ABD, AKP ve darbe

Ne acı, askeri müdahaleye karşı çıkarken bile, (hadi AB neyse) 'ABD de karşı' bilgisini, hatta vurgusunu öne çıkarma ihtiyacı duyuyoruz. Darbeye, müdahaleye her zaman karşı durmuş olanları...

Ne acı, askeri müdahaleye karşı çıkarken bile, (hadi AB neyse) 'ABD de karşı' bilgisini, hatta vurgusunu öne çıkarma ihtiyacı duyuyoruz. Darbeye, müdahaleye her zaman karşı durmuş olanları tenzih ederim, genel havadan bahsediyorum. Ve bu havayı son derece kaygı verici buluyorum. Türkiye'nin ABD'ye bu kadar bağımlı olması açısından da değil, o bir vaka. Şu anda daha kötüsü, bu havanın, anti-demokratik eğilimleri kışkırtma açısından endişe duyuyorum.
Ne dediğimi açıklayayım, zira en okumuşların bile okuduklarını, hisleri, önyargıları dolayısıyla anlamamakta ısrar ettiği bir ülkede yaşıyoruz.
Şunu söylüyorum; zaten özellikle Irak işgali sonrası ABD'ye karşı yükselen bir kuşku ve hatta kuşku ötesi antipati havası var. Diğer taraftan zaten, AKP iktidarının 'ABD'nin maşası' olduğu gibi kestirmeci bir muhalefet söylemi söz konusu. Bu koşullar altında, üstelik, ABD politikalarının sözcüsü kalemlerin ve bu arada muhafazakâr basının, 'ABD darbeye karşı' tezinin altını çizmesi, bu havayı kışkırtmaktan, darbeci zihniyeti güçlendirmekten başka işe yaramıyacak, dahası AKP'ye büyük zarar verecek.
Allah aşkına, kim inanır ABD'nin demokrasiden yana olduğu için, Türkiye'de darbeye karşı çıktığına? Irak'a demokrasi getireceğiz diye işgal eden ABD, Türkiye'de geçmişte işine gelen darbeyi destekleyen ABD'nin, demokrasi hassasiyetinden bahsetmek olsa olsa, anti-demokratik zihniyeti, atmosferi pekiştirir. Benim kaygım bu.
Milliyet yazarı Yasemin Çongar'ın, dün Neşe Düzel ile yaptığı röportaj, bu konuda çok iyi bir örnek teşkil ediyor. Çongar, ABD, 'AKP hükümetini Batı'ya en yakın, çalışmaya en müsait hükümet ve parti olarak görüyor' ... 'Bu hükümet IMF'yle tam da Amerika'nın istediği biçimde hiç aksatmadan çalıştı' diyor. AKP ile ABD arasındaki ilişkiye olumsuz açıdan vurgu yapanlar da tam bunu söylüyor. Bu bağın altını çizmek, bu ülkede, demokrasi yanlılarını güçlendirmez, tam tersine zayıflatır. Bu yaklaşım,
bu vurgu, 'ABD destekliyor, ABD rahat çalışacak hükümet arıyor', diye demokrasi istemiyoruz, istememeliyiz, biz kendimiz için demokrasi
istiyoruz' diye düşünenlerin elini zayıflatıyor.
Nitekim, Çongar, yine aynı röportajda, orduda 'Rusya'nın etki alanına girmiş askerler var' görüşünü ileri sürmüş. Demek ki, sorun, demokrasi falan değil, ordunun ABD yörüngesinden sapma kuşkusu ve sorunu imiş. Ben ABD'nin ne Türkiye'de, ne bölgede, ne dünyada demokratik rejimleri desteklediğine bir saniye bile inanan birisi değilim, bu ayrı bir konu. Ancak, ABD ve hatta AB ve AKP arasında veya Türkiye'de olan bitene ilişkin olarak, kestirmeci, aşırı tepkisel denklemler kurulmasının, nihayetinde demokrasi fikrini, ortamını aşındırdığını düşünen birisiyim. Kaygım bu.
Bu nedenle diyorum ki, askeri vesayet, müdahale, demokrasi konularını tartıştığımız, üstelik, yeni bir askeri bildiriyle, işlerin yine bu kadar sarpa sardığı bugünlerde, ABD gölgesiyle fikrimiz bulanmasın. Aklı demokrasiye yatanlar, ABD'nin istediği yerde hizalanma tereddütü duymasın,
bu tereddüte mahal verecek bir hava doğmasın.
Siyasi değerlendirme yaparken, olaylara dış dünyadan nasıl bakıldığını, AB'nin, ABD'nin ne düşündüğünü tabii ki söz konusu edeceğiz. Bu konuda uzman olanların görüş ve izlenimleri tabii ki gündeme gelecek. Ama, ne olur, bunları, demokrasi hanesine 'destek' mahiyetinde sunmayalım,
bunlar olsa olsa bu haneye köstek olurlar.
ABD, bu ülkede olsa olsa çıkarlarını kolluyordur, böyle olması normaldir, AB konusunu başka bir yazıya bırakıyorum, çünkü bu daha karmaşık bir konu. Ama sonuçta, Türkiye'de demokrasi, bize lazım, gölge etmesinler başka ihsan istemez.