Şampanya gibi köpüklü

Şampanya sadece Fransa'da üretilirken şampanya metodu ile köpüklü şarap her yerde üretilebilir.

Bir gün yok ki Türkiye’de yiyecek & içecek işinde yeni bir şeyler olmasın. Geçen hafta art arda primör şarapların ve Vinkara’nın köpüklü şarabının lansmanı ile bir çırpıda geçiverdi. Hangi birini anlatayım derken en etkilendiğim ve duygulandığım Vinkara’nın köpüklü şarabını seçtim. Neden mi? Türkiye’de iki ilki yaptıkları için. Nedir bu ilkler peki ? Türkiye’nin ilk, çok zahmetli olan şampanya metodu ile köpüklü şarabını yaptılar. İkinci olarak da kırmızı üzümlerden Kalecik Karası’ndan beyaz köpüklü şarap ürettiler. 

Bizde âdettendir: Köpüren her şeye şampanya deriz. Bir de Fransız Şampanyası lafı vardır ki zaten şampanya bir tek Fransa’da üretilebilir ama biz gene de bu detayı belirtiriz. Şampanya sadece Fransa’da üretilirken şampanya metodu ile köpüklü şarap her yerde üretilebilir. Bizde bugüne kadar maalesef üretilmemişti. Kaliteli köpüklü şaraplar şampanya metodu ile veya ‘methode champenoise’ ile üretilirler. Bu üretimi diğerlerinden ayıran en büyük fark ise şarabın şişelendiği şişe içinde köpüğünün nedeni olan karbondioksit gazını üretmesidir. Karbondioksitin şarapla tankta üretilip şişeye aktarılması daha ucuz bir alternatif üretim metodudur.

Şampanya metodu ile üretim köpüklü şaraba bütünlük sağlar. Köpükle şarap yan yana değil de bir bütün olarak dururlar. Bu teknik olarak zahmetli ve zor süreç aynı zamanda da çok maliyetlidir. Her şişe elle defalarca çevrilerek olgunlaştırılır. Bunu Fransa’da şampanya bölgesi dışında da yaparlar ve Cremant derler, İspanyollar da yapar ve Cava derler.

İşte Türkiye’de bunu ilk yapan Vinkara oldu ve adını da Yaşasın koydu. Yaşasın kendi şişesinde 12 ay boyunca mayalanıp ortaya lezzetli bir köpüklü şarap çıkartmış. Toplam 5000 şişe üretmiş. Bence birkaç aya bu şarap daha da harika olacaktır. Bu birincisi.

İkinci ilk ise bu beyaz köpüklü şarabın Kalecik Karası üzümlerinden yapılıyor olması. Bu seçimde de Vinkara şampanyadan ilham almış. Şampanya kırmızı üzümlerden Pinot Noir’dan ve beyazlardan Chardonnay’dan yapılır. Yaşasın için Pinot Noir’a çok benzetilen Kalecik Karası kullanılmış. İşin en keyifli tarafı da bu kırmızı üzümden beyaz şarap yapılıyor olması. Kırmızı üzüm şaraba boyut vermiş, gövde vermiş. Ben bir Ankaralı olarak gene Ankara kökenli olup Ankara’da üretim yapan Vinkara’nın Türk şarapçılığına bu güzel katkısı için teşekkür ederim. Ayrıca Türk şarapçılığının yaratıcılığı, bu toprakların gizli potansiyeli ortaya çıkıyor, ona seviniyorum.
Köpüklü şarap fiyatları Türkiye’de akıllara zarar. El âlemin lokantada, kafede şampanyaya istediği paraya biz Türkiye’de perakende pazarda mal bulamıyoruz. Bunun temel nedeni vergi. Umarım Yaşasın’ın fiyatı da vergilerden dolayı Türkiye’de içemediğimiz şampanyaya bizi yaklaştırır, yemekten önce bir kadeh köpüklü şarap içmeyi öğrenme şansını bize yaşatır.