Atatürk'ün 'Şeker' Macar Kızı

Atatürk'ün halen Budapeşte'de yaşayan bir Macar kızı ile diyaloğunu da yeni öğreniyoruz. Babası Türkiye'ye çalışmaya gelen Adana'da doğan Macar kızı Klara, Köşk'ün adeta maskotu olmuş. Atatürk, Klara'yı, 'Şekerim Parlak' diye severmiş.
Atatürk'ün 'Şeker' Macar Kızı

Kültür ve Turizim Bakanı Ömer Çelik, Atatürk ün Şekerim Parlak diye sevdiği Macar kızı Klara ile enstitü açılışında buluştu.

Macaristan’ın Türk tarihinde önemli yeri var. At nalları, kılıç şakırtılarının eksik olmadığı bir coğrafya burası. Sadece Tuna boyları, Estergon Kalesi üzerine yazılmış onlarca yazı, şiir, marş var. Bektaşi hoşgörüsünü Budin’e taşıyan ‘Gül Baba’nın türbesi burada. Malkoç Bey’in yaptırdığı cami 450 yıl sonra Avrupa’dan ödül alacak kadar güzel. Gezide yer alan Prof. Dr. İskender Pala’nın dediğine göre Malkoçoğullarının bir kısmı da burada yatıyormuş. Bakan Ömer Çelik’in kırmızı gül bıraktığı ve duaların edildiği ‘Galiçya Şehitliği’nde hüzünlenmemek mümkün değil. Mezartaşları çok şey anlatıyor. Kimliği belirsiz ‘Meçhul Asker’ burada. Anadolu’nun farklı coğrafyalarından gelmiş ‘Ahmet oğlu Mehmet’, ‘Hasan oğlu Ömer’ler var. Şaşırtıcı olan Galiçya cephesinde savaşan Ermeni, Rum, Yahudi ‘Mehmetçik’ler. ‘Mastis Oğlu Silvester’, ‘Cociç oğlu Yusuf’, ‘Haim Oğlu Yakob’ birlikte savaştığı Ahmet, Mehmet’le mezarlıkta yan yana yatıyor.

Atatürk, dünya tarihinin gördüğü en yakışıklı, bakımlı liderlerdendir. O’nu sevmeyenlere bile sorsanız bunu inkâr edemez. Savaş şartlarında bile giyimi-kuşamı, tarzıyla farkındalık oluşturduğunu rahatça söyleyebiliriz. Tarihsel süreçte oynadığı rol, birikimi, devrimleri bir kenara… O’nu ‘karizmatik’ yapan etkenlerden birisi de yakışıklılığı denebilir. Latife Hanım’la fırtınalı evliliğini, Fikriye ile dramatik aşkını biliyoruz. Paşa’nın cazibesinin çok can yaktığını söylemeye gerek bile yok. Böylesi bir ‘karizma’nın fark edilmemesi zaten düşünülemez. Sarı saçlı, mavi gözlü haliyle Atatürk’ün ünü misak-ı milli sınırlarını aşmıştı.

Bu kısa hatırlatma Macaristan’da boşuna aklımıza gelmedi. Nedenine gelince… Zsa Zsa Gabor, belki de en ünlü Macarlardan. Güzelliği dillere destandı. 17 yaşında Macaristan güzeli seçildikten sonra dünya yıldızı ve Hollywood’un iz bırakan isimlerinden oldu. Yakın dönemde yayımlanan anılarından öğrendik ki Atatürk’ün kalbini çaldığı isimlerdenmiş. Gabor, anılarında “İlk erkeğim Atatürk” diye yazdı. İstanbul’a gelip, nasıl buluştuklarını ve o ilk karşılaşmayı heyecanlı bir dille kaleme aldı. Gabor’un başından 8 evlilik geçti. İlk eşinin Burhan Felek oluşu bile Atatürk’ten etkilenişine, Türklere olan aşkına bağlanır.

