Dünden bugüne imam hatipliler

Hayatım boyunca, siyasi değişimlerin aslında 'seçkinlerin yer değiştirmesi' olduğunu iddia eden 'kötümser' teorilerin beni ikna etmesine karşı hep direndim.

Hayatım boyunca, siyasi değişimlerin aslında ‘seçkinlerin yer değiştirmesi’ olduğunu iddia eden ‘kötümser’ teorilerin beni ikna etmesine karşı hep direndim. Aksilik, bugünlerde İslam burjuvazisi mevzusu ve ardından imam hatiplilerin katsayı meselesi bana hep bu teoriyi hatırlatıyor.
ÖSY sınavlarında, imam hatip liseleri de dahil olmak üzere meslek liseleri ile diğerleri arasındaki farkın giderilmesi tartışması, diğer bir çok konuda olduğu gibi hiç bir zaman sadece ‘eğitim/öğretim’e ilişkin bir tartışma değildi.
Her iki taraf için de, mesele hep, ‘imam hatiplilerin önünün açılması’ meselesi idi. Birileri bunu ‘muzır’, diğerleri ‘hayırlı’ bir iş olarak görüyordu.
Muzır olarak görenlerin gerekçeleri malum;
onu geçelim. Dahası, bu imam hatip meselesi, laik kesimin düz söylemi çerçevesinde anlaşılır bir mesele değildir. Bakın, bu hisseli harikalar diyarında, bugün gelinen noktada, İmam hatiplilerin iktidarına karşı, İmam Hatip Lisesi kurma rekor denemesi yapan siyasetçi ve siyasetleri baş tacı ediliyor. Bunu nasıl izah edeceksiniz? Oysa, düz bir bakışın ötesinde, konunun değişik boyutlarına kafa yorarsak, bugünkü iktidar tablosu da dahil olmak
üzere birçok şeyi daha iyi anlarız.
Bir zamanlar, bugün, ‘hortlatsak da memleketi kurtarsa’ diye çaba gösterilen merkez sağda siyaset yapanlar, oy karşılığı, fukaraya verilebilecek en iyi teselli olarak habire İmam Hatip Lisesi kurarlardı. Fazladan, bu liselere gidecek çocuğun ‘komünizm gibi tehlikelere’ bulaşma riski de bertaraf edilirdi. Camianın ağır abileri, bu liselere giden çocuklara burs falan verir, ama nedense kendi çocuklarını yabancı kolejlere, özel okullara gönderirdi. Bu durumu sorgulamak kimsenin aklına gelmediği gibi, bu şahıslara büyük önem atfedilir, kendilereine minnettar kalınırdı. 
Vatandaşın, isterse çocuğuna din eğitimi aldırabilmesi imkânı tartışılıp, bunun siyasetini üretmek yerine meslek lisesi adı altında hem bu sorunu, fazla kavga etmeden halledip, hem daha birçok fayda temin etmek gibi bir ‘çözüm’ olan İmam Hatip Lisesi ikiyüzlülüğünü bügüne kadar kimse hakkıyla mesele etmedi. Laik kesimin, zaten hiç bir zaman,
bu meseleyi hakkıyla kavramak ve öyle itiraz etmek gibi bir kaygısı olmadı. Onlar için, içinde din, imam, hatip geçen her şey, baskı ile yok etmek, sesini boğmaktan ibaret bir sorundu, hâlâ öyle.
Bugünlere böyle geldik. Kimse fazla üzülmesin, daha fazla gidilecek yol yok. Artık kimse çocuğunu, ‘mümkünse’ imam hatipe falan göndermek istemiyor, daha da istemiyecek. Seçkinlerin dolaşımı kanunu işledi, imam hatip kurarak iktidar olanların yerini, imam hatipten yetişip iktidar olanlar aldı.
Sonuçta, bugünkü Türkiye tablosunda, üniversiteye giriş sınavlarında, katsayı uygulamasının kalkması ile ‘İmam Hatip Liseleri’nin önünün açılması’ artık ne ifade ediyor bilemiyorum. Eskiden imam hatipli olmak, sadece sınavda değil, insanın ömrü boyunca ayağına takılan bir prangaydı. Şimdiki iktidarda, imam hatipli olmak ikbal kapısı oldu. Ama sakın bu sizi yanıltmasın, yeni seçkinler çocukları için başka hayalleri var. Bu hayallerin başında yurtdışı eğitim geliyor. İmam hatip liselerinin önünün açılması bir gelecek tasavvuru içermiyor. Bu kanun, korkulduğu gibi, geleceğe bir yatırım değil, geçmişe bir vefa borcu o kadar. Ve belki, muhafazakâr kesimden herkes yurtdışında okuyamıyacağına göre, bir sus payı. 
Ama kimse unutmasın, birileri kendi çocukları için kurdukları hayali herkesin çocuğu için kurmamaya devam ettiği sürece seçkinlerin dolaşımı kanunu işleyecek. Dışarda bırakılanlar, kendilerine farklı gelecek kurmakta ısrar edenleri, er veya geç yerlerinden edecek. Ta ki, kendisi için istediğini herkesle paylaşmayı hedefleyen bir siyaset kurulana kadar. Evet, sadece bir hayal, ama bu hayale yaklaşmadığımız sürece seçkinlerin dolaşımı kanunu acımasızca işleyecek.
Pareto, ‘tarih bir aristokratlar çöplüğüdür’ demişti. ‘Aristokratlığa karşı’ değil, ‘aristokrat olmak için’ mücadele verenlerin hepsi, zamanı gelince, yenileri tarafından o çöplüğe atılacak.