Şam'dan sevgiler

Kadın, aile ve sosyal hizmetlerden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun Suriye ziyareti vesilesiyle yine Şam'dayız. Ben birçok kez ilan ettiğim gibi, Şam'ı ziyaret etmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum.

Kadın, aile ve sosyal hizmetlerden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun Suriye ziyareti vesilesiyle yine Şam'dayız. Ben birçok kez ilan ettiğim gibi, Şam'ı ziyaret etmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum. Son bir yıldır, Lübnan savaşı dolayısı ile rotamı Beyrut'a çevirmiş, Şam'ı ihmal etmiştim. Bu ihmali telafi etmek üzere, buraya gelince, Türkiye gündeminin dışına çıkmak, biraz oralardan söz etmek istiyorum.
Çubukçu'nun ziyareti, bakanlığının çalışma konusunda Suriye ile işbirliği alanlarının görüşülmesi idi. Ancak, biz bu arada, Şam'ın 2008 Arap Dünyası Kültür Başkenti olması çerçevesinde ortak kültür mirasımıza ilişkin neler yapabiliriz konusunu bolca konuştuk. Şam Büyükelçimiz Halit Çevik bu konuya çok önem verdiği için, bizim de bu konuda bolca bilgilenme fırsatımız oldu.
Şam, Osmanlı kültür mirasının önemli eserlerinin bulunduğu bölge şehirlerinden biri, bugün Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail ve Filistin'i kapsayan o zamanki Bilad-ı Şam vilayetinin merkezi olduğu için belki de en önemlisi. Suriye sadece tarihi ve mimari olarak değil, yaşayan kültür açısından da ortak kültür mirasının en canlı olduğu bölge ülkesi. Bu bakımdan, tüm ziyaret heyetimiz kültür şehri Şam projesine, mutlaka ortak bir çalışmayı katmamız gerektiği konusunda anlaşmaya vardı. Sayın Çevik'in rehberliğini de izleyerek, sivil kültür sanat çevrelerini de kapsayacak bir program yapmayı umuyoruz. Geçen yaz Doğu Konferansı ve Küresel BAK ile Suriye'ye yaptığımız bir ziyarete katılan Ertuğrul Günay'ın Kültür ve Turizm Bakanı olması, bu açıdan büyük bir şans. Konuya ilgi gösterip, destek vereceğinden hiç şüphem yok.
Kültür alanı dışında Şam'dan verilecek fazla haber yok, zira bildiğiniz gibi Suriye'de iç politika fazla hareketli değil. Suriye'nin gündemi daha ziyade Ortadoğu'nun genel tablosuna kilitlenmiş vaziyette. Özellikle de, Lübnan'daki politik gerilim burada doğal olarak kaygı ile izleniyor. Ben de şu anda Şam'da kaygılı bir bekleyiş içindeyim, ama benim şu andaki kaygım daha ziyade Şam'dan Beyrut'a geçiş yapma konusunda karşılaştığım zorlukla ilgili. Bölgedeki siyasi tablonun, araba yolu ile birbirlerine bir buçuk saat mesafeli şehirleri bu kadar ulaşılmaz kılması çok hüzünlü. Şam'dan Beyrut'a, Amman'a oradan Küdüs'e geçiş birkaç saatlik yollar olmasına rağmen, siyasi olarak aralarda aşılmaz uçurumlar, azalmak bir yana giderek derinleşiyor. Şam'ın tüm güzelliğine rağmen, buralara gelince, Ortadoğu'nun bugünkü tablosunu ve Suriye'nin yanı başındaki Irak'ta olanları daha derinden hissetmemek mümkün değil. Irak'tan kaçan bir buçuk milyon mülteciye ev sahipliği yapan Suriyeliler için, Irak konusu zaten kendi hayatlarının bir parçası olmuş vaziyette.