Mahkûm sayısı 5 ilin nüfusunu geçiyor

Cezaevlerinde yatan mahkûm sayısı 150 bine dayandı. Bu sayı Gümüşhane, Bayburt, Kilis, Ardahan ve Tunceli'nin nüfusunu geçti. İçerde yatanların sadece yüzde 5'i siyasi tutuklu.
Mahkûm sayısı 5 ilin nüfusunu geçiyor

Türkiye’de siyasetçiler için risk düzeyi yüksek iki sözcük vardır. “Af” ve “seçim” her zaman ağızdan çıkmaz. Bunların söylenmesi tüpün macundan çıkması olarak görülür. Geri dönüşü zordur. Olağandışı gündem maddeleri arasında kaynamış olsa da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu riski yakın dönemde aldı. Barzani’nin de katıldığı İbo’lu Şivan’lı düete sahne olan ünlü Diyarbakır buluşmasında “Cezaevlerinin boşalacağı”ndan bahsetmişti. “Af” beklentilerini yükselten bu sözlerin devamı gelmedi. İşin ucunun Abdullah Öcalan’a dayanacağı kaygısı ile hükümetten gelen “gündemimizde af yok” sözü henüz alevlenmeyen af ateşini söndürdü.

Belleklerde yer eden son “af”ın adı “Rahşan Affı”. Rahşan Ecevit’in ısrarı üzerine koalisyon hükümeti döneminde çıkarılan af genelde negatif örnekler sıralanırken hatırlanır. Daha çok “Kürt Sorunu” tartışmasıyla gündeme gelen affın toplumda hoş karşılanmayacağına inanılır. Acaba gerçekler öyle mi? Bu konuda yapılmış bir çalışma var. Hem de yakın bir tarihte. Başbakan’ın Diyarbakır konuşmasının hemen ardında yapılmış.

MAK Danışmanlık tarafından yapılan bir araştırma. 5 bin kişiye sorularak yapılmış. Araştırma sonuçlarına geçmeden önce cezaevlerindeki duruma göz atalım: Cezaevlerinde mahkum, tutuklu sayısı 150 bin civarında. Bunun yüzde 5’ini siyasi ve terör suçluları oluşturuyor. Bu sayı Bayburt’un iki katı. Beş il nüfusundan daha fazla mahkûma sahibiz. Bir de henüz “mahkûm” olmamış sırada bekleyen “aday”lar var. Yerel mahkemelerde devam eden ceza davası sayısı 5 milyonu bulmuş. Bunun anlamı şu: Türkiye’nin nerden baksanız 40 milyonu ceza davalarına muhatap.

Araştırmaya imza atan MAK Danışmanlık Genel Müdürü Mehmet Ali Kulat, Türkiye’nin her tarafının “af” beklentisinde olduğu görüşünde. Doğu ve Güneydoğu’da “genel af” diğer bölgelerde ise “kısmi af” talebinin yoğun olduğunu söyleyen Kulat, cezaevlerini boşaltmanın formülünün ‘hükmün açıklanmasının 3 yıla çıkarılması” olduğunu söyledi. Cezaevlerinin bu sayı ile Türkiye’nin 82’nci vilayeti haline geldiğini söyleyen Kulat şu yorumu yaptı:”Hükmün açıklanmasının 3 yıla çıkarılması 20 bin kişinin cezaevlerinden çıkması, halen örülmekte olan pek çok davanın düşmesi, 5 yıla çıkarılması da cezaevlerinin yarı yarıya boşalması ve devam eden pek çok davanın düşmesi anlamına gelir. Bu durumda her af tasarısı gündeme geldiğinde ilk akla gelen Öcalanda mı affedilecek yaygarasına da mahal verilmemiş olur.”