok çalıştım.
    - Şimdi?
    - Artık sadece hesap işlerine bakıyorum, gelen müşterilerle ilgileniyorum. Zaten bir adamın üç gömleği varsa birini yırtıp atacaksın.
    - O ne demek?
    - İki yakası bir araya gelmesin demek.
    Yılbaşı saçı
    Kuaförler uçmuş durumda. Yılbaşı gecesi için 'düdüklü tencere dolusu pamuk helva/bir kafa en fazla kaç kilo taşır/mısır püskülü, havuç, kestane ve zeytinli potpuri' tipi, insanda yeni yılı başını örterek karşılamaya iten modeller yaratmaya doymuyorlar.
    Dünkü Hürriyet'in ilk sayfasında yer alan 'ideal saç' beni kilitledi mesela. 'Ünlülerin kuaförü Kırıktarak Ali, yılbaşı gecesi için
    ideal bir saç modelini Ebru Destan üzerinde gösterdi' diyor resimaltında.
    Görüyorsunuz; kızcağızın kafasında boy boy yaprak sarmalar, yetmezmiş gibi tepede bir de kontrast tonda lahana sarmalar.
    Bu mudur yani bu gece için tercih etmemiz gereken model? Daha 'ideal'i yok mudur? Şöyle yıkasak, her zamanki gibi toparlasak kendimiz, yeterince
    'ideal' olmaz mı?
    Hepinize bu saç baş, giyim kuşam ve ille de eğlence teröründen uzak bir yılbaşı gecesi, sonra da unutamayacağınız lezzette bir yeni
    yıl diliyorum. Seneye bu zaman 'Ne seneydi, helal olsun' dedirtecek, hayatta en çok istediğiniz neyse, onu verecek...
    İyi yıllar.