Yunus Emre Kültür Enstitüsü’nün açılışı için Budapeşte’ye gelince Macar güzeli Zsa Zsa Gabor ve Atatürk’ü bir kez daha hatırladık. Atatürk’ün bir başka Macar kızı ile diyaloğunu ise enstitü açılışında öğreniyoruz. Enstitü Başkanı Hayati Develi’nin açılışa davet ettiği Klara Devai 76 yaşında. Açılış kurdelesini kesen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik gibi Adana doğumlu. Babası Atatürk’ün daveti üzerine çalışmak için Türkiye’ye gelmiş. 1930 yılında doğan Devai tam 11 yıl Atatürk Orman Çiftliği’nde yaşamış. Bu küçük Macar kızını Atatürk o kadar sevmiş ki adeta Köşk’ün maskotu olmuş. Bahçenin en güzel gülleri onun için kesilirmiş. Köşk’ün bahçesinde top oynar, istediği zaman Köşk’e girer piyano çalarmış. Atatürk, gözü gibi koruduğu Klara’yı, “Şekerim Parlak! Pencerelere dikkat et!” diye uyarırmış. Devai o günlere ilişkin anısını şöyle anlatıyor: Bir gün beni kucağına aldı. O’nun yüzüne bakınca inanılmaz güzel ve etkileyici mavi gözlerini gördüm. Ağzımdan şu sözcükler dökülüverdi: ‘Bak! Benim gözüm mavi, senin gözün mavi. O zaman biz herhalde akrabayız.’ Atatürk güldü ve yanaklarımı öptü ve dedi ki: ‘Evet, seninle akrabayız. Budapeşte’de yaşayan Klara bu anıları hayatının en güzel hediyesi olarak sakladığını söylüyor.


MESZOLY: FATİH TERİM TÜRK PUSKAS’I
Macaristan bu günlerde sportif rakibimiz. Malum, Dünya Kupası elemelerinde ikincilik için en büyük rakibimiz. Yunus Emre Enstitüsü’nün açılışına sürpriz bir isim daha katılmıştı. 1985 yılında FB’yi çalıştıran Macar Hoca Kalman Meszöly. Her gördüğü Türk’e “En büyük FB” diyen Meszoly, Türkiye ile Macaristan’ın şanslarını eşit görüyor. Hollanda maçlarının sonucu belirleyeceğini söyleyen Meszoly, Fatih Terim’i Macarların futbol efsanesi Puskas’a benzetiyor. Meszoly, Fatih Terim’in futbolculuğunu fazla beğenmezmiş ama o yıllarda antrenör olması için teşvik edenlerden biri olmuş.


KANUNİ’NİN İÇ ORGANLARI MACAR TURİZMİNİ PATLATACAK!
Kanuni Sultan Süleyman son seferini Macaristan’a yapmıştı. Zigetvar seferinde Kanuni’nin ölümü günlerce askerden gizlenmişti. Kanuni’nin iç organlarının savaşın olduğu bölgeye gömülü olduğu söyleniyor. Bu günlerde hummalı bir çalışma yapılıyor. TİKA ve Macar yetkilileri iç organların gömüldüğü kâseyi bulmaya çalışıyor. Koordinatlarının belirlendiğini söyleyenler bile var. Macar hükümeti bu işe çok hevesli. Ömer Çelik’in deyimiyle buradan bir ‘turizm patlaması’ bekliyorlar. Ay sonunda TİKA heyetinin ziyaretinde somut gelişmelerin olması sürpriz olmayacak gibi görülüyor.


Galiçya şehitliğinde bir ‘Haim Oğlu Yakob’



Macaristan’ın Türk tarihinde önemli yeri var. At nalları, kılıç şakırtılarının eksik olmadığı bir coğrafya burası. Sadece Tuna boyları, Estergon Kalesi üzerine yazılmış onlarca yazı, şiir, marş var. Bektaşi hoşgörüsünü Budin’e taşıyan ‘Gül Baba’nın türbesi burada. Malkoç Bey’in yaptırdığı cami 450 yıl sonra Avrupa’dan ödül alacak kadar güzel. Gezide yer alan Prof. Dr. İskender Pala’nın dediğine göre Malkoçoğullarının bir kısmı da burada yatıyormuş. Bakan Ömer Çelik’in kırmızı gül bıraktığı ve duaların edildiği ‘Galiçya Şehitliği’nde hüzünlenmemek mümkün değil. Mezartaşları çok şey anlatıyor. Kimliği belirsiz ‘Meçhul Asker’ burada. Anadolu’nun farklı coğrafyalarından gelmiş ‘Ahmet oğlu Mehmet’, ‘Hasan oğlu Ömer’ler var. Şaşırtıcı olan Galiçya cephesinde savaşan Ermeni, Rum, Yahudi ‘Mehmetçik’ler. ‘Mastis Oğlu Silvester’, ‘Cociç oğlu Yusuf’, ‘Haim Oğlu Yakob’ birlikte savaştığı Ahmet, Mehmet’le mezarlıkta yan yana yatıyor.