Üç tadına doyulmaz Bülent Ersoy lokması

Sesimi, en azından bizim burada duyurabildim. Radikal Cumartesi'nin yarınki sayısında hiç değilse ilk açlığımızı bastıracak üç iştah açıcı Bülent Ersoy lokması var.

Sesimi, en azından bizim burada duyurabildim. Radikal Cumartesi'nin yarınki sayısında hiç değilse ilk açlığımızı bastıracak üç iştah açıcı Bülent Ersoy lokması var.
Önce Küçük İskender'den, günlerdir içimizi kıpraştıran siparişi aldık:
"Bu halk içinden düşünse de neden çıkıp Bülent Ersoy'a şunu diyemiyor? 'Sen eskiden erkektin, sana oğul yok bizim aileden, git başkasıyla evlen.' Çünkü tutucu olduğunu kabullenecek, meydanlarda lafını esirgemeyecek kadar dürüst değil. Asıl nokta budur. Her iki taraf da bunun 'fark'ında. Bülent Ersoy'un marka isminden, maddi varlığından, yaşam genişliğinden faydalanmaya herkes var; Bülent Ersoy'un bir insan olarak arzularını, beklentilerini, düşlerini gerçekleştirmesi esnasında ise kimse yok. 'Adil düzen' ile 'adi düzen' arasındaki ayrım bu kaypaklıktan moral bulur."
Küçük İskender'in dokunaklı lezzeti, açlığımızı bastıracağına bizi arsızlaştırdı; şöyle 'Tuti-i Mucize'den 'Ablan Kurban Olsun'a gelene kadarki tüm o notaların ortaya dökülmesi fena mı olurdu? Pınar, obsesif sondaj özelliğini, insanın gıpta tellerini titretecek lügat zenginliğiyle bir araya getirdi.
Arşiv tararken, zaten bildiğimiz bir şey iyice katileşti: Sezyum'un, içinden Bülent Ersoy geçmeyen yazısı yoktu. E, daha uzunca bir biçimde ele alma vakti, şimdi değilse ne zamandı?
Fazla mı kaptırdım, bilmiyorum, sanmıyorum. Şu netlikte konuşuyorum: Diline/gözüne bayıldığımız bir isimden gelecek çok daha kapsamlı bir Bülent Ersoy eserine kadar, şimdiye kadar çıkmış en tatmin edici çerezler yarınki Radikal Cumartesi'de.
Tayyip Erdoğan mı, Mustafa Kemal mi?
Yine Radikal Cumartesi'de ilginç bir araştırmanın sonuçları var bu hafta. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde yapılan 'İstanbul Gençliği/Gençlik Değerleri Araştırması' kitaplaştı. Çarpıcı gariplikler ihtiva ediyor, haberi mundar etmemek için burada kesiyorum.
Panik atak kafa derisi yüzdürür mü?
Sabah'ın birinci sayfasının altında, tek cümle: "Öğretmen Meltem Denizci, eve erken gelince yatakta bir kadının, kocasının pijamasıyla yattığını gördü, kafa derisini yüzdü."
Haberin ayrıntıları şöyle: "Başkentte, 15 günlük evli öğretmen Meltem Denizci, dersi olmadığı için eve erken dönünce, yatak odasında eşinin pijamalarıyla uyuyan bir kadın buldu. Mutfaktan ekmek bıçağını alan Denizci, uyuyan Aşure Arlıer'i çeşitli yerlerinden bıçakladı ve kafa derisinin bir bölümünü yüzdü."
Kafa derisini yüzme eyleminden nasıl da normallikle bahsediliyor. Mesela tokat atsan elin acır, tırmalasan tırnağının kırılma ihtimali var, halbuki kafa derisi yüzmek öyle mi ya? Kolaycacık yaparsın. Daha önce denemediysen de korkma, bir şey yok, herkes başarabilir.
Yöntemin sıradanlaştırılması yanında mesleğin öğretmenlik olmasıymış, bu noktaya 15 günlük evlilikte gelinmesiymiş filan, bunlar tali kalıyor.
Bir de işin mazeret kısmı var: "Gözaltına alınan Meltem Denizci'nin 'Ne yaptığımı hatırlamıyorum. Benim zaten panik atak hastalığım var' dediği öğrenildi."
Panik atak ne zamandan beri kafa derisi yüzdürüyor?
Lavaşlar seni yazar
'İ kinci Aliye vakası' diye sunulmakta ama bu defa olay yeri Boğaz'daki çay bahçesi değil, kebapçıdaki yemek masası. 'Binbir Gece'nin yönetmeni Kudret Sabancı'yla başrol oyuncusu Bergüzar Korel arasında tomurcuklanma iddiası. Masanın başında da bir sepet içinde, kocaman bir lavaş ekmeği, üzerindeki harfler gayet okunaklı: BELGÜZAR KORAL. Hangisi daha dokunaklı? İlginin ifadesi olarak adınızın bir lavaşa yazılması mı? Adınızın bir lavaşa yanlış yazılması mı?
Özel bir cevap
Okur, şahane bir canlı türü. Bazen yazıları hangi gözüyle okuduğunu anlamak mümkün olmuyor.
Mesela E.K. soruyor: "Merhaba Nur Hanım, yazılarınızı mümkün olduğu kadar takip etmeye çalışıyorum. Bugünkü yazınızı okudum da, Emre Aköz hakkında, bir dönem sizi işe alması için sevgili olduğunuzu yazmışsınız. Çok şaşırdım, gerçekten böyle bir şey var mı? Sadece merak ediyorum, ilişkiniz ne, ne kadar sürdü ve ne boyuttaydı? Sorular biraz özel gibi ama cevaplayacağınızı umarım."
Sevgili E.K., bütün cevaplar yazıda zaten vardı, herhalde gözünüzden kaçmış. Sıralama sizin dediğiniz gibi olmadı, aramızda hâlâ süren çok boyutlu ve 'resmi' bir ilişki var, memnunum kendisinden! Arada ufak tefek arızalar çıkmıyor değil ama en azından henüz kafa derisi yüzme noktasına gelmedim.