Birahane denince akla ne gelir?

Birahane ve braseri, birbirine zıt iki dünyadır sanki. Birinde bira 4 liradır, diğerinde 14.

Bira bizim memleketimizde avam bir dünyayı temsil eder. Biranın bolca tüketildiği mekanlara birahane deriz. İngilizce’de kullanılan ‘pub’ kelimesi, birahane veya bira içilen mekan demektir. ‘Pub’ kelimesi ‘public house’dan gelir ve Türkçe’si ‘halk evi’ demektir. İnsanlar ‘pub’larda iş çıkışında, akşamları, hafta sonları sosyalleşirler, bira içerler, bira çevresinde buluşur, yaşar ve tüketirler. Bizdeki birahanenin aksine hiç de avam mekanlar değildir ‘pub’lar.

* * *
Diğer taraftan yurdumuzda içki içilen, sosyal ve ‘trendy’ yerler bira satmaktan pek hoşlanmazlar. İsteyene kötü gözle bakarlar ve ‘Bir daha içme’ dercesine pahalıya satarlar birayı. Bu işletmelerden bazıları kapılarına ‘brasserie’ yani braseri diye yazarlar. Birahane ve braseri, birbirine zıt iki dünyadır sanki. İkisi yurdumuzda karşılaştırıldığında:
-Birinde pis, kalın camdan bardaklarda, diğerinde incecik kristal kadehlerde içki içilir.
-Birinde sadece erkekler durur, diğerinde beyler ve hanımlar beraberce sohbet ederler.
-Birinde masaların üstü boşken, diğerinde masalarda kolalı örtü ve peçeteler vardır.
-Birinde biradan başka içecek hiçbir şey yokken, diğerinde içki mönüsü dört sayfadır.
-Birinde yiyecek olarak sadece fındık-fıstık varken, diğerinde geniş bir yemek mönüsü bulunur.
-Birinde mönü bile yokken, diğerinde mönü kitapçık gibidir.
-Birinde televizyonda at yarışı gösterilir, diğerinde LCD ekranda son moda klipler.
-Birinde dükkan sahibi istediği müziği çalar, diğerinde DJ vardır.
-Birinde bira 4 liradır, diğerinde 14.
-Birinde içkinizi garson elinde sallaya sallaya getirir, diğerinde içkiniz tepside gelir.
-Birinde pislikten tuvalete gidemezsiniz, diğerinde girince çıkmak istemezsiniz.
-Birinde asosyal ve statik bir hayat, diğerinde feci sosyal ve hareketli bir ortam vardır.

* * *
İşin garip yanı Fransızca bir kelime olan ‘brasserie’, birahane veya bira üretim hanesi demektir. Biz birahane kelimesini Türkçe’de hafif aşağılayıcı bir tanım olarak kullanırken, el âlemin aynı anlamlı tanımını da yüceltici olarak kullanır olmuşuz.
Bira son 10 bin yıldır insanoğlunu beslemiş, doyurmuş, sosyalleştirmiş, eğlendirmiş bir içecek olarak Türkiye’de ona gösterilen yeri hak etmiyor. Birahanelerde bira makul fiyattan ancak, çevresinde herhangi bir çekici dünya yaratılmadan tüketilirken, braserilerde bira keyifli ortamlarda ancak tüketilemeyecek kadar pahalı fiyata satılmakta. Halbuki, birahaneler biranın çevresinde yiyecek, müzik ve konforla keyifli ve sosyal ortam yaratsalar, braseriler birayı artık anlayıp doğru fiyattan arz etseler, Türkiye’de ağır alkollü içeceklerin gündelik hayattaki tüketimi, hafif alkollere doğru kayacak belki.

.